İstanbul’un yeme-içme sahnesi yeni konseptlerle büyürken, markalar için güçlü bir mutfağın yanında mekân deneyimi, atmosfer ve günün farklı saatlerine uyum sağlayabilen bir kullanım modeli de giderek daha belirleyici hale geliyor. HuQQabaz, bu değişen beklentilere HuQQabaz Garden ile yanıt veriyor. İlk adresini Paşalimanı’ndaki tarihi köşkte açan marka; gastronomi, sosyalleşme ve şehir içinde kısa bir kaçış fikrini aynı deneyim çatısı altında buluşturuyor.
Kahvaltıdan geceye uzanan kullanım senaryosu, Murat Bozok danışmanlığında hazırlanan menüsü ve farklı lokasyonlara uyarlanabilir yapısıyla HuQQabaz Garden, önümüzdeki dönemde büyümesini de hızlandırmaya hazırlanıyor. Marka, 2026 sonuna kadar 5, 2027 sonuna kadar 10 lokasyona ulaşmayı hedefliyor. HuQQabaz Garden’ın HuQQabaz’dan nasıl ayrıştığını, yeni markanın hangi tüketici beklentileri üzerine kurulduğunu, gastronomi ile mekan deneyiminin nasıl bir araya getirildiğini ve büyüme planlarını HuQQabaz Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Ozan Bayraklı ile konuştuk:
HuQQabaz Garden’ı, HuQQabaz’ın yeni bir şubesi yerine kendi karakteri olan ayrı bir marka olarak konumlandırıyorsunuz. Bu yeni markanın dünyasını nasıl tanımlıyorsunuz ve tüketicinin zihninde HuQQabaz’dan hangi yönleriyle ayrışmasını istiyorsunuz?
HuQQabaz Garden’ı, kendi karakteri, kimliği ve dünyası olan bir yeme-içme deneyim markası olarak kurguladık. HuQQabaz ile 10 yılda güçlendirdiğimiz mutfak, servis, operasyon ve deneyim yaratma kaslarımız, HuQQabaz Garden’ın da temelini oluşturuyor. Ancak bazı temel ayrışma noktaları da var.
HuQQabaz Garden, şehir hayatının yükselen beklentilerine cevap veren bir marka DNA’sına sahip. Kimliğini üç temel değerle tanımlıyoruz: ferah, lezzetli ve keyifli. Ferahlık, mekânın sunduğu rahatlık ve açıklık hissini; lezzet, mutfaktaki ürün ve reçete gücünü; keyif ise burada geçirilen zamanın niteliğini ifade ediyor.
HuQQabaz’ın premium casual dining yaklaşımından beslenen güçlü sosyal yapısına karşılık HuQQabaz Garden’da bahçe hissi, doğallık ve şehir içinde kısa süreli bir kaçış duygusu daha belirgin. Bu anlamda HuQQabaz Garden’ı kendine özgü bir lifestyle positioning üzerine kuruyoruz. Tüketicinin zihninde de HuQQabaz Garden’ın kendi atmosferi ve kullanım biçimleriyle ayrı bir marka olarak yer edinmesini hedefliyoruz.
İstanbul’da gastronomi rekabetinin çok yoğun olduğu bir dönemde HuQQabaz Garden’ı benzer mekanlardan ayıran en güçlü marka vaadi nedir?
HuQQabaz Garden’ın temel vaadini “iyi yemek + iyi his” yaklaşımıyla özetliyoruz. Bugün misafirler bir restoranı değerlendirirken tabaktaki lezzetin yanında mekânın kendisinde bıraktığı duyguyu da önemsiyor. Biz de HuQQabaz Garden’ı, bu iki beklentiyi aynı bütünde karşılayacak şekilde tasarladık.
Mutfak kalitesi bu yaklaşımın gastronomi tarafını oluştururken; mimari, doğal ışık, peyzaj, müzik ve servis anlayışı mekânda geçirilen zamanı tamamlıyor. Burada bizim için önemli olan, tüm bu unsurların birbirinden bağımsız değil “end-to-end experience” anlayışıyla çalışması. Bu nedenle rekabette öne çıkmayı tek bir ürün ya da tasarım öğesi üzerinden tarif etmiyoruz. Misafirin markayla karşılaştığı her temas noktasında aynı kalite ve hissi sürdürebilmek bizim için daha değerli. HuQQabaz Garden’ın asıl vaadi de kapıdan girilen andan ayrılana kadar kendinizi rahat hissettiğiniz, kaliteli ve özenli bir gastronomi ve sosyalleşme deneyimi sunmak.

Paşalimanı’ndaki tarihi köşk ve Boğaz manzarası deneyimin önemli bir parçası. Mekanın karakterini marka iletişimine nasıl taşıyorsunuz?
Üsküdar Paşalimanı’ndaki tarihi köşk, HuQQabaz Garden’ın ilk adresi olduğu için markanın fiziksel anlatımında çok özel bir yere sahip. Boğaz kıyısındaki tarihi yapının mimari izleri, peyzajı ve manzarayla kurduğu ilişki, mekânın karakterini başlı başına güçlü bir iletişim unsuruna dönüştürüyor.
Burası birbirinden farklı alanların bir araya geldiği çok katmanlı bir yapı. Bahçeler, Manzara Lounge, Seyir Terası ve Sarnıç mekânın kendi storytelling’ini oluştururken, Kaptan Köşkü odaları daha özel buluşmalar için private dining imkânı sunuyor. Çocuklu ailelere ayrılan bölüm de tarihi köşkün farklı ihtiyaçları aynı çatı altında karşılayan yapısını güçlendiriyor.
Dolayısıyla marka iletişiminde, mekânın asıl değerini oluşturan bu katmanlı yapıyı da görünür kılıyoruz. Bu köşkü yalnızca bir lokasyon olarak değil, bulunduğu bölgenin dokusuyla güçlü bir ilişki kuran bir destinasyon olarak konumlandırıyoruz.
HuQQabaz Garden kahvaltıdan geceye uzanan bir yapıya sahip. Günün farklı saatlerinde değişen bu deneyim, hedef kitlenizi ve iletişim dilinizi nasıl şekillendiriyor?
HuQQabaz Garden’da hedef kitleyi, mekân kullanım şekilleri üzerinden çiziyoruz. Aynı kişi hafta sonu ailesiyle kahvaltıya gelebilir, hafta içinde bir iş buluşması yapabilir ya da akşam arkadaşlarıyla vakit geçirmek için bizi tercih edebilir. Burada bizim için demografiden çok okazyon temelli bir okuma daha anlamlı.
Bu yaklaşım iletişim dilimize de yansıyor. Sabah saatlerinde kahvaltı, sakinlik ve güne iyi başlama duygusu öne çıkarken; öğle saatlerinde buluşmalar ve gün içindeki sosyal kullanım, akşam ise daha uzun sofralar ve paylaşım ön plana çıkıyor. Dolayısıyla farklı daypart’larda farklı ihtiyaçlara sesleniyoruz. Ailelerden arkadaş gruplarına, iş buluşmalarından sosyal planlara kadar geniş bir kullanım alanı da HuQQabaz Garden’ın kapsayıcılığını güçlendiriyor.
Murat Bozok ile oluşturulan menü, markanın gastronomi tarafındaki iddiasını nasıl destekliyor? Menüdeki yaklaşımı marka kimliğinin neresinde konumlandırıyorsunuz?
Gastronomi, HuQQabaz Garden’ın deneyim odaklı marka anlayışının ayrılmaz bir parçası. Danışman Şef Murat Bozok ile oluşturduğumuz menüde tanıdık lezzetleri çağdaş yorumlarla ve dünya mutfağından referanslarla buluşturuyoruz. Ve tüm bunlar günün ilerleyişine göre değişen bir menü mimarisi altında şekilleniyor. Sabah daha yalın tatlarla başlayan seçki, gün ilerledikçe paylaşım tabaklarına ve akşam saatlerinde daha güçlü reçetelere yöneliyor.
Menü elbette markanın gastronomi iddiasını somutlaştıran en önemli temas noktası. Bizim için güçlü bir mutfak; tekrar ziyaret isteği yaratan, tanıdık tatlara yeni bir bakış getiren ve HuQQabaz Garden’ın genel food identity’siyle tutarlı çalışan bir yapı anlamına geliyor.
HuQQabaz Garden için nasıl bir büyüme stratejisi öngörüyorsunuz? Yeni lokasyonlara açılırken hangi kriterler ve tüketici beklentileri belirleyici olacak?
HuQQabaz Garden’da büyümeyi seçici ve sürdürülebilir bir modelle ele alıyoruz. 2026 sonuna kadar 5, 2027 sonuna kadar ise 10 lokasyona ulaşmayı hedefliyoruz.
Yeni noktaları değerlendirirken yaya trafiğinin yanı sıra bölgedeki misafir profilini, gün boyu kullanım potansiyelini, sosyal yaşam dinamiklerini ve mekânın konsepti taşıyabilecek fiziksel özelliklerini birlikte inceliyoruz. Bizim için burada temel konulardan biri lokasyon uyumu; yani her yeni adresin HuQQabaz Garden’ın dünyasıyla gerçekten örtüşmesi. Cadde, AVM ve yüksek trafikli farklı lokasyon tiplerine uyum sağlayabilecek esnekliğimiz bulunuyor, ancak seçim kriterlerimizin merkezinde marka standardının sürdürülebilirliği var.
Türkiye büyümenin core market’ı olmaya devam ederken, Bakü ve Dubai’de de faaliyet gösteriyoruz. Uluslararası tarafta şehirleşme düzeyi, güçlü yeme-içme harcaması, lifestyle tüketim kültürü ve deneyim odaklı mekânlara olan talep belirleyici oluyor.
Hedefimiz, büyürken ölçeğin yanında niteliği de korumak. HuQQabaz Garden’ın farklı pazarlara adapte olabilen ancak temel marka kodlarını koruyan, ölçeklenebilir bir yapıyla büyümesini amaçlıyoruz.