Kotex, “Art’s Missing Period” adlı yeni kampanyasıyla sanat tarihinde uzun yıllardır göz ardı edilen bir boşluğu gündeme taşıyor. Şiddet sahnelerinden dini tasvirlere kadar kanın birçok biçimi sanatın parçası olurken, regl kanının aynı görünürlüğe sahip olmaması kampanyanın çıkış noktasını oluşturuyor.
DAVID London ve Ogilvy Singapore iş birliğiyle hayata geçirilen çalışma, geçmişte sansürlenmiş, reddedilmiş ya da sergilenmemiş eserleri bir araya getirerek yeniden kamusal alana taşıyor.
Sanatta kabul edilen ile dışlanan arasındaki fark
Kampanya sanat tarihindeki çarpıcı bir çelişkiye odaklanıyor. Yüzyıllar boyunca şiddet içeren sahneler galerilerde ve müzelerde rahatlıkla yer bulurken, regl ile ilişkili temsiller çoğunlukla “uygunsuz” ya da “rahatsız edici” olarak değerlendirilerek dışarıda bırakıldı.
Kotex, bu yaklaşımın yalnızca estetik tercih değil aynı zamanda kültürel normların bir yansıması olduğunu vurguluyor.
Farklı dönem ve coğrafyalardan seçilen eserler arasında M.Ö. 35.000 yılına kadar uzanan örnekler ile günümüzde sergilenme alanı bulamayan çağdaş çalışmalar da yer alıyor. Tüm bu eserlerin birlikte sunulması, söz konusu görünmezliğin ne kadar uzun süredir devam ettiğini ortaya koyuyor.

Müzelerin önüne taşınan tartışma
Kampanya kapsamında Emmy ödüllü yönetmen Kathryn Everett tarafından hazırlanan kısa belgesel de yayınlandı. Gazeteci Noor Tagouri’nin anlatımıyla ilerleyen film, bazı kan temsillerinin normalleşirken diğerlerinin neden tabu olarak kaldığını sanatçı hikayeleri üzerinden inceliyor.
Ayrıca Guggenheim, The Met, Whitney Museum ve MoMA gibi önemli sanat kurumlarının önüne yerleştirilen mobil billboard’lar ve açık hava afişleriyle konu doğrudan bu kurumların önünde tartışmaya açılıyor.
Her bir yerleştirmede bulunan QR kodlar ise kullanıcıları dijital bir galeriye yönlendiriyor. 40’tan fazla eserin yer aldığı bu çevrim içi platform bir yıl boyunca erişime açık olacak ve hem izleyicilere hem de sanatçılara alternatif bir görünürlük alanı sunacak.