Farklı sektörlerin önde gelen CMO’larını bir araya getiren “CMO’ların 2025 Yol Haritası” dosya haberimizde, Barilla Türkiye Pazarlama Direktörü Selcen Tokgöz Özkan, 2024’ten aldığı önemli dersler ve deneyimlerle 2025’e yönelik stratejik yol haritasını ve pazarlama dünyasında öne çıkacak trendleri paylaştı:
Rekabetçi bir ortamda, markanın amaç ve değer kümesini doğru strateji ile evirdiğimiz bir dönüşüm sürecindeyiz. 2024 yılı da Türkiye’nin ekonomik zorluklarının gıda ve makarna kategorisine yansıdığı bir sene oldu. Bu ortamda bu yıl bizim için tüketiciyle duygusal bağımızı güçlendirdiğimiz, hayatın içinden gelen gerçeklikleri kampanyalarımıza taşıdığımız, yerelliğin ve Türk mutfağının altını çizerek kişiselleştirilmiş içeriklerle tüketiciye ulaştığımız bir yıl oldu.
En büyük başarımız ise tüm bunların neticesinde artırmış olduğumuz hane penetrasyonu ile artık daha çok evde markalarımızla var olmayı başardığımız bir yılı geride bırakmamızdır. 2025’te yine sorumlu üretim ve tüketimin bize verdiği bilinçle mevsimselliği, Türk mutfağını ve yerelin önemini sahiplenerek rotamıza devam edecek ve kategoride farklılaşan kampanyalarla tüketicimizle bağ kurmaya devam edeceğiz.
“Artık markalar tek bir mesajla herkese hitap edemiyor”
Son yıllarda tüketicilerin ürün seçiminden tükettikleri içeriklere, izledikleri mecralardan alışveriş yaptıkları kanallara kadar her şey hızla değişiyor. Artık markalar olarak tek bir mesajla herkese hitap etmemiz çok zor. Bu durumda kişiselleştirilmiş mesajlarla, kişiselleştirilmiş medya planlarına sahip olmamız gerek.
Tüketicilere daha sık ve daha çok kanaldan ulaşmak yerine, anlamlı bir mesajla gerçekçi, duygusal ve fonksiyonel faydalarla ve kişiselleştirilmiş içeriklerle ulaşmanın daha değerli olduğunu gözlemliyoruz. Daha az ama öz ve de kişiye özel çözüm ve iletişim yaklaşımlarının 2025’i şekillendireceğini düşünüyorum.
Türkiye’de tüketicilerin günden güne daha hassas seçimler yaptığını görüyoruz, bu sebeple yarattığımız marka hikayeleri ile akılda kalıcılık, fark yaratma ve satın alma noktalarında fark edilir olma 2025’in anahtarı olacak. Kısacası neden sizin markanızı satın aldığını en az sizin kadar iyi bilen ama sizden bile daha iyi tanımlayan bir tüketici kitleniz olmalı.
“Deneyim pazarlaması ve yapay zeka öne çıkacak”
Deneyim pazarlamasının ve yapay zekanın 2025 yılı içinde en öne çıkacak iki temel trend olacağını düşünüyorum. Her ikisi de birbirini besleyerek markalara hem daha etkin bütçeli hem de daha akılda kalıcı çözümler sunabildiği için.
Yerel ürünleri ve bilinçli tüketimi desteklemek ve gözetmek, kişiselleştirilmiş içerikleri artırmak, daha sade, minimalist plan ve tasarımlarla tüketici karşısına çıkmak hedeflerimiz arasında yer alıyor. Gıda kategorisi özeline gelirsek eğer, marka amacınız ne ise mutfağa giren tüketici de onu içselleştiriyor olmalı. Günümüzde mutfakta en büyük ihtiyaç sağlıklı gıdaya erişim ve pratiklik.
“Markaların artık komünitelere ihtiyacı var.”
Değişen dinamiklere baktığımızda eskinin pişirme tekniklerinin yerini her geçen gün hanelere giren bambaşka teknolojilerin aldığını görüyoruz. Tüm bunlara uygun tarif dünyaları yaratmak, bu değişim sürecini mutfağın özünü kaybetmeden sahiplenen bilirkişileri seçerek onlarla iş birlikleri yapmak 2025’te en büyük önceliklerimizden biri. Bunu yaptığımızda makarna gibi rekabetçi bir kategoride değer yaratan ve ayrışan bir marka olmaya devam edeceğimize inanıyorum.
Markaların artık komünitelere ihtiyacı var bir marka yalnızca ürünü iyi olduğu ve fonksiyonel bir fayda sağladığı için uzun süre var olamıyor. Dolayısıyla 2025’te her ne kadar yapay zekâ ve dijital dünya işleri hızlandıracak olsa da her markanın kendi komünitesi için anlam taşıyan işler yapması, gıda kategorisinde ise özellikle bilinçli tüketimi odağına alması gerekiyor. Bu sebeple 2025’in gündemi, kendi tüketici kitlemizi güçlendirmek ve bu kitle içinde yer alan profillerin her biri için özelleştirilmiş ürün ve iletişim stratejisini sahiplenmek olacak.




