Tüketicilerde sağlık bilinci artıyor ancak eyleme geçmekte zorluk yaşanıyor

Kantar Worldpanel’in raporu, insanların büyük çoğunluğunun sağlık sorumluluğunun kendilerinde olduğunu düşündüğünü ancak bunu aktif olarak hayata geçirmekte zorlandıklarını ortaya koyuyor.

Kantar Worldpanel’in yeni araştırması “Who Cares? Who Does? Health 2024 dünya genelinde insanların sağlık ve refah sorumluluğuna dair tutumlarını mercek altına alıyor. Bulgular, insanların büyük çoğunluğunun (%78) sağlıklarının sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu düşündüğünü, ancak bu refahı aktif olarak sürdürmekte zorlandıklarını gösteriyor. Fiziksel sağlığına aktif olarak özen gösterenlerin oranı %51 iken, zihinsel sağlığına dikkat edenlerin oranı ise %49’da kalıyor.

Araştırmaya göre hem fiziksel hem de zihinsel olarak “iyi” veya “çok iyi” olduklarını belirtenlerin oranı dünya genelinde %56. Bu oran Avrupa’da %53, Latin Amerika ve ABD’de %55, Afrika ve Orta Doğu’da %58 ve Asya-Pasifik’te %68 olarak değişiyor. Refah konusundaki farkındalık artsa da özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde obezite oranının %42 gibi yüksek bir seviyede olması, sağlıklı yaşam kültürünün hala önemli bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.

Markaların ve hükümetlerin rolü

Katılımcıların neredeyse yarısı (%49), sağlıklı bir yaşam tarzını teşvik etmede markaların sorumluluk alması gerektiğini düşünüyor. ABD’de bu oran %56’ya çıkarken, katılımcıların %47’si ise hükümetlerin sağlık konusunda politik destek sağlamasını bekliyor. Bu talep özellikle Afrika ve Orta Doğu’da %61 ile en yüksek seviyeye ulaşıyor.

En büyük engel: Yüksek maliyet

Kantar’ın raporu, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesindeki en büyük engelin yüksek maliyet olduğunu vurguluyor. Tüketiciler, sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek istese de yüksek fiyatlar nedeniyle doğru seçimleri yapmakta zorlandıklarını belirtiyor. Bu durum, son yıllarda artan enflasyonun da etkisiyle daha belirgin hale gelmiş durumda.

Markalar için fırsatlar: Uygun fiyat, şeffaflık ve duygusal bağlantı

Bu tablo, markaların tüketicilerin sağlıklı yaşam hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olacak çözümler sunmaları gerektiğini gösteriyor. Kantar’a göre markalar, uygun fiyatlı seçenekler sunarak, şeffaf iletişimle güven inşa ederek ve duygusal ihtiyaçları karşılayarak farklılaşabilir. Çelişkili mesajlar ve belirsiz etiketleme, tüketici güvenini zedelerken, açık içerik listeleri ve dürüst iletişim, bilinçli kararlar almayı kolaylaştırıyor.

Son olarak, sağlık ve refahın yoksunluktan ziyade dengeyi simgelediğini vurgulayan Kantar, markaların tüketicilere olumlu duygusal deneyimler sunarak büyüme sağlayabileceğini belirtiyor. Sağlıklı yaşamın sadece katı kurallar değil, keyif ve dengeden de geçtiğini unutmamak gerekiyor.

Özetle

Kantar’ın raporu, markaların tüketici sağlığı alanında oynayabileceği kritik rolü ve fırsatları gözler önüne seriyor. Uygun fiyat, şeffaflık ve duygusal bağlantı, tüketicilerin sağlık hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olurken, markalar için de sürdürülebilir bir büyüme fırsatı sunuyor.

Exit mobile version