Finans teknolojileri şirketi Revolut, yeni küresel kampanyası “Build It Better” için son yılların en popüler internet korku fenomenlerinden Backrooms‘u seçti. Sonsuz koridorlar, boş ofisler ve birbirine benzeyen tekinsiz mekanlardan oluşan bu evren, kampanyada finansal sistemin yarattığı karmaşayı temsil etmek için kullanılıyor. Böylece marka, para yönetiminin birçok kişi için neden stresli ve yorucu bir deneyime dönüşebildiğini görsel bir hikayeye dönüştürüyor.
Kampanya, yaratıcı ajans Anomaly London tarafından hazırlandı. Ekip, yakın zamanda sinema uyarlamasıyla yeniden gündeme gelen Backrooms’un görsel dilini finansal dünyanın karmaşık yapısıyla bir araya getiriyor. Reklam filminde yer alan sonsuz koridorlar, terk edilmiş ofisler ve kimliksiz mekanlar, insanların ekonomik kararlar alırken yaşadığı yönsüzlük hissini yansıtıyor. Revolut ise bu labirentin içinde kullanıcıların yolunu bulmasını sağlayan bir araç olarak konumlanıyor.
Finansal stres korku unsurlarına dönüştü
Kampanyada günlük finansal hayatın yarattığı baskılar, korku sinemasını andıran sembollerle anlatılıyor. Gökyüzüne uzanan telefon monolitleri, sürekli gelen bildirimlerin ve bilgi bombardımanının yarattığı stresi temsil ederken; yavaş yavaş ilerleyen kart okuyucular, hesaplardan durmaksızın çıkan harcamalara gönderme yapıyor. İşlevsiz ofis mobilyaları kurumsal hayattaki bitmek bilmeyen değişimleri simgelerken, istikrarsız hareket eden borsa ekranları ise ekonomik belirsizlik ve piyasa dalgalanmalarını gözler önüne seriyor.
Kampanyanın görsel dünyasını oluşturmak için yönetmen Leigh Powis ile Backrooms filminin görüntü yönetmeni Jeremy Cox birlikte çalıştı. Reklamda kullanılan büyük dekorların ve monolitlerin önemli bir kısmı fiziksel olarak inşa edildi. Daha sonra Belçika merkezli görsel efekt stüdyosu 1080p, bu sahneleri dijital efektlerle genişletti. Böylece kusursuz ve steril bir görünüm yerine, daha gerçek ve izleyicide huzursuzluk hissi yaratan bir atmosfer oluşturuldu.
Korku atmosferi yerini umuda bırakıyor
Reklam filminin son bölümünde ise atmosfer değişiyor. Karakterler Revolut sayesinde bu karmaşık ve bunaltıcı evrenden çıkış yolu bulurken, kamera dili de dönüşüyor. Sert ve rahatsız edici görüntülerin yerini daha sıcak, akıcı ve insani sahneler alıyor. Böylece marka, finansal sistemin yarattığı stresin aşılabileceği ve para yönetiminin daha anlaşılır hale gelebileceği mesajını veriyor.
Finans sektörü genellikle güven, sadelik ve kontrol kavramları üzerine kurulu reklamlar üretirken, Revolut’un korku kültüründen beslenen bu yaklaşımı kategoride alışılmışın dışına çıkan cesur bir anlatım dili ortaya koyuyor. Marka, finansal kaygıyı görünür kılarken çözümü de aynı hikayenin içinde sunarak, duygusal açıdan güçlü bir iletişim kurmayı hedefliyor.



