Türkiye, nesli tehlikede olan hayvanların ve uluslararası öneme sahip doğal alanların belirlendiği “Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları” envanterini, 17 yıl sonra yeni kriterlerle güncelliyor.
Çalışmada, 12 akademisyen ve uzmanın yer aldığı bir koordinasyon ekibi görev yapıyor ve çalışmalar 2024 yılı sonunda tamamlanması hedefleniyor. Bu süreçte daha fazla uzman ve gönüllü de çalışmaya katılacak.
Çalışma sonucunda Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği ve habitatlarının güncel durumu ortaya konacak, korunması gereken doğal alanların listesi ve bu alanları tehdit eden faktörler güncellenecek.
Önemli Doğa Alanları nedir?
Önemli Doğa Alanları (ÖDA), hassas ve benzersiz doğal alanları tanımlamak için kullanılan bir kavram. Bu tanımlamada, nesli tehlike altında olan canlı türleri ve kısıtlı coğrafi yayılışa sahip türler başta olmak üzere çeşitli ekolojik göstergeler kullanılıyor. ÖDA’lar, korunması gereken türlerin ve habitatların dağılımı ve nüfusu gibi somut kriterlere dayanarak belirleniyor ve küresel ölçekte uygulanabilir eşik değerlere göre seçiliyor.

Doğa Derneği, 2006 yılında Türkiye’nin ilk ulusal ÖDA envanterini oluşturarak bilimsel kriterlere dayalı olarak korunması gereken 305 alanı belirlemişti. Bu envanter, o dönemde büyük önem taşıdı ve 2023 güncellemesinde de yer alan Prof. Dr. Ahmet Karataş, bu çalışmanın sekiz farklı canlı grubu için veri sentezi yapılarak gerçekleştirildiğini belirtti.
Bu gruplar bitkiler, yusufçuklar, kelebekler, iç su balıkları, çift yaşamlılar, sürüngenler, kuşlar ve memelileri içeriyordu. Daha sonra Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN), ÖDA yöntemini uluslararası standart olarak kabul etti ve birçok ülke bu yöntemi kullanmaya başladı.
Güncelleme çalışması nasıl yapılacak?
ÖDA güncelleme çalışması, Doğa Derneği koordinasyonunda uzman bir ekip tarafından yürütülüyor. 2023 yılında başlayan çalışma, 2024 yılının sonunda tamamlanması hedefleniyor. Bu güncelleme sürecinde, 2006 yılı çalışmasına ek olarak yumuşakça canlı grubu da analiz ediliyor.
Dokuz canlı grubunun uzmanları, kriterleri karşılayan türleri ve bu türlerin yaşam alanlarını belirliyorlar. İlk analizler tamamlandığında yeni uzmanlar ekibin çalışmalarına dahil olacak ve alanların özellikleri, sınırları ve tehditlerin belirlenmesi çalışmalarına başlanacak. İlk grupta yer alan 12 akademisyen ve uzmandan sonra iki ayrı grup daha çalışmaya dahil olacak, böylece ekip genişletilecek.
Son 20 yılda Türkiye’nin doğasındaki değişim ortaya çıkacak
Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Şafak Arslan konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Türkiye son 20 yılda çok sayıda dünya çapında önemli alanını ve içerisindeki biyoçeşitliliği kaybetti. Bu çalışma sonunda Türkiye doğasındaki değişim ve bunun nedenleri de analiz edilecek. Aynı zamanda yeni araştırmalar sonucunda keşfedilen yeni türler ve alanlar da çalışılacak. Türkiye bu konuda 20 yıl öncesine göre çok daha fazla uzmana, veriye ve doğayı savunan sivil insiyatiflere sahip. Olabildiğince geniş bir ekibin güncelleme çalışmasına dahil olmasını hedefliyoruz. Bu çalışmayı tamamladığımızda dünya çapında öneme sahip bu alanların tanıtılması, korunması ve savunulması için hep birlikte çalışacağız.”