Reklam dünyasının gözdesi Cannes Lions tüm ışıltısıyla devam ederken, lüks yatlarda partileyen, güneşin tadını çıkaran ve “rose” şaraplarla kutlama yapan ajans çalışanları sosyal medyada bol bol yer buluyor. Ancak herkes bu manzaraya dahil değil. Festivale katılamayıp ofiste kalanlar için hafta oldukça sıradan geçerken, tam da bu noktada çevreci aktivist grup Clean Creatives, bu ayrımı yaratıcı bir kampanyaya dönüştürdü.
Clean Creatives, bu yıl Cannes Lions’a katılmayan ajans çalışanlarına seslenmek için ilginç bir yöntem izliyor: Cannes sahillerinden toplanan kumlarla dolu teneke kutular, bu hafta Londra, New York ve Chicago’daki bazı reklam ajanslarının ofislerine postalandı. Kutuların içinde yalnızca kum yok; aynı zamanda “kazı ve kokla” kartpostallar da yer alıyor. Bu kartlar, rose şarabı, güneş kremi ve… petrol kokuyor.
Bu kokusal detay, kampanyanın mesajını net bir şekilde ortaya koyuyor: Reklam sektörü hala fosil yakıt şirketleriyle olan bağını koparmış değil. Ve çalışanlar da yöneticilerin bu tercihlerinin bedelini değer çatışmasıyla ödüyor.
Hedefte “The F-List”teki ajanslar var
Bu teneke kutular rastgele gönderilmedi. Clean Creatives, geçtiğimiz yıl yayımladığı “The F-List” adlı raporda, 2023-2024 döneminde fosil yakıt şirketleriyle çalışan 590 ajansı tek tek ifşa etmişti. Şimdi gönderilen kutular, işte bu listeye giren ajanslara ulaşıyor.
Cannes yoksa happy hour var
Kampanya bununla da sınırlı değil. Aynı ajanslardaki çalışanlar için Londra, Chicago ve New York’ta “Happy Hour” etkinlikleri düzenleniyor. Bu buluşmalar, çalışanların Clean Creatives hareketini daha yakından tanımalarını ve sektördeki iklim odaklı dönüşüm taleplerine katılmalarını amaçlıyor.
“Değişim yukarıdan gelmiyorsa, aşağıdan başlayacak”
Clean Creatives İcra Direktörü Duncan Meisel, kampanyanın amacını şöyle özetliyor:
“Holding çalışanları, yöneticilerinin iş dünyasındaki değişimlere ayak uyduramamasının bedelini ödüyor. İklim krizi, reklam sektöründeki liderler için bir başka sınav. Ama CEO’lar bu sınavda da sınıfta kalıyor. Çalışanlarını, hem çevreyi kirleten hem diğer müşterilere zarar veren hem de onların kişisel değerleriyle çelişen şirketler için çalışmaya zorluyorlar.”
Geçmişte Cannes’da sahaya inerek doğrudan festival katılımcılarını hedefleyen Clean Creatives, bu yıl strateji değiştirerek Cannes’a gidemeyenlerin sesi olmayı tercih etti. Böylece değişim için yeni bir cephe açıyorlar: ofis sandalyelerinde oturan ama hala umudu olanlar.
