Dünya, çevresel sorunlar, sosyal adalet ve ekonomik dengenin sağlanması gibi kritik meselelerle hızla evriliyor. Bu bağlamda, büyük markaların gezegenimizin geleceğine katkıları her zamankinden daha önemli hale geliyor. Nitekim Unilever, sürdürülebilirlik konusundaki yeni yolculuğunu geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği basın toplantısında paylaştı. Unilever Türkiye ve Orta Doğu Ev Bakım Lideri & Unilever Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda şirketin sürdürülebilirlik vizyonu ve hedefleri detaylı bir şekilde ele alındı. Unilever Türkiye, Kuzey Afrika ve Orta Doğu Kurumsal İlişkiler ve İletişim Başkanı Ebru Şenel Erim, UFS Genel Müdürü Yılmaz Tokgöz ve şirketin diğer önemli isimleri de toplantıda yer aldı. Öne çıkan izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum:
Çevresel sorumluluk bilincinin giderek arttığı günümüzde, büyük markaların gezegenimizin geleceği için üstlendiği rolleri bir kez daha öne çıktı. Özellikle Unilever’in karbon nötr olma hedefi ve sürdürülebilirlikteki yenilikçi adımları, toplantının ana gündem maddeleriydi.
Sunum başladığında, ilk olarak şirketin 2039 yılına kadar sıfır emisyon hedefinden bahsedildi. Bu iddialı hedef, yalnızca şirketin değil, tüm tedarik zincirinin de dönüştürülmesi anlamına geliyor. Unilever, “gezegenin sınırlarına saygı duyan bir iş modeli” oluşturma vizyonunu artık daha net bir şekilde ortaya koyuyor.
Toplantıda dikkatimi çeken bir diğer önemli nokta ise plastik atıklarla mücadele konusu oldu. Şirket yetkililerinin de altını çizdiği gibi, Unilever 2025 yılına kadar ambalajlarında yüzde 100 geri dönüştürülebilir plastik kullanmayı hedefliyor. Bu noktada Türkiye’de yerel üretimle gerçekleştirdikleri geri dönüşüm projelerine de değindiler.
Sunum boyunca sıkça dile getirilen bir başka mesele ise “onarıcı tarım” kavramıydı. Toprağın verimliliğini artırırken aynı zamanda su tüketimini azaltmayı hedefleyen bu proje, tarım sektöründe sürdürülebilir bir geleceğin anahtarı olabilir. Konya’da başlatılan bu proje, yerel çiftçilerin katılımıyla büyümeye devam ediyor. Ali Fuat Orhonoğlu, “Gelecek, doğal kaynakları nasıl kullandığımıza bağlı” diyerek bu konunun önemini bir kez daha vurguladı.
Unilever’in sürdürülebilirlik konusundaki vizyonunun yalnızca çevresel sorumlulukla sınırlı değil. Şirketin sosyal etkisi ve toplumsal projeleri de en az çevresel hedefleri kadar güçlü. Örneğin, kadın istihdamını artırma ve yerel kalkınma projelerine verdikleri destek, sürdürülebilirlik kavramını çok boyutlu ele aldıklarının en açık göstergesi.
Ez cümle, Unilever’in sürdürülebilirlik yolculuğunda attığı bu adımlar, yalnızca bir şirketin stratejik kararları olarak değil, geleceğimiz için örnek alınması gereken bir vizyon olarak karşımıza çıkıyor. Hem iş dünyasına hem de bireylere ilham veren bu adımlar, umuyorum ki sektörde domino etkisi yaratır ve diğer markaların da benzer projelere öncülük etmesine vesile olur.
Öne çıkan hedefler:
- 2039 yılına kadar sıfır emisyon hedefi: Unilever, karbon nötr olma yolunda tüm tedarik zincirini dönüştürmeyi amaçlıyor.
- 2025 yılına kadar yüzde 100 geri dönüştürülebilir plastik: Ambalajlarının tamamında geri dönüştürülebilir malzeme kullanma hedefi.
- Plastik atıkların azaltılması: Türkiye’de yerel üretimle geri dönüşüm projelerine devam eden Unilever, plastik atıkların çevreye zararını en aza indirmeyi hedefliyor.
- Onarıcı tarım projeleri: Konya’da başlatılan projeyle su tüketimini azaltarak toprağın verimliliğini artırmayı amaçlıyor.
- Kadın istihdamı ve yerel kalkınma projeleri: Sürdürülebilirlik sadece çevresel değil, sosyal sorumluluk projeleriyle de destekleniyor.
- Doğal kaynakların korunması: Unilever, gezegenin sınırlarına saygılı bir iş modeli geliştirerek doğal kaynakları daha verimli kullanmayı hedefliyor.
- Toplum projeleri: Unilever, sosyal projeleri ile toplumsal kalkınmaya katkı sağlarken, sürdürülebilirlik vizyonunu çok yönlü bir şekilde hayata geçiriyor.
Unilever Türkiye’nin sürdürülebilirlik çalışmaları:
- Küresel Liderlik ve Misyon:
- Unilever, sürdürülebilirlik alanında global bir öncü olarak, 2039’da net sıfır emisyon hedefiyle sürdürülebilirliğin üçüncü çağına adım atıyor.
- 2010 yılında başlattığı Sürdürülebilir Yaşam Planı, 2020’de Compass stratejisiyle genişletilerek güncellenmiş hedeflerle devam ediyor.
- Türkiye’de Sürdürülebilirlik Adımları:
- 1952’den bu yana Türkiye’de önemli yatırımlar ve yenilikler gerçekleştirilmiştir. Türkiye’deki fabrikalar, hızlı tüketim ürünleri yatırımında lider konumda.
- 2023’te gerçekleştirilen 165 milyon dolar ihracat, son 5 yılda ise 700 milyon doların üzerinde döviz girdisi sağlandı.
- Türkiye’nin en büyük 40 sanayi kuruluşundan biri olarak, %50 cinsiyet dengesi ve yüksek performanslı iş modeliyle dikkat çekiyor.
- Çevresel Başarılar:
- Elektrikli Araçlar: 3 elektrikli tır ve 80 elektrikli dağıtım kamyonetiyle karbon emisyonlarını büyük ölçüde azaltıyor.
- Güneş Enerjisi: Konya Fabrikası’nda 5 MW kapasiteli güneş enerjisi tesisi, yıllık 2,800 ton CO2 azaltımı sağlıyor.
- Sürdürülebilir Tedarik: Domates, sarımsak, soğan gibi temel sebzelerde yüzde 100 sürdürülebilir tedarik sağlanıyor.
- Plastik Atık Yönetimi ve İnovasyonlar:
- Plastik Geri Dönüşüm: Türkiye’de ilk geri dönüştürülmüş plastik (PCR) tesisi kuruldu, plastik atık toplama programıyla 2024’te 18 bin ton plastik toplanıyor.
- Ambalaj İnovasyonları: Knorr çorba ambalajları geri dönüştürülebilir hale getirildi, Omo’nun yeniden dolum makineleri maliyet avantajı sağlıyor.
- Toplumsal Katkılar ve Çeşitlilik:
- Kadın ve Çocuk Hakları: Kadına yönelik şiddetle mücadele için Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ile iş birliği yapılıyor ve çalışanlar için toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddet eğitimleri veriliyor.
- Reklamcılıkta Değişim: Unstereotype Alliance ile tektipleştirme ve kalıp yargıların kırılması amacıyla sektörel dönüşüme öncülük ediliyor.
- Yerli Tedarik ve Küresel Bağlantılar:
- Yerel tedarikçilerle iş birliği yaparak Türkiye’nin global değer zincirine katkıda bulunuyor, yerel hammaddelerin tedarikini destekliyor.




