Forrester’ın ABD, Birleşik Krallık ve Kanada’da 409 yetişkin internet kullanıcısıyla gerçekleştirdiği Consumer Voices panel araştırmasına göre, tüketicilerin %83’ü yapay zeka uygulamalarında reklam görmeyi kabul ediyor. Katılımcıların yalnızca %6’sı reklamsız deneyim için ödeme yapmayı tercih edeceğini belirtiyor.
Bu tablo, freemium modelin kullanıcı tarafında karşılık bulduğunu gösteriyor. Ancak araştırma, reklamın bilgi ile promosyon arasındaki çizgiyi belirsizleştirme riskine karşı hassasiyet olduğunu da vurguluyor. Kullanıcılar sohbet ortamındaki yanıtları kişisel ve bağlamsal algılıyor. Bu nedenle güven unsuru, klasik arama motorlarına kıyasla daha kritik bir konumda.
OpenAI, büyük dil modellerinin yüksek hesaplama maliyetleri nedeniyle reklam gelirini sürdürülebilirlik aracı olarak konumlandırıyor. Şirketin projeksiyonlarına göre kullanıcı tabanının yaklaşık %8,5’i (yaklaşık 220 milyon kişi) reklamsız premium katmana geçebilir. Kalan ücretsiz erişimin ise reklamla finanse edilmesi planlanıyor. Hesaplama kapasitesine yönelik toplam harcamaların 1,4 milyar dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Anthropic ise reklam modeline mesafeli. Şirket, gelir stratejisini kurumsal müşterilere odaklayarak kurguluyor ve bu pozisyonu marka söyleminin merkezine yerleştiriyor. Nitekim Super Bowl döneminde yayımladığı kampanyada, uygulamalarda reklam entegrasyonu üzerinden sektöre gönderme yaptı.
Microsoft Copilot deneyiminin belirli alanlarında reklam entegrasyonuna başlamış durumda. Google ise geçen yıl AI Mode içinde reklam testlerine girişti. Perplexity AI da sponsorlu formatlar üzerinde çalışıyor. Böylece reklamdan uzak duran istisna oyuncu konumunda şimdilik Anthropic öne çıkıyor.
Güven erozyonu ve itibar riski
Bu yeni reklam ekosistemi, itibar tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Gallup verilerine göre, büyük teknoloji şirketlerine “yüksek” ya da “çok yüksek” güven duyduğunu belirtenlerin oranı 2020’de %32 iken geçen yıl %24’e geriledi. Bu düşüş, reklamın yanıtları etkileyip etkilemeyeceğine dair algının belirleyici olacağını gösteriyor.
OpenAI, reklamların etiketleneceğini ve üretilen içerik üzerinde etkili olmayacağını taahhüt ediyor. Buna rağmen kullanıcı nezdinde tarafsızlık algısının korunması, ürün değerinin temel bileşeni olmaya devam ediyor.
Arama ekonomisinde kayma
Büyük dil modelleri, pazarlama perspektifinde “konuşma temelli arama” modeline evriliyor. Bu dönüşüm, SEO ve organik trafik temelli mevcut yapıyı zorluyor. Warc’ın aktardığına göre, karşılaştırma platformu Go Compare’in sahibi Future, kullanıcıların sigorta tekliflerini doğrudan yapay zeka uygulamaları üzerinden alabilmesinin piyasada tedirginlik yarattığını belirtti. Şirket, 2019’da trafiğinin %67’sinin Google’dan geldiğini, bugün bu oranın %27’ye gerilediğini açıkladı. Ayrıca AI Overviews, anahtar terimlerinin %50’sini etkiliyor.
Kullanıcı dikkatinin yapay zeka uygulamalarına kayması, medya yatırımlarının da bu ortama yönelmesi anlamına geliyor. Kullanıcı yüksek niyetli soruları arama motoru yerine bir yapay zekaya yönelttiğinde, markaların bu temas anlarında nasıl ve hangi formatla görüneceği stratejik bir karar haline geliyor.
Forrester raporu, reklamın yanıtları gölgeleyeceğine dair en küçük sinyalin dahi tüketici güvenini etkileyebileceğini hatırlatıyor. Önümüzdeki dönemde belirleyici unsur, teknolojik altyapıdan çok kullanıcı algısı olacak.



