Reklamcılık coğrafya tanır mı? Rm’e göre hayır. İzmir merkezli ajans, İstanbul’dan Londra’ya, Barselona’dan Japonya’ya uzanan müşteri portföyüyle bu sorunun yanıtını cesurca veriyor. Bir yandan yeni markalara arka arkaya “hoş geldin” diyen, bir yandan da parlak İzmirli gençleri ve Ege’ye göç eden deneyimli reklamcıları bir araya getiren Rm, yaratıcı dünyada kendine has bir yer açıyor.
Ajans Başkanı Yiğit Sal ve Yönetici Kreatif Direktör Burak Mağralı’nın deyimiyle Rm, farklı yeteneklerin birleştiği güçlü bir “voltran.” Ajansın en net tanımıysa kendi ekiplerinden geliyor: “Güçlü yanımız? Hiç düşünmeden: İyi fikir bulmak.”
Rm’lilere göre oyun kurucu fikirler sadece kreatif departmandan çıkmaz. Her departman kreatiftir, hatta ajansın köpeği Rakı ve kedisi Şimşir bile ilham kaynağı olabilir. “Ayakları yere basan, deli fikirler bulmaktan daha güzel ne olabilir?” diyen ekip, akıllıca yapılan bir Instagram paylaşımının, milyonlarca liralık kampanya filmlerinden daha etkili olabileceğini savunuyor.
Kreatif yapının merkezinde ise farklı disiplinlerden gelen isimler yer alıyor. Burak Mağralı ve yazar kökenli Kreatif Direktör Duygu Özcan Ardağ’ın yolları İzmir’de kesişmiş. Şimdi ise bu ikiliye yeni bir takım arkadaşı katıldı: Singapur’dan dönen kıdemli reklamcı Yusufcan Kayhan.
Singapur’dan İzmir’e…
15 yılı aşkın süredir reklam sektöründe fikir koşturan Yusufcan Kayhan, DDB İstanbul’da başladığı serüvenine Rafineri, MullenLowe İstanbul, Grey ve MullenLowe Singapur gibi ajanslarda art direktör ve üst düzey yaratıcı pozisyonlarında devam etmiş. 2021–2024 yılları arasında Grey Singapur’da Yardımcı Kreatif Direktör olarak çalışmış.
Bugüne kadar Audi, Volvo, Nutella, Pringles, Closeup, CNN Türk, Finansbank, Qatar Airways, Unilever gibi yerel ve global markalar için projeler üreten Yusufcan; Cannes Lions, One Show, Spikes Asia, AdFest ve CCA Gong Awards gibi uluslararası yaratıcı festivallerde çok sayıda ödüle sahip.
Yusufcan Rm ile serüvenini şöyle özetliyor: “Singapur macerasını bitirdikten sonra, bir daha İstanbul karmaşasına karışmak yerine, yaşamayı tercih ettim. Bunun için İzmir’den daha şahanesi olamaz derken, bu şehirde kafası farklı işler yapmaya çalışan, gözünü globale diken, pek de bi eğleniyor gibi görünen bir ajans olduğunu keşfettim. Daha çok yeniyim ama yıllardır birlikte çalışıyor gibiyiz. Başka türlü reklamcılık mümkünmüş meğer. Yaz geliyor, birlikte yapacağımız işler ve ödüller için olduğu kadar, sanırım denizden çalışmak için de ayrı heyecanlıyım.”



