Cenevre’de düzenlenen “AI for Good” adlı konferans, küresel sorunlara çözüm sunma amacı taşıyan ve aynı zamanda insansı robotları bir araya getiren önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.
Konferansın öne çıkan noktalarından biri, Ai-Da, Grace, Sophia, Nadine ve Mika gibi isimlerle anılan insansı robotlardı. Bu robotlar, sadece teknolojik yenilikleri temsil etmekle kalmayıp aynı zamanda insan benzeri özellikleriyle toplum içinde etkileşime geçme kapasitesine sahipler.
Ancak dikkatleri çeken bir nokta vardı: Bu robotların çoğunun kadın cinsiyetini yansıtıyor olması. Bu özel etkinlikte kadın robotlarının ağırlıklı olarak tanıtılmasının altında yatan nedenler, hem teknolojik tasarım hem de toplumsal etkileşim açısından oldukça ilgi çekici bir boyut taşıyor.
Peki, neden bu robotların büyük bir kısmı kadın görünümüne sahip? Bu sorunun cevabı hem yapay zeka ve robot tasarımında cinsiyetin rolü hem de insan psikolojisi ile etkileşimi üzerine yapılan çeşitli çalışmalarda yatıyor. Bu olayın arkasındaki sebepleri anlamak, yapay zekanın insan hayatındaki giderek artan etkisini anlamak ve tartışmak adına oldukça önemli bir adım niteliğinde.
Robotların çoğunun kadın figürüne sahip olmasının ardında yatan nedenler iki ana başlık altında incelenebilir:
Robot yaratıcıları kendi kimliklerini yansıtmak istiyor
İlk olarak, robot yaratıcılarının kendi kimliklerini ve değerlerini yansıtmaya yönelik çabaları bulunuyor. Bu sebeple, birçok kadın robot, tasarımcıların kendi benliklerini veya ilham aldıkları kadın figürlerini robot tasarımında yansıttığı örnekler olarak öne çıkıyor.
Aynı zamanda, bu yaklaşım, teknoloji ve iş dünyasında kadın varlığını artırmayı hedefleyen bir adım olarak da yorumlanabilir.

Örneğin, yaratıcısı Nadia Magnenat Thalmann tarafından “robot selfie” olarak adlandırılan ve tasarımcısının kendini yansıttığı görülen Nadine robotu, bu anlayışın bir yansıması olarak dikkat çekiyor.
Ai-Da Projesinin Operasyon Başkanı Lisa Zevi de kadınsı bir görünüme sahip olan Ai-Da robotuyla benzer bir hedefi paylaşıyor. Zevi, “Sanat ve teknoloji alanlarında kadın sesleri yeterince temsil edilmiyor. Bu nedenle, temsil edilmeyen grupların sesini daha etkili bir şekilde duyurmak istiyoruz.” şeklinde açıklama yapıyor.

İnsanlar kadın sesini duymayı tercih ediyor
İkinci bir neden ise, kadın ve erkeklerin genel olarak kadın sesini tercih etmesinin etkisi olarak gösteriliyor. İnsanlar, kadın sesini duymayı tercih ettiği için robot tasarımında da bu eğilim kendini gösteriyor.
Robotik ve insan-robot etkileşimi konusunda uzman olan Karl MacDorman, robotlarda kadın ve erkeklerin kadın sesini mi yoksa erkek sesini mi tercih ettiğini görmek istediği araştırmalar gerçekleştirdi.
Araştırmada kadın sesinin insansı robotlarla etkileşimde daha sıcak ve samimi bir deneyim sağlayabileceğine dikkat çekiyor. Kadın sesini duyan erkekler ve kadınlar, genel olarak pozitif bir tepki veriyorlar.
MacDorman araştırmasının sonuçları hakkında şu ifadeleri kullanıyor: “Bir kadın sesi her iki grup için de daha iyi sonuç verebilir. Ortalama olarak kadınlar, kadın sesleriyle etkileşimde bulunmaktan daha mutlu oluyor ve erkekler, kayıtsız olsalar bile daha mutlu olmaları gerektiğine inanıyorlar.”



