İnternette her yerde karşımıza çıkan çevrimiçi reklamlar, özellikle müdahaleci formatlarda sunulduğunda tüketici deneyimini olumsuz etkileyebilir. Ancak Forrester Research‘ün yaptığı son araştırmaya göre, kullanıcıların online reklamlara karşı hoşgörüsü artıyor. Bu hoşgörü özellikle Z kuşağı ve Y kuşağı tüketiciler arasında belirgin bir şekilde güçleniyor.
Son yıllarda genç tüketicilerin çevrimiçi reklamlara olan duyarlılığı iki katına çıkarken, Y kuşağının %34’ü video platformlarındaki reklamlara katlanabilir buluyor. Bu oran yaşlı tüketiciler arasında ise %19’a düşüyor. Aynı şekilde, Z kuşağı ve Y kuşağı, mobil uygulamalarda ve video oyunlarında karşılaştıkları reklamlara da daha duyarlı hale geliyor.
Dahası, bu genç kuşaklar reklamlardan kaçınmak için daha fazla para ödemeye istekli. Gençlerin %34’ü reklamsız bir deneyim için video platformlarındaki aboneliklerini yükseltmeyi düşünüyor, yaşlı tüketicilerde bu oran %18’de kalıyor.
Gençler için reklamlar daha az rahatsız edici
Sosyal ağlardaki influencer’ların ve içerik oluşturucuların sponsorlu içerikleri, gençlerin yaklaşık yarısının ilgisini çekiyor. Y kuşağından daha yaşlı tüketiciler arasında bu oran sadece %18. Sponsorlu içeriklerin genç tüketiciler arasında artan popülaritesi, 2021’den bu yana istikrarlı bir şekilde yükselmiş durumda. Y kuşağı, içerik oluşturucuların sosyal medya platformlarındaki içerikleriyle en uyumlu olan grup ve bu nedenle markalar için önemli bir hedef kitlesi oluşturuyor.
Dijital yerli gençlerin reklamla imtihanı
Genç tüketicilerin çevrimiçi reklamlara daha fazla tolerans göstermesi, onların dijital dünyaya olan uyumlarıyla yakından ilgili. Z kuşağı ve Y kuşağı dijital yerliler olarak neredeyse akıllı telefonlarla büyüdü. Bu genç tüketiciler haftada ortalama 7,3 saatlerini sosyal medyada geçirirken, yaşlı nesillerin bu platformlarda harcadıkları süre 4,6 saat ile sınırlı kalıyor. Özellikle Z kuşağının favori platformu TikTok’ta, sponsorlu gönderiler organik içeriklerden neredeyse ayırt edilemez hale geldi. Bu durum gençlerin reklamlara olan alışkanlıklarını daha da pekiştiriyor.
Araştırmalara göre, tüketicilerin %45’i markaların internette paylaştığı içerikleri “ilginç” buluyor. Bu oran genç tüketicilerde %56’ya kadar çıkarken, yaşlı nesillerde %35’e kadar düşüyor. Sosyal medyada dikkat çekmek için markalar, “her zaman açık” bir yaklaşım benimseyerek popüler kültür olaylarını kendi lehlerine çevirmeye çalışıyorlar.
Çevrimiçi reklamlara güven sorunu
Markaların dijital platformlara harcadıkları büyük bütçeler, tüketicilerin ilgisini her zaman çekmiyor. Sosyal medya kullanıcılarının %90’ı bu platformlarda reklamlarla karşılaşsa da yalnızca %37’si bu reklamlara dikkat ediyor. Ayrıca, dijital dünyada sahtecilik ve yanlış bilgilendirme riskinin yüksek olması, çevrimiçi reklamlara olan güveni de azaltıyor. Genç tüketicilerin sadece %22’si sosyal medyada karşılaştıkları reklamlara güven duyuyor, yaşlı tüketicilerde ise bu oran %12’ye kadar iniyor.
Markalı içeriklere duyulan güven de çok yüksek değil: Gençlerin %33’ü, yaşlı tüketicilerin %18’i markalı içeriklere güveniyor. Tüm bu veriler, çevrimiçi reklamcılığın etkisini sürdürmekle birlikte tüketici güveni konusunda hâlâ önemli engellerle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
