Küresel ekonomiye olan güven pandemi döneminden bu yana en düşük seviyesine inse de, CEO’lar şirketlerinin geleceği konusunda iyimserliğini koruyor. KPMG’nin “CEO Görünümü 2025” raporuna göre, yöneticiler önümüzdeki üç yıl içinde büyüme ve karlılığın yapay zeka ile insan yeteneklerinin doğru birleşiminden geleceğine inanıyor.
Raporun 11’inci baskısı, 5 Ağustos – 10 Eylül tarihleri 11 pazardan, yıllık geliri 500 milyon doları aşan 1.350 CEO’nun görüşlerine dayanıyor. Çalışma, ekonomik görünüm, teknoloji, yetenek yönetimi ve sürdürülebilirlik başlıkları altında günümüz iş dünyasının önceliklerini ortaya koyuyor.
Ekonomik güven düşüşte, kar beklentisi yüksek
Küresel ekonomiye duyulan güven, geçen yılki yüzde 72’den yüzde 68’e gerileyerek son beş yılın en düşük seviyesine indi. Buna karşın CEO’ların yüzde 61’i, önümüzdeki üç yıl içinde en az yüzde 2,5 oranında kar artışı bekliyor.
Belirsizliğe rağmen yöneticiler, büyüme için insan kaynağı, yapay zeka ve birleşme-satın alma (M&A) yatırımlarına yöneliyor. Katılımcıların yüzde 92’si iş gücünü artırmayı planlarken, yüzde 69’u bütçelerinin beşte birine kadarını yapay zekaya ayırdığını belirtiyor.
KPMG’nin bulgularına göre, CEO’ların yüzde 80’i şirketlerinin uzun vadeli refahını sağlamak için üzerlerinde artan bir baskı hissediyor. Katılımcıların yüzde 59’u rollerinin son beş yılda belirgin şekilde karmaşıklaştığını, dörtte biri ise yapay zeka ve dijital okuryazarlığı artık temel liderlik becerileri arasında gördüğünü söylüyor.
Yapay zekaya güven ve yatırım artıyor
Yapay zeka, şirketlerin dönüşüm stratejilerinin merkezinde yer alıyor. CEO’ların yüzde 71’i bu teknolojiyi öncelikli yatırım alanı olarak tanımlıyor; bu oran geçen yıla göre önemli bir artış. Katılımcıların yüzde 67’si yapay zekadan bir ila üç yıl içinde yatırım getirisi beklerken, yüzde 74’ü kurumlarının bu değişime ayak uydurabileceğine inanıyor.
Yine de yöneticiler etik sorunlar, veri erişimi ve düzenleyici belirsizlikleri başarı önündeki başlıca engeller olarak görüyor. CEO’ların yüzde 69’u, regülasyonların teknolojinin hızına yetişememesinin risk yarattığını düşünüyor.
Yetenek yönetimi yeniden şekilleniyor
Yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkisi, CEO’ların öncelikleri arasında. Yöneticilerin yüzde 77’si çalışanlarını yapay zeka çağının gerektirdiği becerilere hazırlamanın şirket performansını doğrudan etkileyeceğini belirtiyor. Ancak yüzde 41’i bazı alanlarda ekip küçülmesine gidebileceğini söylüyor.
KPMG’ye göre, yöneticiler bir yandan yüksek potansiyelli yetenekleri elde tutmaya ve yeniden eğitmeye odaklanırken, diğer yandan teknoloji becerilerine sahip yeni çalışanları bünyelerine katıyor.
Buna rağmen CEO’ların yüzde 63’ü teknolojinin kurum kültürü üzerindeki etkisinden endişeli, yüzde 33’ü ise çalışanların yeni teknolojilere adapte olmada isteksiz davrandığını ifade ediyor.
Yapay zekanın ötesinde, yetenek yönetimi yaşlanan iş gücü, kuşak farkları ve nitelikli profesyonel eksikliği gibi konularla da sınanıyor. Rapora göre, “çok kuşaklı iş yerlerini yönetmek”, artık yönetim kurullarının stratejik gündeminde yer alıyor.
Sürdürülebilirlik hedeflerine bağlılık sürüyor
Küresel belirsizliklere rağmen CEO’ların sürdürülebilirlik taahhütleri güçlü kalmaya devam ediyor. Katılımcıların yüzde 61’i 2030 yılına kadar net sıfır emisyon hedeflerine ulaşma yolunda olduklarını söylüyor; bu oran geçen yıl yüzde 51’di. Ancak KPMG, bu artışın kısmen hedeflerin daha gerçekçi şekilde revize edilmesinden kaynaklanabileceğine dikkat çekiyor.
Tedarik zincirlerinin karbonsuzlaştırılması, gerekli becerilerin ve deneyimin eksikliği nedeniyle hâlâ en büyük zorluk olarak öne çıkıyor. Bunun yanında, maliyet baskısı da önemli bir faktör olmaya devam ediyor.
CEO’lara göre yapay zeka, sürdürülebilirlik çabalarını hızlandırabilecek bir araç olarak öne çıkıyor. Veri kalitesi, raporlama süreçleri, enerji verimliliği ve kaynak optimizasyonu gibi alanlarda yeni fırsatlar yaratması bekleniyor.
