WPP Media (eski adıyla GroupM), reklamcılık sektörünün geleceğine ışık tutan “2030’da Reklamcılık” raporunun üçüncü edisyonunu yayımladı. 62 küresel uzmanın görüşlerine dayanan çalışma, önümüzdeki beş yıl içinde reklam dünyasını şekillendirecek 20 olası senaryoyu ele alıyor.
Rapora göre reklamcılık, yalnızca teknolojik dönüşümden sağ çıkmakla kalmayacak, aynı zamanda küresel ekonominin temel direklerinden biri olmayı sürdürecek. Ticaret, ulaşım ve eğlence gibi sektörler reklamcılığı iş modellerinin merkezine giderek daha fazla entegre edecek.
Yapay zeka yaratıcı sürecin merkezinde
Uzmanların %71’i yapay zekanın içerik üretiminde “olası”, %29’u ise “yüksek olasılıklı” bir rol üstleneceğini düşünüyor. Bu oran, 2020’deki rapora kıyasla en büyük sıçrama. Yapay zeka; müzik, televizyon, film ve sanat dahil olmak üzere birçok alanda üretim aracı haline gelecek. Özellikle yüksek hacimli ve düşük karmaşıklıktaki reklam içeriklerinde verimliliği artırıp maliyetleri düşürmek için kullanılacak.
Yapay zekanın yükselişi beraberinde telif hakkı ve fikri mülkiyet gibi yasal sorunları da getirecek.
Hiper kişiselleştirme, sınırlarla karşılaşacak
Katılımcıların %82’si, biyometrinin 2030’a kadar standart hale gelerek hizmetlere erişimden güvenliğe, reklamlardan deneyimlere kadar her alanda kullanılacağı görüşünde. Örneğin, telefonunuzu parmak iziyle açarken aynı zamanda kalp ritminize göre uyarlanan reklamlarla karşılaşmanız sıradan hale gelecek.
Ancak daha ileri seviye (örneğin genetik veya tıbbi verilerle kişiselleştirme) için aynı iyimserlik yok. Uzmanların yalnızca %61’i bunun olası olduğunu düşünüyor. Küresel ölçekte farklı düzenlemeler, tüketici direnci ve etik kaygılar, sınırsız kişiselleştirmeyi engelleyecek.
Gizlilik imkansız bir ideal
Uzmanların %76’sı, dünyada gizlilik ve veri korumaya dair tek bir düzenleyici çerçevenin oluşmasını “son derece düşük ihtimal” görüyor. Jeopolitik, kültürel ve ticari farklılıklar, küresel bir uzlaşının önünü tıkıyor.
Aynı zamanda uzmanların %55’i hükümetlerin ve şirketlerin bireylerin kimliği, davranışları ve düşünceleri hakkında büyük miktarda veriye erişebileceğini olası, %21’i ise çok olası buluyor. Ancak bu veri bolluğu, her zaman “gerçek bir anlayış” veya “kontrol” anlamına gelmeyecek.
Reklam kaçınılmaz hale geliyor
Reklamsız bir dünya artık ütopya. Uzmanların %58’i, reklam görünürlüğünü tamamen ortadan kaldırmanın neredeyse imkansız olduğu görüşünde. Reklamcılık; dijital platformlardan fiziksel ortamlara, influencer iş birliklerinden canlı etkinliklere kadar her alanda kendini gösterecek.
Fiziksel gerçeklik gücünü koruyor
Sanal dünyaların fiziksel dünyayı tamamen ikame etmesi olası görünmüyor. Tüketicilerin zamanının çoğunu hala fiziksel dünyada geçireceği, artırılmış gerçeklik gözlükleri ya da akıllı kulaklıkların ise akıllı telefonların yerini alamayacağı öngörülüyor.
Sürdürülebilirlik ve yeni iş modelleri
Sürdürülebilirliğin tüketiciler için fiyat kadar öncelikli olacağı yönündeki beklentiler zayıflamış durumda. Ekonomik baskılar nedeniyle çevresel hassasiyet geri planda kalıyor. Mikro ödemeler gibi yeni iş modelleri ise teknik ve psikolojik bariyerler nedeniyle yaygınlaşmaya hazır değil.
WPP Media raporu, kesin öngörüler sunmasa da güçlü bir tablo çiziyor: 2030’a kadar reklamcılık hem yapay zekanın hem de insan yaratıcılığının iş birliğiyle şekillenecek; etik, gizlilik ve kişiselleştirme arasındaki dengeyi kurmaya çalışarak ekonominin vazgeçilmez bir parçası olmayı sürdürecek.



