Yapay zeka kullanımı arttıkça güven azalıyor
Global Risk Advisory Council Başkanı Isabel Casillas Guzmán, yapay zekanın şirketlerde üretkenliği artırmak amacıyla hızla benimsenmesine karşın kamuoyunun teknolojiye duyduğu güvenin zayıfladığını belirtiyor.
Raporda önerilen önlemler arasında yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin kullanımının azaltılması veya belirli alanlarda tamamen bırakılması bulunuyor. Ayrıca müşteri hizmetlerinde otomatik sistemlere aşırı bağımlılığın azaltılması ve tüketicilerin doğrudan insanlarla iletişim kurabilmesine olanak sağlanması tavsiye ediliyor.
Bu öneriler, markaların tüketicilerle kurduğu ilişkilerde insan etkileşiminin önemini yeniden gündeme taşıyor. Özellikle müşteri deneyimi ve marka iletişiminde yapay zekanın kullanım yoğunluğunun, tüketicilerin şirkete yönelik güvenini nasıl etkilediği daha fazla önem kazanıyor.
Araştırma, yapay zeka kullanımının beraberinde getirdiği risklerin içerik üretimi ve müşteri hizmetleriyle sınırlı kalmadığını da gösteriyor. Siber güvenlik açıkları, bilgisayar korsanlığı, dolandırıcılık, kişisel verilerin gizliliği ve istihdam üzerindeki olası etkiler şirketler açısından öne çıkan diğer tehditler arasında yer alıyor.
Bunun yanında yapay zeka sistemlerinin gerçek dünyada yol açabileceği zararlar nedeniyle şirketlerin hukuki süreçlerle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Özellikle teknolojinin kontrolsüz veya yeterli denetim olmadan kullanılması, markaların hem operasyonel faaliyetlerini hem de kamuoyu nezdindeki güvenilirliğini riske atabiliyor.
Markaların en büyük 5 itibar riski
Global Risk Advisory Council’ın araştırmasına göre şirketlerin karşı karşıya olduğu en önemli beş itibar tehdidi şu şekilde sıralanıyor:
-
Yapay zekanın yanlış kullanımı: Teknolojinin aşırı, kontrolsüz veya etik ilkelere aykırı biçimde kullanılması.
-
Çocukların refahının tehlikeye atılması: Çocukların zihinsel, duygusal ve fiziksel sağlığını olumsuz etkileyebilecek faaliyetler.
-
Müşteri verilerinin açığa çıkması: Hassas kişisel bilgilerin güvenliğinin sağlanamaması.
-
Yasa dışı veya etik dışı uygulamalar: Stratejik ya da finansal kazanç elde etmek amacıyla hukuka veya etik ilkelere aykırı davranılması.
-
Hatalı stratejik ve operasyonel kararlar: Şirketlerin pazardaki konumunu ve faaliyetlerini olumsuz etkileyebilecek yönetim kararları.
Araştırmanın sonuçları, itibar risklerinin kısa sürede nasıl değişebildiğini de ortaya koyuyor. Temmuz 2026’da yayımlanan önceki raporda şirketler için en önemli tehditler arasında tedarik zinciri sorunları, siyasi kutuplaşma ve İran’daki savaş öne çıkıyordu.
Aradan geçen üç ayda ise risk sıralamasının başına yapay zeka yerleşti. Raporda, son dönemde yapay zeka kaynaklı sorunların kamuoyunda daha fazla tartışılmasının ve teknolojinin şirketlerin günlük faaliyetlerine giderek daha fazla entegre edilmesinin bu değişimde etkili olduğu değerlendiriliyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, markaların yapay zeka stratejilerini itibar yönetimi kapsamında da değerlendirmesi gerektiğine işaret ediyor. Şeffaflık, veri güvenliği, insan denetimi ve tüketici güveni, şirketlerin yapay zeka kullanımına ilişkin kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor.
