Influencer’lar yapay zekayı seviyor, takipçileri ise pek değil!

Tüketicilerin yüzde 35'i, influencer'ların içerik üretirken yapay zekayı aşırı kullanmasının kendileri için itici bir etki yarattığını kabul ediyor.

Yapay zeka, birçok alanda olduğu gibi influencer dünyasında da kendine giderek daha fazla yer buluyor. İçerik üretenlerin büyük bölümü içerik oluştururken yapay zekadan aktif şekilde yararlanıyor. Ancak bu teknolojinin influencer’lar tarafından yoğun kullanımı, takipçilerin dikkatinden kaçmıyor ve bu durum güven sorunlarına yol açabiliyor. Typeform’un gerçekleştirdiği yeni bir araştırma da bu duruma ışık tutuyor.

Araştırma kapsamında Typeform, LinkedIn’de pazarlama temalı içerik üreten 1.300 içerik üreticisi, reklamveren ve tüketiciyle görüştü. Bulgular, içerik üreticileri, markalar ve kullanıcıların yapay zekaya bakışlarının önemli ölçüde farklılaştığını ortaya koyuyor.

İçerik üreticilerinin %81’i içerik oluştururken yapay zekadan destek aldığını belirtiyor. Influencer’lar; gönderi metinlerini düzenleme, senaryo yazma ve düzenleme gibi görevlerde bu teknolojiden faydalanıyor. Ayrıca iş birliği yapılacak markaları araştırmak, içeriklerinin performansını tahmin etmek ve iş akışlarını daha verimli yönetmek için de yapay zeka kullanıyorlar.

Ancak influencer’ların bu teknolojiye duyduğu heyecanın, takipçileriyle aralarındaki güven ilişkisini zedeleme riski var. Çünkü tüketicilerin %61’i, influencer’ların yapay zeka kullanımı konusunda daha şeffaf olmaları gerektiğini düşünüyor.

Typeform CEO’su Jay Choi, Adweek’e verdiği demeçte bu noktaya özellikle dikkat çekiyor: “Gelecekte gerçek içerik ile yapay zekâ tarafından üretilmiş içerik arasındaki farkı anlamak oldukça zor olacak. Bu nedenle influencerların şimdiden şeffaflık ilkesine sadık kalmaları, takipçileriyle aralarındaki güveni korumaları açısından kritik önem taşıyor.”

Araştırmaya göre tüketicilerin %35’i, influencer’ların içerik üretiminde yapay zekayı fazla kullanmalarını itici buluyor. Aynı oranda kişi de yaratıcı ekonomide yapay zekayla üretilmiş içeriklere güven duymadığını söylüyor.

LinkedIn, yapay zekayla oluşturulan görsel ve videoları otomatik olarak etiketlemek için C2PA (Coalition for Content Provenance and Authenticity) tarafından sağlanan kimlik doğrulama sistemini kullanıyor. Ancak kullanıcıların bu tür içerikleri ayrıca belirtmesini zorunlu kılan bir politika bulunmuyor. Bu durum, özellikle bu platformda influencer’larla takipçileri arasında yaşanan güven açığını derinleştirebiliyor.

Araştırmada dikkat çeken bir diğer konu ise yapay zekanın ötesinde, influencer’ların güvenilirliğini zedeleyen bazı başka uygulamaların da olması. Katılımcıların üçte biri, takipçi ve etkileşim satın aldığını kabul ediyor. Ancak bu uygulama tüketicilerin %70’i tarafından olumsuz karşılanıyor.

Buna ek olarak influencer’ların yarısından fazlası, zaman zaman kişisel olarak beğenmedikleri ürünleri de tanıttıklarını itiraf ediyor. Bu da uzun vadede takipçilerin güvenini sarsan bir başka unsur olarak öne çıkıyor.

Mobil sürümden çık