Influencer marketing’in yükselişini sürdürmeye devam ediyor ve bu alanın popülaritesi henüz zirveye ulaşmış gibi görünmüyor. Sprout Social tarafından ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya’da gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, 2025 yılında markaların %59’u, bir önceki yıla kıyasla daha fazla influencer ile iş birliği yapmayı planlıyor. Markaların yalnızca %37’si aynı sayıda içerik üreticiyle çalışmayı sürdüreceklerini söylüyor.
Her ne kadar markalar influencer pazarlamasına yatırım yapmaya devam etse de, sosyal medya ekosistemindeki hızlı değişim, bu stratejilerin etkinliğini sorgulatıyor. Bu nedenle markalar, influencer stratejilerini sürekli olarak güncelleyerek geçerliliğini korumak zorunda.
Sprout Social’ın sosyal medya, içerik ve marka pazarlaması başkan yardımcısı Layla Revis konuyla ilgili şunları söylüyor:
“Influencer pazarı büyümeye devam ediyor ve bu büyümede yavaşlama belirtisi görmüyoruz. Tüketiciler, ilham ve eğlence kaynağı olarak influencer’lara güveniyor ve yeni platformlarda da onları takip etmeye istekli.”
Markalar aynı anda 1 ila 10 influencer ile çalışıyor
Araştırmaya göre markalar genellikle aynı anda 1 ila 10 influencer ile çalışıyor. Ancak B2C sektöründe bu sayı ortalamanın üzerine çıkıyor. B2C markalarının %52’si 6 ila 10 influencer ile çalışırken, %23’ü 11 ila 19 içerik üreticisiyle iş birliği yapıyor.
Markaların influencer’larla çalışmasının birçok farklı nedeni bulunuyor:
- Markaların %66’sı marka bilinirliğini artırmak için influencer’ları tercih ediyor.
- %59’u, influencer pazarlamasının kullanıcı etkileşimini artırdığına inanıyor.
- %55’i ise bu yöntemin güven, marka itibarı ve gelir artışı sağladığını düşünüyor.
- %45’i müşteri sadakati ve elde tutma konusunda influencer’lardan faydalanıyor.
- %33’ü yeni ürün geliştirme ve ortak yaratım süreçlerinde influencer’larla çalışmayı tercih ediyor.
Influencer marketing dijital reklamcılığın vazgeçilmez bir parçası haline geliyor
Layla Revis’e göre: “Geleneksel dijital reklamcılık etkisini kaybediyor. SEO, yapay zekâ destekli arama motorlarından olumsuz etkileniyor, ücretli medya yatırımları ise giderek pahalılaşıyor ama aynı oranda etki yaratmıyor. Bu yüzden markalar influencer pazarlamasını sadece bir taktik değil, güçlü bir strateji olarak benimsiyor.”
Ayrıca TikTok’un ABD’de yasaklanma ihtimali ve Meta’nın “doğruluk kontrolü”nü kaldırıp yerine “topluluk notları” sistemini getirmesi gibi gelişmeler, kullanıcıları yeni sosyal medya platformlarını keşfetmeye yönlendiriyor. Markalar da bu yeni mecralara hızla adapte olmalı.
Yeni platformlara bakıldığında:
- Bluesky: Markaların %52’si bu platformda aktif olarak içerik üretiyor. Henüz katılmayanların %30’u ise gelecekte bu platforma giriş yapmayı planlıyor.
- Threads: Markaların %57’si Threads üzerinde içerik paylaşıyor. %23’ü yakın zamanda burada yer almayı planlarken, sadece %9’u bu platforma katılmayı düşünmüyor.
Revis son olarak şunları ekliyor:
“Tüketici geleneksel sosyal medyadan uzaklaşırken, markalar Bluesky ve Threads gibi alternatif platformlarda erken konumlanmalı. Bu sayede bu kanallar doygunluğa ulaşmadan önce organik erişim elde edebilirler.”



