Bir meyveyi önce dondurup ardından içindeki suyu çok düşük basınç altında uzaklaştıran teknoloji, ilk olarak uzun uzay görevlerinde astronotların beslenme ihtiyacını karşılamak için geliştirildi. Pol’s bu teknolojiyi 2017’de Karaman’ın Ermenek ilçesine getirdi ve bölgenin meyvelerini tadını, rengini ve besin değerini koruyan çıtır atıştırmalıklara dönüştürmeye başladı. Sözleşmeli tarım modeliyle Ermenek’teki üreticiyle birlikte büyüyen marka, bugün 30’dan fazla ülkeye ulaşıyor. Türkiye’de birkaç yıl öncesine kadar niş kalan freeze-dried meyve kategorisi de ilave şekersiz ve katkısız ürünlere yönelen ilgiyle kahvaltı sofralarına, içeceklere ve tariflere taşınıyor. Pol’s’un Ermenek’ten dünyaya uzanan yolculuğunu, yeni bir kategoride tüketiciyi bilgilendirme sorumluluğunu ve 2027’de Starbite ile genç tüketicilere uzanan büyüme planlarını Pol’s Gıda Pazarlama Direktörü Müge Taşatmanlar ile konuştuk.
Pol’s’un hikayesi 2017’de Karaman’da başlıyor. Bugün 30’dan fazla ülkeye ulaşan bir markaya dönüşmüş durumda. Pol’s hangi ihtiyaçtan doğdu ve kuruluşundan bugüne markanın yolculuğunu nasıl anlatırsınız?
Pol’s’un yolculuğu, 2017 yılında Karaman’ın Ermenek ilçesinde, bölgenin tarımsal potansiyelini ileri teknolojiyle birleştirerek doğal, güvenilir ve katma değerli gıdalar üretme hedefiyle başladı. Türkiye’de henüz yaygınlaşmamış olan dondurarak kurutma teknolojisini üretim gücümüzün merkezine alarak yerel kaynakları küresel pazarlara taşıma hedefiyle yola çıktık.
Bugün Pol’s, dondurularak kurutulmuş meyve kategorisinde öncü marka kimliğini uluslararası pazarlarda da güçlendirerek büyümesini sürdürüyor. Üretim anlayışımızın merkezinde teknoloji kadar yerel kalkınma ve sürdürülebilir tarım da bulunuyor. Sözleşmeli tarım modelimizle üreticilere alım garantisi sunuyor, kadın istihdamını destekliyor ve çiftçilerin üretime devam edebilmesi için örnek bahçe uygulamaları gibi destek mekanizmaları geliştiriyoruz.
Bizim için büyümenin anlamı yalnızca yeni pazarlara ulaşmak değil; Ermenek’te üretmeye devam ederken yerel kaynakları katma değerli ürünlere dönüştürmek, üreticiyi desteklemek ve Türkiye’nin tarımsal potansiyelini dünyaya taşımak. Bu yaklaşımımızla uluslararası pazarlarda büyürken bulunduğumuz bölgeye de kalıcı değer katmayı hedefliyoruz.
Pol’s özellikle dondurularak kurutulmuş meyve kategorisiyle öne çıkıyor. Türkiye’de birkaç yıl öncesine kadar oldukça niş olan bu kategorinin bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Tüketicinin freeze-dried ürünlere yaklaşımında nasıl bir değişim görüyorsunuz?
Dondurarak kurutma teknolojisi, ilk olarak uzun uzay görevlerinde astronotların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla geliştirilen ve bugün günlük yaşamda da kullanılan bir yöntem. Pol’s olarak bu teknolojiyi, meyvenin özünü muhafaza ederek besin değerlerini, aromasını, rengini ve kendine özgü karakterini koruyan; aynı zamanda pratik ve yenilikçi bir tüketim deneyimi sunan bir yaklaşıma dönüştürüyoruz.
Üretim sürecinde meyveler önce donduruluyor, ardından içeriklerindeki su çok düşük basınç altında uzaklaştırılıyor. Böylece meyvenin tadı, rengi ve besin değerleri büyük ölçüde korunurken çıtır bir doku elde ediliyor. Tüketiciler de bu teknolojiyle üretilen meyveleri tanıdıkça ürünleri farklı kullanım alanlarıyla keşfediyor. Artık yalnızca bir atıştırmalık olarak değil, kahvaltılardan içeceklere ve çeşitli tariflere kadar farklı tüketim alışkanlıklarına hitap eden bir ürün grubu olarak değerlendiriliyor. Kategorinin gelişiminde pratik, doğal, temiz içerikli ve katkısız alternatiflere yönelik ilginin de etkili olduğunu düşünüyoruz.
Sağlıklı atıştırmalık pazarı büyürken tüketicinin “sağlıklı” tanımı da değişiyor. İlave şekersiz, katkısız ve temiz içerikli ürünlere yönelik talep Pol’s tüketicisinde nasıl karşılık buluyor?
Tüketiciler artık yalnızca lezzete değil, ürünlerin içeriğine ve üretim yöntemlerine de daha fazla önem veriyor. Ne tükettiklerini bilmek, anlaşılır içeriklere yönelmek ve ürünlerin doğal özelliklerini korumasını istemek, gıda sektöründe öne çıkan beklentiler arasında yer alıyor. Bununla birlikte, tüketiciler için sağlıklı seçimler yapmak kadar lezzetli ürünler tüketmek de önemli. Pol’s olarak ürün geliştirme yaklaşımımızı bu iki beklentiyi bir arada karşılayacak şekilde şekillendiriyoruz.
Dondurularak kurutulmuş meyvelerimiz ilave şeker ve katkı maddesi içermiyor; şekerini yalnızca meyvenin kendisinden alıyor. Dondurarak kurutma teknolojisi sayesinde meyvenin kendine özgü tat ve aromalarını koruyarak tüketicilere hem doğal hem de lezzetli bir atıştırmalık deneyimi sunuyoruz. Ürünlerimizin glutensiz ve vegan olması da farklı beslenme tercihlerine hitap etmemizi sağlıyor. Amacımız, sağlıklı seçimleri günlük yaşamın keyifli bir parçası haline getirmek; tüketicilerin lezzetten ödün vermeden doğal alternatiflere yönelebilmelerini sağlamak. Bizim için temiz içerik yaklaşımı, yalnızca ürünün içeriğiyle sınırlı değil; hammaddenin temininden üretime ve tüketiciye ulaşana kadar uzanan sürecin bütününü kapsıyor.
Freeze-dried ürünlerde tüketiciye yalnızca yeni bir marka tanıtmıyor, aynı zamanda görece yeni bir tüketim biçimini de anlatıyorsunuz. Kategoriyi büyütmek için markanın üstlenmesi gereken “tüketiciyi eğitme” rolünü nasıl görüyorsunuz?
Yeni bir kategorinin gelişmesi için tüketicinin ürünü tanıması, özelliklerini anlaması ve günlük yaşamında nasıl kullanabileceğini keşfetmesi gerekiyor. Bu nedenle tüketiciyi bilgilendirmeyi markanın önemli sorumluluklarından biri olarak görüyoruz.
Pol’s olarak üretim yöntemimizi anlaşılır bir dille anlatmaya ve ürünlerimizin farklı kullanım alanlarını göstermeye önem veriyoruz. Freeze-dried meyvelerin yalnızca tek başına atıştırmalık olarak değil; yoğurt, granola ve kahvaltıların yanı sıra içeceklerde ve çeşitli tariflerde de kullanılabileceğini anlatmak, tüketicilerin ürünü günlük rutinlerine dahil etmelerini kolaylaştırıyor.
Burada önemli olan, yalnızca ürünün nasıl üretildiğini anlatmak değil, tüketicinin hayatına nasıl değer katabileceğini de göstermek. Doğru bilgilendirme, ürün deneyimi ve tüketici güveninin kategorinin sürdürülebilir biçimde büyümesinde belirleyici unsurlar olduğuna inanıyoruz.
Önümüzdeki yıllarda Pol’s’u nasıl bir marka olarak konumlandırmak istiyorsunuz? Türkiye’de ve yurt dışında büyümenin ana eksenleri neler olacak?
Markamızı farklı ürün kategorilerinde geliştirdiği yenilikçi yaklaşımı, güçlü marka kimliği ve tüketici odaklı stratejileriyle öne çıkan, geniş ürün gamıyla farklı tüketim ihtiyaçlarına yanıt veren bir marka olarak konumlandırıyoruz. Marka kuruluş hedefimizden ve önceliklerimizden sapmadan, temiz içerikli ve sağlıklı alternatifler sunmaya devam ederken global trendleri yakından takip ederek etkin Ar-Ge çalışmalarıyla ürün gamımızı çeşitlendirmeyi amaçlıyoruz. Bu çeşitliliği, değişen tüketici beklentilerini doğru okuyarak farklı tüketim alışkanlıklarına hitap eden çözümler geliştirmek açısından önemli bir güç olarak görüyoruz.
Türkiye’de önceliğimiz, farklı ürün kategorilerimizde marka bilinirliğimizi ve tüketicilerimizle kurduğumuz bağı güçlendirmek, ürünlerimizin sunduğu değeri daha geniş kitlelere ulaştırmak olacak. Dondurarak kurutulmuş meyve kategorisinde, özellikle kadın ve anne hedef kitlemizle kurduğumuz güçlü bağ ve marka uzmanlığımız bizim için önemli bir değer. 2027 yılında ise Starbite gibi yenilikçi ürünlerimizle genç tüketicilere de ulaşmayı, markamızın farklı kuşaklarla kurduğu bağı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra, doğru marka iş birlikleri ve etkinliklerle Pol’s’u daha geniş kitlelerle buluşturmak ve tüketicilerin hayatında daha fazla yer edinmek istiyoruz.
Yurt dışında ise ürün portföyümüzün sunduğu çeşitlilikten güç alarak farklı pazarların ihtiyaçlarına uygun stratejiler geliştirmeyi, marka bilinirliğimizi artırmayı ve uluslararası pazarlardaki varlığımızı sürdürülebilir biçimde büyütmeyi amaçlıyoruz.
Bizim için büyüme, yalnızca yeni pazarlara ulaşmak veya ürün çeşitliliğimizi artırmak değil; Pol’s’un farklı kategorilerdeki uzmanlığını ortak bir marka vizyonu altında birleştirerek tüketicilere değer sunmak ve onlarla uzun vadeli, güçlü bir bağ kurmak anlamına geliyor. Yenilikçi ürünlerimiz, doğru iletişim stratejilerimiz ve tüketici odaklı yaklaşımımızla Pol’s’u tüketicilerin yalnızca tercih ettiği değil, duygusal bağ kurduğu bir “lovemark” haline getirmek de uzun vadeli hedeflerimiz arasında yer alıyor.










