Converse, Ku Klux Klan çağrışımı yaptığı gerekçesiyle iki reklamını kaldırdı

Converse, sosyal medyada Ku Klux Klan’ın linç görüntülerini çağrıştırdığı yönünde eleştirilen iki reklamını yayından kaldırdı. Marka, görsellerden birinin yarattığı rahatsızlık nedeniyle özür dilerken benzer çağrışımların nasıl gözden kaçtığı tartışma konusu oldu.

Converse, eylül ayında farklı projeler için yayımladığı iki reklam görseli nedeniyle tepki çekti. Sosyal medya kullanıcıları, kampanyalarda kullanılan görsel unsurların ABD’deki ırkçı şiddet ve linç tarihini hatırlattığını savundu. Eleştirilerin büyümesinin ardından marka iki çalışmayı da kanallarından kaldırdı.

Tartışmayı başlatan ilk reklam, Converse’ün küresel marka elçisi ve K-pop grubu Aespa’nın üyesi Karina’nın yer aldığı Chuck 70 X görseliydi. Karina, zemine ışıkla yansıtılan Converse yıldızının üzerinde poz verirken eteğinin köşesinde oluşan beyaz üçgen, bazı kullanıcılar tarafından Ku Klux Klan üyelerinin kullandığı başlıklara benzetildi. Sanatçının uzun eteği ve elinde asılı halde tuttuğu ayakkabılar da linç fotoğraflarıyla ilişkilendirildi.

ABD’li oyuncu Yvette Nicole Brown’ın Threads üzerinden yaptığı paylaşım, eleştirilerin geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. Converse ise yaptığı açıklamada görselin neden rahatsız edici bulunduğunu anladığını belirterek özür diledi. Marka, reklamı tüm kanallardan kaldırmak için çalıştığını ve benzer bir durumun yeniden yaşanmaması adına daha dikkatli davranacağını açıkladı.

İlk reklama yönelik tartışmalar, Converse ile Danimarkalı yaşam tarzı markası Palmes’in iş birliği için hazırlanan başka bir görseli de gündeme taşıdı. Bir erkeğin merdivene çıkarak ağaçtan sarkan ayakkabıları tuttuğu reklam, Billie Holiday’in ABD’deki linçleri anlatan “Strange Fruit” şarkısıyla ilişkilendirildi. Bu çalışma da eleştiriler üzerine yayından kaldırıldı.

Tepkilerin dozu tartışma yarattı

Tepkileri haklı bulanlar, iki reklamın art arda yayımlanmasının markanın görsel denetim süreçlerine ilişkin soru işaretleri yarattığını savundu. Bazı kullanıcılar ise görüntülerin bağlamından koparıldığını ve yorumların abartıldığını ileri sürdü. Karina’nın yer aldığı paylaşımda kullanılan “Sahne ışıklarının ya da sokak lambalarının altında yıldız her zaman yerini bulur” ifadesinin görsel fikri yeterince açıkladığını düşünenler de vardı.

Yaşananlar, markaların bir görseli yalnızca yaratıcı fikri ve estetik dili üzerinden değerlendirmesinin yeterli olmadığını bir kez daha gösterdi. Kültürel ve tarihsel çağrışımların yayın öncesinde hesaba katılmaması, amaçlanmayan anlamların hızla büyüyerek küresel bir itibar krizine dönüşmesine yol açabiliyor.

Exit mobile version