McKinsey & Company tarafından hazırlanan araştırmaya göre, her üç kadından biri işinden ayrılmayı düşündüklerini söylüyor. Bu durum lider pozisyondaki kadın çalışanlarda da yüksek seviyelerde ve erkeklerden daha fazla iş değiştiriyorlar.
Kadınların işgücü piyasasındaki durumu her geçen gün iyileşse de yönetim pozisyonlarında, ücretlerde ve liyakatte hala önemli cinsiyet farkı devam ediyor. Nitekim bu durum McKinsey & Company tarafından hazırlanan ve büyük Amerikan şirketlerindeki kadınların durumuna ilişkin en büyük çalışma olan “Women in the Workplace 2022” adlı çalışmanın sonuçlarına da yansıyor.
Raporda 40 bin çalışanın görüşleri dikkate alındı
Araştırmada Visa, P&G, Mercedes, McDonalds gibi 12 milyondan fazla kişiyi istihdam eden 333 kuruluştan veri toplandı. “Women in the Workplace” çalışmasında toplamda 40 bin kadın çalışanın görüşleri; ırk, cinsel çeşitlilik ve yetenekler gibi kriterler de dikkate alınarak toplandı.
Çalışmaya göre kadınlar için iş dünyasında en büyük zorluk, yönetim liderliğinde kadın temsili olmaya devam ediyor ve bu durum farklı ırklardaki kadınlarla daha keskin hale geliyor.
Kadınlar yüksek pozisyonlara erişmekte zorlanıyor
Araştırmaya göre bir üst seviyeye çıkan her kadın yönetici için iki meslektaşı şirketten ayrılmayı tercih ediyor. Birçok çalışan daha iyi koşullar arayışıyla mevcut pozisyonlarını terk ediyor.
Geçen yıl, kadınların %29’u ve erkeklerin %22’si daha az “talepkar” bir işe girmeyi, hatta geçici olarak bırakmayı düşündü.
Erkeklere göre daha yüksek oranlarda iş değiştiriyorlar
Araştırmaya göre kadınlar işten daha fazlasını talep ediyor ve bunu elde şirketlerinden ayrılmaktan çekinmiyor. Bu durum lider pozisyondaki kadın çalışanlarda da yüksek seviyelerde ve erkeklerden daha fazla iş değiştiriyorlar. Bunun en büyük sebebi ise liderlik pozisyonundaki kadınların fikirleri erkek liderlere göre daha fazla sorgulanması…
Kısacası, kadın liderlerin daha fazla esneklik istiyor veya çalışanların refahına, çeşitliliğine, eşitliğine ve kapsayıcılığına daha fazla bağlı bir şirkette çalışmak istedikleri için işlerinden ayrılma olasılıkları daha yüksek oluyor.
Bu koşullar altında şirketler genç kadınları kaybetme riskiyle karşı karşıya. Araştırma sonuçlarına göre, 30 yaşın altındakilerin üçte ikisinden fazlası lider olmak ve ilerlemek isterken, yüzde 66’dan fazlası kıdemli lider olmak istiyor ve yarısı yapılarda ilerlemenin onlar için çok önemli hale geldiğini söylüyor.
Kadın çalışanların iş değiştirmek için öne sürdükleri başlıca nedenler arasında “yükselme fırsatı” (%48) yer alırken, bunu “destek göstermeyen üstlerin eleştirilmesi” (%22) ile “esneklik” (%20) izliyor.
Çalışanlar uzaktan veya hibrit çalışma istiyor
Çalışanların büyük çoğunluğu, uzaktan veya hibrit çalışma seçenekleri sunan şirketlerde çalışmak istiyor. Ancak şirketlerin yalnızca yüzde 7’si gelecek yıl uzaktan ve hibrit çalışmayı geri çekmeyi planlıyor ve yüzde 32’si bu seçeneklerin artacağını söylüyor.
Erkeklerin %18’ine kıyasla, kadınların %61’e kadarı çoğunlukla uzaktan çalışmayı tercih ederken, %25’i hibrit bir modeli ve sadece %10’u yüz yüze çalışmayı tercih ediyor.
“Kadın liderlerinizi koruyun”
Araştırmaya göre kadınların yalnızca yarısı, yöneticilerinin ekiplerinde düzenli olarak saygılı davranışı teşvik ettiğini söylüyor. Ayrıca araştırmaya göre kadınları daha fazla temsil eden şirketler daha iyi sonuçlar alıyor.
Cinsiyet eşitliğine yönelik anlamlı ve sürdürülebilir ilerleme sağlamak için McKinsey & Company, şirketlerin iki ana hedefe odaklanarak anlamlı ve sürdürülebilir ilerleme çağrısında bulunuyor:
- Daha fazla kadının liderlik pozisyonlarına getirin
- Zaten sahip olduğunuz kadın liderleri elinizde tutun
Çalışanlar geçmişin işine dönmek istemiyor
Sonuç olarak, covid krizi ve “Black Lives Matter” veya “Me Too” gibi ayrımcılık karşıtı hareketler, ABD şirketlerini çalışma şekillerini yeniden düşünmeye yöneltti. İki buçuk yıl sonra çalışanlar, özellikle hırs ve büyük bağlılık gösteren kadınlar olmak üzere, geçmişin işine dönmek istemiyor ve ilerlemek istiyorlar.
