Yapay zeka iş dünyasının hemen her alanına hızla yerleşmiş durumda. Ancak bu yaygınlık, çalışanların teknolojiye aynı ölçüde uyum sağladığı anlamına gelmiyor. Writer ve Workplace Intelligence tarafından ABD ve Avrupa’da gerçekleştirilen araştırmaya göre çalışanların yüzde 29’u, şirketlerinin yapay zeka stratejisini aktif biçimde sabote ediyor.
Çalışanların yapay zekaya karşı geliştirdiği direnç farklı biçimlerde kendini gösteriyor. Bazı çalışanlar şirket politikalarını görmezden geliyor, eğitimlere katılmıyor ya da önerilen araçları kullanmayı reddediyor.
Daha ileri vakalarda ise şirket açısından hassas olabilecek verilerin yapay zeka sistemlerine girilmesi, yetkisiz araçların kullanılması ve performans metriklerinin manipüle edilmesi gibi davranışlar dikkat çekiyor.
Araştırma bu direncin özellikle genç çalışanlarda daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Z kuşağı çalışanlarının yüzde 44’ü, şirketlerindeki yapay zeka uygulamalarını en azından kısmen sabote ettiğini kabul ediyor.
İş güvencesi ve değer algısı belirleyici
Yapay zekaya yönelik bu tepkinin arkasında birden fazla neden bulunuyor. İşini kaybetme korkusu, şirketlerin yapay zekayı uygulama biçiminden duyulan memnuniyetsizlik ve çalışanların kendi değerlerinin azaldığını hissetmesi öne çıkan faktörler arasında yer alıyor.
Veriler bu kaygıların tamamen temelsiz olmadığını da gösteriyor. Yalnızca mart ayında ABD’de gerçekleşen işten çıkarmaların yüzde 25’i doğrudan yapay zeka ile ilişkilendirildi. Ayrıca Goldman Sachs verilerine göre yapay zeka nedeniyle işini kaybeden çalışanların yeni bir iş bulması daha uzun sürüyor.
Araştırma çalışanlar ile üst yönetim arasında dikkat çekici bir algı farkı olduğunu da ortaya koyuyor. Çalışanların yalnızca yüzde 24’ü yapay zeka konusunda yeterli uzmanlığa ulaşamazsa işini kaybetmekten endişe ederken, üst düzey yöneticilerin yüzde 60’ı bu beceriyi kazanamayan çalışanları işten çıkarmayı planlıyor.
