Gıda sektöründeki markaların imajını anlamak için genelde olumlu özelliklere odaklanılır ancak Almanya’da MediaAnalyzer ve Horizoom’un gerçekleştirdiği yeni bir araştırma ezber bozuyor. Tüketicilerin markalara atfettiği olumsuz nitelikleri analiz eden bu araştırma, güçlü ve zayıf yönlerin tüketici algısındaki rolünü çarpıcı sonuçlarla ortaya koyuyor.
Araştırma, süt ürünleri, et ürünleri, dondurulmuş gıdalar, hazır yemekler, tatlılar ve tuzlu atıştırmalıklar olmak üzere altı kategoriye odaklandı. 550 katılımcıdan markaları “modası geçmiş”, “kalitesiz”, “sıkıcı” gibi olumsuz sıfatlarla değerlendirmeleri istendi. Bu yöntem, hangi markaların öne çıktığını ve hangilerinin tüketicinin eleştirilerine takıldığını net bir şekilde gösterdi.
Araştırma her ne kadar yerel markaları incelemeye odaklansa da global pek çok markaya dair de değerli içgörüler sunuyor ve dünya çapında tanınan markaların algı yönetimi konusunda nasıl farklılaştığını gözler önüne seriyor.
İçgörülerle dolu çarpıcı sonuçlar
Hazır Yemekler: İtalyan markası Barilla, “modası geçmiş” olarak algılanma oranında yalnızca %5’te kalarak bu kategorinin lideri oldu. Tüketiciler, Barilla’nın kalite ve geleneği birleştiren yapısını takdir ederken, rakipler Maggi ve Knorr, “sıkıcı” ve “birbirinin yerine geçebilir” olarak daha sık değerlendirildi.
Tatlılar: Ritter Sport, olumsuz değerlendirmelerin en düşük olduğu çikolata markası olarak dikkat çekti. Haribo ise “modası geçmiş” olarak eleştirilse de kalite algısı açısından tüketicilerden geçer not aldı. Kinder ve Ferrero, güçlü marka kimlikleriyle bu segmentte sağlam bir yer edindi.
Tuzlu Atıştırmalıklar: Lay’s, “eski moda” algısının neredeyse hiç yapılmadığı bir marka olarak bu segmentte zirveye yerleşti. Reklam ve pazarlama stratejilerindeki başarısı, tüketicinin dikkatini çekmeyi sürdürüyor.
Zayıflıkları avantaja çevirmek
MediaAnalyzer Araştırma Direktörü Joachim Netz, sonuçların markalar için kritik bir uyarı taşıdığını belirterek, “Zayıf yönleri tespit etmek, bunları avantaja çevirmek için bir fırsattır. Güçlü imaj, yalnızca olumlu algılardan değil, olumsuz özelliklerin nasıl yönetildiğinden de etkilenir” dedi.
Bu araştırma, markaların yalnızca iyi yönlerini öne çıkarmakla kalmayıp, olumsuz algılara karşı stratejik hamleler yapmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Hangi markanın öne çıkacağını belirleyen, tüketicinin düşündüğünden çok daha fazlası.
