Dünyanın en büyük halka açık dondurma şirketi The Magnum Ice Cream Company’nin Türkiye organizasyonu, 35 yıllık mirasını bağımsızlığının ilk yılında yalnızca dondurmaya odaklanan yeni yapısıyla buluşturuyor. Bu odak, tüketici beklentilerini daha yakından izlemeye; yeni lezzet, format ve deneyimleri daha çevik biçimde hayata geçirmeye alan açıyor. The Magnum Ice Cream Company Türkiye CMO’su Eda Kırali, renklerden, lezzetlerden, formlardan ve kıvamlardan ilham alan bu yeni dönemi “35+1 yıldır hayat dondurmayla güzel” diyerek anlatıyor.
The Magnum Ice Cream Company Türkiye için geride kalan ilk yıl, yeni şirket yapısının pazarlamaya kazandırdığı hızın ve hareket alanının yanı sıra dondurmaseverlerin merakını ve değişen beklentilerini daha yakından takip ettiğimiz bir dönem oldu. Yalnızca dondurmaya odaklanan bu yapı, kategoriye daha özgür ve tüketici merkezli bakmayı; yeni fırsatları daha erken görüp daha hızlı karşılık vermeyi kolaylaştırdı. Global trendlerle Türkiye’ye özgü tüketici davranışlarını birlikte değerlendiren şirket, dondurmanın hayat içindeki yerini yeni formatlar, deneyimler ve tüketim anlarıyla genişletmek için çalışıyor.
Eda Kırali, bu duyguyu şöyle anlatıyor: “İşimizin dondurma olması gerçekten büyük bir şans. Çocukluğumuzdan beri sevdiğimiz, güzel anılarla bağ kurduğumuz ve yeni bir lezzet gördüğümüzde hâlâ merak ettiğimiz bir dünyanın içinde çalışıyoruz. Bir fikri konuşurken ya da insanların verdiği tepkileri izlerken bu duygu masaya geliyor. “Hayat Dondurmayla Güzel” bizim için tam da bunun cümleye dönüşmüş hali. Yalnızca dondurmaya odaklanmak, tüketiciyi ve kategoriyi daha derinlemesine anlamamızı; insanların dondurmayı hangi anlarda tercih ettiklerini, nasıl deneyimler aradıklarını ve markalarla nasıl ilişki kurmak istediklerini yakından takip etmemizi sağlıyor. Global trendleri izlerken Türkiye’ye özgü tüketici davranışlarını kararlarımızın merkezinde tutuyor, gördüğümüz fırsatlara hızla yanıt vererek öğrendiklerimizi çevik biçimde hayata geçiriyoruz.”
Her damak tadı yeni bir fikre ilham veriyor
Herkesin dondurması aynı değil; sevilen lezzetler, kıvamlar, porsiyonlar ve ürünlere eşlik eden anlar değişebiliyor. Tüketici beklentilerindeki bu çeşitlilik, şirketin inovasyona bakışını da şekillendiriyor. Bu nedenle lezzetlerin yanı sıra ürün formatı, tat profili, porsiyon biçimi ve tüketim deneyimi birlikte değerlendiriliyor. Magnum Sandwich ve Magnum Cone, Carte d’Or Petite Bar, Algida Spoonful ve Volcano gibi farklı formatlar bu yaklaşımın ürün dünyasındaki örneklerini oluşturuyor. Portföydeki yenilik ise yalnızca ürünlerle sınırlı kalmıyor. Farklı duygulara, tat profillerine, fiyat noktalarına ve tüketim anlarına odaklanan yeni markalar da bu dünyaya katılıyor. Bu yıl tüketicilerle buluşan OANDO ve Bizim Usta markaları bu yaklaşımın yansımaları arasında yer alıyor. Ayrıca Balbadem, La Gelateria gibi marka ve satış formatları da kendi marka kimliği, ürün dünyası ve deneyimiyle bir ihtiyaca cevap vermeyi amaçlıyor.
Kırali bu yaklaşımı şöyle anlatıyor, “İnovasyon bizim için tüketiciyi anlamakla başlıyor. Farklı tat profilleri, fiyat noktaları, formatlar ve deneyim beklentileri olduğunu görüyoruz. Bu nedenle portföyümüzü tek bir tüketim biçimine göre şekillendirmiyoruz. Yeni lezzetler geliştiriyor, alternatif porsiyon ve formatları hayata geçiriyor dondurmanın tüketiciyle buluştuğu kanalları da bir inovasyon alanı olarak ele alıyoruz. Marka ve konseptlerimiz sayesinde dondurma deneyimini çeşitlendirebiliyor ve kategorinin daha fazla tüketim anında karşılık bulmasını sağlayabiliyoruz.”
Tüketicinin ritmini yakından takip eden pazarlama
Yeni dönemde dondurmaseverleri daha yakından dinlemek için sosyal medya en canlı buluşma alanlarından biri. Kategoriyi daha hızlı ve tüketici odaklı düşünmeye yardımcı olan Social First yaklaşımı; gündelik konuşmaları, yükselen eğilimleri ve tüketici tepkilerini gerçek zamanlı izleyerek bunları kampanya, iletişim ve ürün geliştirme süreçlerinde kullanılabilecek içgörülere dönüştürüyor. Bazen küçük bir yorumun büyük bir fikrin çıkış noktasına dönüşebildiği bu çalışma modelinde teknoloji de önemli bir yer tutuyor.
Kırali, “Social First bizim için sosyal medyada içerik yayınlamaktan çok daha geniş bir yaklaşımı ifade ediyor. Tüketicilerin ne konuştuğunu, hangi fikirleri sahiplendiğini ve kültürün hangi yöne hareket ettiğini gerçek zamanlı anlamaya çalışıyoruz. Buradan yakaladığımız içgörüler bazen bir kampanyanın, bazen bir iletişim fikrinin, bazen de yeni bir ürünün başlangıç noktasına dönüşebiliyor. Türkiye’de kurduğumuz M-Lab ile bu çalışma biçimini yaratıcılık ve teknolojiyle aynı yapıda buluşturuyoruz. Yapay zekâ ajanlarından ve yapay zekâ destekli prodüksiyon çözümlerinden yararlanarak süreçlerimizi hızlandırıyoruz. Teknolojinin en önemli katkılarından biri, doğru fırsatı daha erken görmemizi ve değerlendirmemizi sağlaması.” diyor.
Hayatın daha fazla anında dondurma
The Magnum Ice Cream Company Türkiye’nin önündeki önemli heyecanlardan biri, sevilen ürünlerini mevsimlerden bağımsız biçimde yıl boyunca hayatın içinde tutmak. Türkiye’deki güçlü dondurma kültürü; keyif, ödül, paylaşım ve atıştırmalık gibi farklı anların kategori için yeni fırsatlara dönüşmesine doğal bir zemin sunuyor. Şirket, dondurma tüketim deneyiminin yılın farklı dönemlerinde kendine yeni alanlar bulabileceğine inanıyor ve bu dünyayı 12 ay boyunca canlı tutmaya odaklanıyor.
Kırali, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini şöyle anlatıyor: “Hayat Dondurmayla Güzel” diyerek ürünlerimize yıl boyunca hayatın içinde aktif bir rol vermek istiyoruz. Bunun yolu dondurmaseverleri iyi anlamaktan, yeni tatları merak etmekten, farklı deneyimler geliştirmekten ve yaptığımız işten keyif almaktan geçiyor. Yeni dönemimizin ilk yılında bu enerjiyi daha güçlü hissettik. Önümüzdeki dönemde de dondurmanın bize verdiği ilhamı yeni fikirlere, farklı ihtiyaçlara cevap veren deneyimlere ve daha fazla güzel ana dönüştürmeye devam edeceğiz.”
