CMO’lar sosyal ticaret ve canlı etkinliklere yatırım yapıyor!

Dentsu'nun Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da yaptığı son araştırmaya göre, pazarlama direktörleri tüketicinin dikkatini çekmeyi hedeflerken bütçelerini sosyal ticarete ve canlı etkinliklere yönlendiriyorlar.

Gittikçe karmaşıklaşan medya ortamında markalar, sürekli değişen tüketici alışkanlıklarına uyum sağlamak için karar verdikleri kanal türlerini çeşitlendirmek zorunda kalıyor. Peki CMO’lar tüketicinin giderek zorlaşan dikkatini çekmeyi başardıkları bütçeleri nereye yatırıyorlar?

Dentsu tarafından gerçekleştirilen yakın tarihli bir araştırmaya göre, tüketicinin dikkatini çekmeyi amaçlayan pazarlama direktörlerinin bütçeleri, son on iki ayda temel olarak “sosyal ticarete” ve canlı etkinliklerin organizasyonu ve sponsorluğuna ayrıldı. Ayrıca önümüzdeki on iki ayda bu iki kanala yatırım yapacak CMO’ların oranının daha da yüksek olması, “sosyal ticaretin” ve canlı etkinliklerin gücünü ortaya koyuyor.

Öte yandan, influencer pazarlamaya yapılan yatırımlar ivme kaybediyor gibi görünüyor çünkü önümüzdeki yıl tüketicilerin dikkatini çekmek için bu formüle güvenecek CMO’ların oranı son on iki aya göre azalacak.

Ayrıca sanal etkinliklere yapılan yatırımlarda da bir düşüş olacak. Önümüzdeki on iki ayda orijinal içeriklerin (televizyon programları, filmler, podcast’ler ve radyo programları) üretimine ve sponsorluğuna yatırım yapacak pazarlama direktörlerinin oranı da azalıyor.

Ancak pazarlama direktörlerinin, tüketicinin dikkatini çekme aracı olarak markaların oyun evrenine entegrasyonuna yaptığı yatırımda çok az değişiklik olacak.

Yeni teknolojilerin entegrasyonu büyük bir zorluk

Tüketicinin dikkatini çekmeyi amaçlayan yeni çözümleri entegre etmek pazarlama yöneticileri için her zaman kolay değil. Aslında, CMO’lara medya dönüşümüyle doğrudan ilgili, kendi bakış açılarına göre en zorlayıcı yönler sorulduğunda, çoğu CMO, özellikle yapay zeka ve gerçeklik gibi yeni gelişen teknolojileri entegre etmenin pazarlama faaliyetlerinde artan zorluklara değiniyor.

Medyanın dönüşümünden kaynaklanan ve CMO’ların uğraşması gereken diğer zorluklar arasında teknoloji endüstrisinde hakim olan parçalanma, giderek katılaşan gizlilik düzenlemeleri ve “tanımlama bilgilerinin” ortadan kalkması yer alıyor.

Bazı pazarlama direktörleri, sosyal medya üzerindeki kontrol azalması ve “yaratıcı ekonomi” ile ilgili endişelerle boğuşuyor. Sosyal medya konusunda CMO’ların %39’u, etkileşimli ve konuşmaya dayalı diğer kanallara odaklandıklarını açıkça ifade ediyor.

Öte yandan CMO’ların %42’sinin “marka güvenliği” alanındaki çalışmalarını iki katına çıkardığını ve markaların sosyal ağlarda yeterince korunmasına yönelik önlemler aldığını belirtmekte fayda var.

Exit mobile version