ABD’de devam eden bir dava, Meta’nın geleceğini tehdit ediyor. Mahkeme sürecinde ortaya çıkan gizli bir e-posta, Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in yıllar önce bu krizi öngördüğünü gözler önüne serdi. Söz konusu e-postada Zuckerberg, “önümüzdeki beş ila on yıl içinde” şirketin Instagram ve WhatsApp’ı satmaya zorlanabileceğini yazmış.
Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, Instagram’ı 2012’de, WhatsApp’ı ise 2014’te satın almıştı. O dönem ABD’deki rekabet kurumları bu satın almaları onaylamıştı. Ancak aradan geçen on yılı aşkın sürenin ardından, Meta’nın bu iki büyük platformu elde tutması antitröst (tekelcilik karşıtı) yasaları kapsamında sorgulanıyor.
ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Meta’nın bu satın almalarla “tekelci konumunu yasa dışı şekilde koruduğunu” öne sürerek dava açtı. FTC, Meta’nın bu platformlardan ayrılması gerektiğini ve şirketin sorumluluklarını yerine getirmesi için ciddi yaptırımlarla karşılaşması gerektiğini savunuyor. Kurum ayrıca, Meta’nın geçmişte gerçekleştirdiği bu büyük satın almaların tersine çevrilmesini talep ediyor.
30 milyar dolarlık bedel ve reddi
Meta, davanın kapatılması için Mart ayında 450 milyon dolarlık bir uzlaşma teklifi sundu. Ancak FTC bu teklifi reddetti ve 30 milyar dolara kadar çıkan bir tazminat talep etti. Zuckerberg daha sonra bu miktarı 1 milyar dolara yükseltti, fakat bu teklif de yeterli bulunmadı. FTC Başkanı Andrew Ferguson, en az 18 milyar dolar ve yapısal değişiklikler istiyor.
Trump ile yakınlık da Meta’yı kurtaramadı
Zuckerberg’in eski ABD Başkanı Donald Trump ile olan yakınlığı, davanın seyrini değiştirmeye yetmedi. Meta’nın Trump döneminde atanan bazı isimlerden destek beklediği öne sürülse de, şu ana kadar bu yönde somut bir adım atılmadı.
Mahkeme sürecinde Zuckerberg, e-postadaki ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul etti ve Meta’nın o dönemde çok sayıda uygulamayı yönetmekte zorlandığını belirtti.
Tüm gözler şimdi Washington’daki mahkemede. Verilecek karar, Meta’nın Instagram ve WhatsApp gibi dev platformları elinde tutup tutamayacağını belirleyecek. Eğer mahkeme FTC’nin talebini haklı bulursa, Meta’nın bugünkü yapısı kökten değişebilir ve teknoloji dünyasında bir dönüm noktası yaşanabilir.



