Tüm dünyada baş gösteren, ülkemizde ise bizi perişan eden yüksek enflasyon ve ekonomik kriz hiç şüphesiz en çok pazarlama ve iletişim dünyasını etkiliyor. Zira pek çok marka bu dönemlerde ilk olarak pazarlama ve reklam bütçesini kısıyor, çalışanları işten çıkarıyor. Haliyle yaşam maliyeti krizi, pazarlamacıların akıl sağlığını olumsuz etkiliyor.
Pandemiyle birlikte ortaya çıkan “Büyük İstifa” pazarlama sektör çalışanlarının karşı karşıya kaldıkları durumu iyice gündeme getirdi. Pazarlama ekiplerindeki yüksek turn over, aynı zamanda yetkinlik sorununu da ortaya çıkarıyor. Her geçen gün doğru yeteneği cezbetmek daha zor hale geliyor. (özellikle daha spesifik becerilere ihtiyaç duyulduğu düşünüldüğünde) Şirketler, yetenek kazanımında rekabette geri kalmamak için ekiplerini neyin mutsuz ettiğinin çok daha fazla farkında olmalı. Ayrıca dış faktörler nasıl etkilediğini de. Pandeminin neden olduğu krizle birlikte enflasyonist sarmal tüm bu sorunları daha da çözülmez hale getiriyor.
Nitekim, People Like Us ve Censuswide tarafından yürütülen bir araştırma, pazarlama ekosisteminde çalışanların zihinsel sağlığını nasıl etkilediğini rakamlara koydu. Pazarlamacıların %50’si, krizin neden olduğu hayat pahalılığının ruh sağlıklarını şimdiden etkilediğini söylüyor.
Halkla ilişkiler ve pazarlamada çalışan 86 kişi de dahil olmak üzere 1.600 çalışan profesyonelin katıldığı ankete göre, pazarlamacıların yaklaşık üçte biri (%32) yaşam maliyeti krizinin istihdamlarını etkileyeceğini düşünüyor çünkü fiyatlardaki artış, fırsatları kaçırabilecekleri anlamına geliyor.
Bu son istatistik en iyi pazarlamacılardan gelen ekonomik verilere bakıldığında anlaşılıyor. Ankete katılanların yarısından fazlasının (%53) her ay hiç para biriktirmediğini gösteriyor. Ankete katılan halkla ilişkiler ve pazarlama çalışanlarının %44’ü işe gidiş geliş maliyetlerinden tasarruf sağladığı için evden çalışmayı tercih ettiklerini söylerken, %66’sı işe gidip gelmekte güçlük çektiklerini bildiriyor.



