• Hakkımızda
  • Künye
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Teknoloji
    • Sosyal Medya
    • Dijital
    • Trend
    • Atamalar
    • Ajanslar
    • Medya
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
    • İnovatif Ürünler
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Görüş
    • Case Study
  • SÖYLEŞİLER
  • NE YAPAR?
  • AJANS AĞI
    • Kariyer
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Ad Just Brand
Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
Anasayfa IN-DEPTH Görüş

“Çoklu kriz ortamında uzun vadeli plan yapma devri sona erdi”

Momentum İletişim ve Paydaş İlişkileri Yönetimi Ajans Başkanı Mehmet Ali Ergün, 2024’ü iletişim sektörü açısından değerlendirerek, sektördeki dönüşüm süreçleri ve 2025’e dair öngörülerini paylaştı.

Sevil Kişin Sevil Kişin
29 Aralık 2024
Görüş

2024, iletişim sektörünün hızla değişen dinamikleriyle şekillenen, zorlukların fırsatlara dönüştüğü bir yıl oldu. Momentum İletişim ve Paydaş İlişkileri Yönetimi Ajans Başkanı Mehmet Ali Ergün, 2024’te karşılaştıkları sektörel zorlukları ve bu süreçte yaptıkları stratejik dönüşümleri ayrıntılarıyla anlattı. Değişen müşteri beklentileri, dijitalleşme süreci ve medya kullanımındaki yeni eğilimler gibi önemli konularda ajans olarak nasıl bir yol izlediklerini değerlendirdi. Aynı zamanda, 2025’e yönelik vizyonlarını ve sektördeki yenilikçi adımlarını paylaşan Ergün, 2024 yılının iletişim dünyasında yarattığı etkilere dair kapsamlı bir değerlendirme yaparak, geleceğe dair öngörülerini aktardı: 

“Bilgi olsa, söz saptırılmaz.” (Kaşgarlı Mahmud)

Her şeyden önce bir durum tespiti yapmak gerekiyor. Dijital hayat artık vazgeçilmezimiz oldu. Küçük ekran pandemisi, hepimizi hızlı bir şekilde etkisi altına aldı. Çok sevdik, çok bağlandık. Her şeye hâkim olduğumuza, her konuyu derinlemesine yorum yapacak kadar bildiğimize inanıyoruz. Kendi fikrimiz, hür irademiz var. Fakat yeni nesil iletişim araçlarında sürü psikolojisiyle hareket ediyoruz.

Topyekûn bir kabulleniş ve topyekûn bir reddediş halinde yaşamaya başladık. Beğenilmek, takip ve takdir edilmek en büyük arzumuz. Bu ruh hali bize şunu hissettiriyor; Hayatı kaçırıyoruz, fırsatları kaçırıyoruz, gençliğimizi, geleceğimizi kaçırıyoruz. Özetle FOMO (Fear of Missing Out) toplumuna dönüştük… Toplumsal bir ‘kaçırma’ endişesi yaşıyoruz.

Gelelim 2024 değerlendirmesine… Yapay zekâ tabanlı araçlar iletişim dünyasında yaygın bir şekilde kullanılır oldu. Metin yazarlığı ve hedef kitle analizleri gibi konular her ne kadar ajansların işine kolaylaştırıyor görünse de “Nimet-külfet” ikilemi burada da karşımıza çıkmaya başladı. Bilgiye ulaşmak için kullanıyorsak çok iyi. Yaratıcılığımızı törpülüyor ve iş süreçlerini köreltiyorsa orada bir durmak lazım…

Çoğu zaman bir iletişim stratejisine duyulan ihtiyaç, hafife alınır veya göz ardı edilir. Zayıf iletişim ise iç ve dış iletişimde olumsuz sonuçlar doğurur.

“Döngüsel bir yaklaşımın eseri olan ‘yaşayan planlar’ hem paydaş markalarımızı hem de Momentum ekibini sürekli zinde tutuyor”

Çok gerilere gitmeden eskiyi hatırlayalım; iletişim planları eskiden 1 yıllık yapılırdı. Ve adına “Yıllık İletişim Planı” denirdi. “Çoklu kriz” ortamında uzun vadeli plan yapma devri sona erdi. Değişimin aylar değil, günlerle ifade edildiği böyle bir dönemde markalarımıza dünyayı iyi anlayan proaktif bir yaklaşım sunmayı tercih ediyoruz. Döngüsel bir yaklaşımın eseri olan ‘yaşayan planlar’ hem paydaş markalarımızı hem de Momentum ekibini sürekli zinde tutuyor.

Günün koşullarına uyan, düne takılıp kalmayan; kesintisiz bir evrim süreci yönetmeye gayret ediyoruz.

2024; Momentum olarak iletişimin tüm araçlarını 360 derece kullandığımız bir yıldı. Gazete ve dergiler içerik üretme potansiyeli açısından kıymet verdiğimiz alanlar olmayı sürdürdü. Youtube başta olmak üzere online kanalların ağırlığını biraz daha fazla hissettik. TV mecraları önemini korumaya devam etti. Radyoları hayatımıza daha fazla katmaya özen gösterdik.

“60 saniyelik hayatlar yaşıyoruz”

İletişimden eğitime, iş fırsatlarından yatırıma kadar ‘sabır’ dönemi bitti… Bunu dijital içeriklerde de net bir şekilde görüyoruz. 3 dakika artık bizler için çok uzun… 60 saniyelik hayatlar yaşıyoruz. Kısa videolar (short video) iletişim dünyasındaki hakimiyetini sürdürecek… Ana motivasyonumuz ise şu; “Bekleyecek zaman yok…”

Yeni nesil iletişimin tavuk-yumurta ikilemi de burada başlıyor; Nimet mi külfet mi, külfet mi nimet mi? Nimet; çünkü muazzam bir bilgi akışının içindeyiz. İhtiyaç duyduğumuz her bilgi parmaklarımızın ucunda… Aynı zamanda bize kendi dünyamızın şöhreti olabilme imkânı veriyor.

Külfet; çünkü bilgiyi en kısa yoldan elde etmeye çalışıyoruz. Kolay ikna olabiliyor, sorgulamadan en çok taraftarı olan bilginin bir neferi olmaktan çekinmiyoruz…

Bu haliyle kitlesel anksiyete krizleri yaşıyoruz… Evet, içinde bulunduğumuz çağ; Toplumsal Anksiyete Çağı!

Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada kendimizi güvende hissetmiyoruz. Toplum belki de tarihinde ilk defa STK’lara ve sosyal şirketlere devletlerinden daha fazla güven hissi besliyor. Bu durum ise, doğru iletişim ve doğru paydaş ilişkileriyle eşsiz bir iletişim fırsatı demek…

Kitleler markalardan özetle şunu bekliyor;

  • Samimi ve net ol.
  • Fayda yarat (Benden aldığının bir kısmını bana geri ver),
  • Markanın liderine güven duymamı sağla
  • Bana umut ol. (İyilik de en az bunalım kadar bulaşıcıdır.)

Bu yıl da markalar; teknoloji ve insan arasındaki ince dengeyi gözetmek üzerine bir strateji belirleyecek. Toplumsal fayda odaklı, çevreci iletişim projeleri ilk sırada olmaya devam edecek. Ana hedef ise net; hem hızlı hem de duyarlı olmak…

Bir diğer konu ise pazarlama iletişiminin konusu olan hyper-personalization yani hiper- kişiselleştirme… ‘Tailor made’ dediğimiz kişiye özel iletişim kavramının da sonuna geldik… 2025, yapay zekanın gücüyle, para, zaman ve müşteri memnuniyeti anlamında; hiper-kişiselleştirilmiş iletişimin hızlandığı bir yıl olacak…

Etiketler: Momentum İletişim

İlgili Haberler

Z Kuşağının yalnızlığı: Markalar bu salgını hafifletebilir mi?
Görüş

Z Kuşağının yalnızlığı: Markalar bu salgını hafifletebilir mi?

İletişim 2026: Ali Kahraman
Görüş

İletişim 2026: Ali Kahraman

Türkiye’deki iç giyim markalarının bir garip reklamları…
Görüş

Türkiye’deki iç giyim markalarının bir garip reklamları…

  • Hakkımızda
  • İletişim ve Künye
  • Reklam Seçenekleri
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası
AD JUST BRAND

© 2020 - 2025

Sonuç yok
Tüm sonuçları görüntüle
  • HABERLER
    • Pazarlama
    • Ajanslar
    • Dijital
    • Medya
    • Teknoloji
    • Trend
    • KSS
    • Sosyal Medya
    • Atamalar
    • Siyasal İletişim
    • Sürdürülebilirlik
    • Moda
  • KAMPANYALAR
    • Kampanyalar
    • Global Kampanyalar
  • ARAŞTIRMALAR
  • IN-DEPTH
    • Case Study
    • Görüş
  • SÖYLEŞİLER
  • AJANS AĞI
  • KARİYER
  • HAKKIMIZDA VE İLETİŞİM

© 2020 - 2025

Kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Detaylı bilgi için Çerez Politikası.