Halkla İlişkiler profesyonelleri, genellikle kendi şirketleri veya müşterileri için medyada yer almayı vurgulayarak ticari etkilerini izlemeye daha az odaklanıyorlar.
CoverageBook‘un yeni araştırması, Halkla İlişkiler endüstrisinin faaliyetlerini ölçme ve raporlama konusunda önemli bir boşluk olduğunu ortaya koyuyor.
Birleşik Krallık merkezli PR endüstrisi raporlama platformu CoverageBook’un 350’den fazla kıdemli halkla ilişkiler ve pazarlama uzmanıyla gerçekleştirdiği anket, profesyonellerin sadece üçte birinin faaliyetlerini ticari hedeflerle uyumlu hale getirdiğini gösteriyor. Bu durum, sektörün faaliyetlerini ölçme ve raporlama konusunda liderler ve pazarlamacılar arasında önemli bir kopukluk olduğunu ortaya koyuyor.
PR endüstrisi, modası geçmiş ölçümleri bırakarak yeni ölçüm yöntemlerine adapte olmaya çalışsa da, hala etkili bir ölçüm ve raporlama yöntemi konusunda bir fikir birliği sağlanamamış durumda. CoverageBook, bu boşluğu kapatmanın ve halkla ilişkiler faaliyetleri ile ticari hedefler arasındaki uyumsuzluğu gidermenin önemli olduğuna inanıyor.
Peki tam olarak ne ölçülüyor?
Araştırmaya göre odak noktası: çıktılar ve hedef kitle… Yüzde 96’sı hedef kitleyi temel ölçüm kriteri olarak belirtirken, yüzde 66’sı yüksek hacimli yayınları belirtiyor. Ancak halkla ilişkiler profesyonellerinin yarısından azı şu anda işlerinin etkisini ölçerken yeni işleri ve satışları dikkate alıyor.
Anket sonuçlarına göre, ölçümde karşılaşılan en büyük zorluklar evrensel bir ölçüm çerçevesinin eksikliği ve ölçüm araçlarının yetersizliği olarak belirtiliyor.
Bu nedenle, halkla ilişkiler profesyonellerinin çalışmalarının değerini göstermelerini kolaylaştıran daha etkili ölçüm araçlarına olan ihtiyaç vurgulanıyor.



