Sinema dünyasında, bugün hepimizin bildiği şirketlerin doğuşuyla ilgili daha fazla “anlatılmamış” hikaye görüyoruz. Peki ama, neden bu kadar fazla? Kuşkusuz buna yanıt vermek gerekirse: tüketiciler, tanıdıkları markanın kendilerini üst sıralara yerleştirecek kadar nasıl başarılı olduğuna dair fikir edinmeyi sever…
Ben Affleck’in yönettiği, Michael Jordan ve Nike’ın Air Jordan’ın inanılmaz hikayesini beyaz perdeye taşıyan Air filmi, geçtiğimiz günlerde ABD’de gösterime girdi.
Bu film dünyaca ünlü markaların tüm artılarını ve eksilerini anlattığı ilk film değil. Geçmişte pek çok film markaların “inanılmaz” hikayelerini anlattı ve oldukça da izlendi.
Çok yakında BlackBerry ve Barbie gibi filmler izleyiciyle buluşacak. Bu da sinemanın markaların hikayelerine olan ilgilisinin büyük bir oranda devam ettiğini gösteriyor.
Biz de yeni çıkacak ve geçmişte başrolünde markaların yer aldığı 10 filmi sizler için derledik:
1. Air (2023)
Türkiye’de gösterim tarihini henüz belli olmayan Air, aynı adı taşıyan ünlü basketbol ayakkabılarına bir saygı duruşu niteliğinde bir yapım. Ben Affleck’in oynadığı ve yönettiği film coşkulu eleştirilerle dolu. İlginç olduğu kadar eğlenceli de olan Air filmi izleyicinin 112 dakikalık çekimlerinin her birini ayrı ayrı keyifle izlediği filmlerden biri.
2. Barbie (2023)
21 Temmuz’da gösterime girecek Barbie, Greta Gerwig’in ünlü Mattel bebeğinden ilham alıyor. Film prömiyerine üç aydan fazla zaman kala bir fenomen haline geldi. Başrollerini Margot Robbie ve Ryan Gosling’in paylaştığı Barbie, muhtemelen klişelerden kurtulacak ve kadınların güçlenmesine dair övgü olacak.
3. BlackBerry (2023)
Kanada yapımı film, çalışma ve iletişim kurma biçimimizi sonsuza dek değiştirecek olan efsanevi BlackBerry adlı olağanüstü bir mobil cihazı doğuran iki girişimcinin, Mike Lazaridis ve Jim Balsillie’nin maceralarını konu alıyor.
4. Gucci House (2021)
Ridley Scott’ın yönettiği, Adam Driver ve Lady Gaga’nın oynadığı bu aile draması, birkaç yıl önce sinemalarda gösterime girdiğinde gerçek bir “gişe rekorları kıran” oldu. Gucci House, İtalyan firmasının en karanlık bölümlerinden birini canlandırıyor.
5. The Founder (2016)
Bu filmde Michael Keaton, McDonald’s tarihinde kilit bir adam olan Ray Kroc’un hikayesine odaklanıyor. 1950’lerde Richard ve Maurice McDonald kardeşlerle tanışan Kroc, San Bernardino (California) burger lokantasındaki mutfak sisteminin hızından etkilenmesini ve ardından da o küçük restoranı milyar dolarlık bir burger imparatorluğu dönüştürme çabasını anlatıyor.
6. Adidas vs. Puma: The Brother’s Feud (2016)
Adidas ve Puma’nın dünya çapında ün kazanmış markalar haline gelmesini sağlayan hikayelerinin anlatıldığı bir filmde, kardeşler Adolph Dassler ve Rudolph Dassler’in kurumsal rekabetleriyle birlikte, her biri kendi ayakkabı markalarını yaratmak için verdikleri mücadele de ele alınıyor. Bu film, pazarlama, markalaşma, girişimcilik ve fırsatları değerlendirme konularında öğretici bir içerik sunarken, izleyicilere ilham veriyor.
7. Steve Jobs (2015)
Danny Boyle’un yönettiği bu filmde Michael Fassbender, Apple’ın efsanevi kurucu ortağı Steve Jobs’u canlandırıyor. Film, Jobs’ın hayatında ve Apple çatısı altında piyasaya sürülen en ikonik cihazlardan bazılarında bir gezintiye çıkıyor.
8. The Social Network (2010)
Mark Zuckerberg’in aşırı övgü dolu bir portresini çizmeyen bu uzun metrajlı film, 2023’te bir sonbahar gecesi Harvard’lı bir öğrencinin yurdunda geçen Facebook’un başlangıcına odaklanıyor. Çek hesabına milyonlarca dolar yatırdığı kadar hızlı bir şekilde düşman edinen Zuckerberg, Facebook fikrini aynı üniversitedeki iki öğrenciden çaldığı için suçlandı.
9. Coco Before Chanel (2009)
Anne Fontaine tarafından yönetilen 2009 yapımı bir biyografik drama filmidir. Başrolde Audrey Tautou’nun yer aldığı film, Fransız moda tasarımcısı Coco Chanel’in erken yaşamını ayrıntılarıyla anlatıyor.
10. The Devil Wears Prada (2006)
Filmin adı Prada’yı yakın zamanda çok iyi bir yerde bırakmasa da gerçek şu ki film aslında İtalyan lüks firmasına ve Amerikan baskısının efsanevi baş editörü Anne Wintour’a ateşli bir övgü niteliğinde. David Frankel’in yönettiği, Aline Brosh McKenna tarafından yazılan senaryo, Lauren Weisberger’in 2003 tarihli aynı adlı romanından uyarlandı.
