6 Şubat 2023, saat 04:17… Aniden gelen 7,7 büyüklüğündeki depremle binlerce can enkaz altında kaldı. Kalpler paramparça, yuvalar yerle bir oldu… Felaketin acı dozu, 13:24’te Kahramanmaraş 7,6 şiddetinde sarsıldığında daha da arttı. Kahramanmaraş merkezli iki depremin yarattığı büyük yıkım Türkiye’yi derinden sarstı.
11 şehrimizi etkileyen deprem felaketinin üzerinden neredeyse bir yıl geçti ancak ülkemizi sarsan depremin yaralarını tam olarak saramasak da hala büyük çaba sarf ediyoruz. Bu süre zarfında, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve kamu kurumları yaraları iyileştirmeye ve toplumu güçlendirmeye devam ediyorlar.
“Depremin Yaralarını Saran Markalar” dosya haberimizde, marka liderleri 6 Şubat depremi kapsamında toplumu güçlendirmek ve iyileştirmek adına attıkları adımları anlatıyor. Haberde yer alan her bir marka, farklı alanlarda yaptığı çalışmalarla dikkat çekiyor ve depremin yarattığı zorluklara karşı güçlü bir çözümler sunuyor. Aynı zamanda markaların bu çabaları, felaketin izlerini silmek için bir araya gelmiş bir toplumun gücünü ve dayanışmasını yansıtıyor. İşte umudu aydınlatan, depremin yaralarını sararak insanlık adına güçlü adımlar atan markaların çabaları…
“İşimize dört elle sarılarak bölgemizin yeniden ayağa kalkması için çalıştık”
Fuat Tosyalı – Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Tesislerimizin bulunduğu İskenderun ve Osmaniye’de yardım çalışmalarına, 1.000’den fazla çalışanımızın yer aldığı ekibimizle, AFAD koordinasyonunda destek verdik. Depremin ilk anından itibaren tüm imkanlarımızı seferber ederek, iş makinalarımız, araç gereç ve donanımlarımızla sahada olduk. Bölgedeki fabrika mutfaklarımızda sıcak yemek üreterek, günde 10.000 kişiye gıda ve beslenme desteği sağladık.
Kurduğumuz özel ekibimiz, temin edilen gıdaları İskenderun Belediyesi aracılığıyla hızlı bir şekilde ihtiyaç noktalarına ulaştırdı. İskenderun’daki tesisimizde 4 bin kişilik bir yaşam alanı oluşturduk. Osmaniye’deki tesisimizde 150 çalışanımızı aileleriyle birlikte ağırlayarak, bölgenin iklimine uygun malzemelerle, içerisinde bir evde olabilecek temel ihtiyaçlarının karşılanabileceği, normal prefabriklerden farklı olarak özel tasarlanan konteynerleri de her bir çalışanımızın istediği yere, tüm altyapısını da kurarak teslim ettik. Bölgede günde 22 bin adet üretim yapan mobil ekmek fırını kurduk. Ayrıca günde 6 bin kişiye temmuz ayının ilk haftasına kadar yemek desteği sağladık. İlk birinci aydaki en yoğun kriz döneminde erzak, hijyen kiti, battaniye, kıyafet gibi yardımlar yaptık.
Bölgemizde insan kayıplarının yanı sıra kültürel mirasımıza yönelik de kayıplarımız oldu. Bu felaketten etkilenen Hatay Medeniyetler Korosu’nu yeniden ayağa kaldırmak için destekte bulunduk. Bununla birlikte İskenderun’da Tosyalı Çarşı’yı hayata geçirdik. Tosyalı Çarşı’da 17 tane ticarethane kurulumu yaptık. Her bir dükkân 24m2 ve depremde dükkânı yıkılan, işini kaybeden esnafa bu yerler veriliyor.
İskenderun Büyük Çarşı İşhanı deprem zamanında yıkılmıştı ve AFAD tarafından bu çarşı yeniden hayata geçirildi. Ancak cephenin ön kısımları camdan olduğundan çok sıcak bir etki yarattığı için 1.890 m2 alanda camekanların ahşap kaplama işini de Tosyalı olarak üstlenip yaptık. Büyük Çarşı İşhanı yerinde kurulan geçici işyerlerinin ön tarafları Ahşap Membran Çatı Sistemi ile kapatılarak daha modern ve kullanışlı bir hale getirildi. Tosyalı Holding olarak her zaman kıymetli esnaflarımızın yanlarında olmaya devam edeceğiz. Ayrıca bölgede özel eğitime muhtaç çocuklar için yaptırmakta olduğumuz okulunun inşaatını da ara vermeden devam ediyoruz.
Osmaniye ve İskenderun’da tesisleri olan bir şirket olarak depremin etkilerini en fazla hisseden şirketlerden biriydik. Tesislerimizde üretim açısından bir sorun yaşanmasa da iş arkadaşlarımızı, onların aileleri ve yakınlarını kaybetmenin derin acısıyla sarsıldık. Fakat buna rağmen hızla toparlandık, işimize dört elle sarılarak bölgemizin yeniden ayağa kalkması için çalıştık. Bölgedeki en temel ve kritik meselelerinden biri insanların yerinde, yurdunda kalarak hayatını devam ettirebilmesi.
Bu süreçte Türkiye’nin yürüyen en büyük sanayi yatırımı olan ve depremin tam göbeğinde yer alan İskenderun’daki Tosyalı Demir Çelik Sarıseki Tesisi yatırımını tamamlayarak üretime başladık. 4 milyon ton yassı çelik ithalatını ortadan kaldıracak ve katma değerli ihracat konusunda Türkiye’nin örnek tesislerinden birini bölgemize kazandırdık. Bu tesisimizde ve bölgedeki mevcut şirketlerimizde toplamda 2000 kişiyi aşan yeni istihdam sağladık. Önümüzdeki dönemde fabrikadaki yeni faaliyetlerimizle birlikte istihdam rakamı daha da artacak. Yeşil çeliğin Türkiye’deki ve bölgedeki merkezi konumundaki bu tesisimizin insanlarımızın yerinde, yurdunda kalarak hayatına devam etmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.
“Deprem felaketinden etkilenen bölgelere, uzun vadede katkıda bulunabilecek sürdürülebilir çalışmalara odaklandık”
Hulusi Acar – MediaMarkt Türkiye CEO’su
MediaMarkt Türkiye olarak deprem felaketinin hemen ardından, ihtiyaç sahiplerine en hızlı ve etkili şekilde yardım sağlamak için hemen harekete geçtik. Önceliğimiz, acil ihtiyaçları karşılamaktı. Bu bağlamda, ısıtıcılar, powerbank’ler ve şarj aletleri gibi temel ihtiyaçları belirleyerek, yaklaşık 14 bin ürünü afet bölgesine ulaştırdık. Ekiplerimiz, bu süreçte lojistik ve tedarik zincirlerimizi etkin bir şekilde kullanarak, yardım malzemelerinin zamanında ve doğru yerlere ulaşmasını sağladı.
Dayanışma ve yardımlaşmanın öneminin her zamankinden daha fazla arttığı bu dönemde MediaMarkt olarak, sadece bugünü değil, yarını da düşünerek deprem felaketinden etkilenen bölgelere uzun vadede katkıda bulunabilecek sürdürülebilir çalışmalara odaklandık. Yardım amacıyla oluşturduğumuz 2 milyon Euro’luk bağış fonu kapsamında çocukların eğitim hayatına devam edebilmelerine destek olmak amacıyla Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile ‘Eğitimle Daha İyiye’ projesini hayata geçirdik. Bu proje kapsamında, 1’i Düş Gezgini, 1’i Bilim, 2’si Bilişim ve Tasarım mucitleri olmak üzere tam donanımlı 4 adet Ateşböceği eğitim tırını TEGV’e bağışladık.
Bilişim ve Tasarım Mucitleri Tırında, çocukların bilgisayar ve iletişim teknolojilerini hayatın her alanında kullanabileceği, Algo Dijital, Scratch gibi kodlama platformları ile algoritmik düşünme ve kodlama becerisi, robotik setlerle tasarım ve kodlama becerilerini kazanması, yorumlama ve zihinsel becerilerine destek olunuyor.
Düş Gezgini Tırında, çocukların, sanatsal bilgi ve becerilerinin artırılmasına ve sanata yönelik olumlu tutum kazanmalarına katkıda bulunacak, temel sanat kavramları ile ilgili farkındalıklarını geliştirecek, sanat yoluyla yaratıcılık, sorumluluk, iletişim, takım çalışması gibi yaşam becerilerinin güçlendirilmesine destek olacak bir eğitim programı uygulanıyor.
Bilim Tırında, ilkokul çocuklarına bilimin temel bilgi ve becerilerini kazandırmak, çocukların bilimsel düşünebilen, problem çözebilen, bilime karşı olumlu tutum geliştirebilen bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunmak amacıyla bir eğitim programı veriliyor.
4 yıl devam edecek bu proje kapsamında, ikinci ve sekizinci sınıf aralığındaki yaklaşık 24 bin çocuğun umudu olmayı hedefliyoruz.
MediaMarkt’ın öncülüğünde ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) iş birliği ile gerçekleşen projenin devamında bir reklam filmi yayınladık. Reklam filmimizde, “Ahmetlerin, Ayşelerin, Zehraların birbirinden güzel hayalleri var; bizse bu yolda aracıyız“ cümlesiyle projenin hikayesini izleyenlere aktarmaya çalıştık. Yönetmenlik koltuğunda Canbert Yerguz’un oturduğu film, eğitimin önemini ve çocukların geleceğine yapılan yatırımın kıymetini vurgulayan etkileyici bir anlatımla izleyicilerin karşısına çıktı.
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile başladığımız ‘Eğitimle Daha İyiye’ projesi kapsamında Ocak ayında, Taş Kağıt Makas Atölyesi kurucularından Ceyda Düvenci ve Aslı Cüreklibatır, Gaziantep’te çocuklarla bir araya geldi. Ceyda Düvenci’nin çocuklara kitap okumasının ardından, depremden etkilenen çocuklar için ekibinde yer alan yaratıcı drama eğitmeni ile drama atölyesi düzenledi. Gaziantep’teki Tasarım Mucitleri Ateşböceği’nde gerçekleşen atölye, çocuklara kendilerini ifade etme, duygularını anlama ve paylaşma fırsatı sunarak, onlara sanatsal bir terapi ortamı sağladı.
Bu projelerle, depremden etkilenen bölgelerdeki çocuklarımıza sadece eğitim ve beceri gelişimi sağlamakla kalmayıp, onlara moral ve umut da veriyoruz. MediaMarkt Türkiye olarak, toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket ederek, gelecek nesiller için daha güçlü ve aydınlık bir toplum inşa etmeye yönelik bu tür somut adımlar atmaya devam edeceğiz.
“Bölgede yerel yönetimlerle iş birliği içinde çok hızlı ve kalıcı çözümler ürettik”
Erdoğan Şahin – Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye Genel Müdür ve CEO’su
Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye olarak depremin hemen ardından arama kurtarma faaliyetlerine ve öncelikli ihtiyaçların sağlanmasına eş zamanlı odaklandık. Vakit kaybetmeden 51 kişiden oluşan afet müdahale ekibimizi Hatay bölgesine gönderdik ve bölgedeki yetkili kurumlarla birlikte arama kurtarma operasyonlarına katıldık. Bu operasyonlar sayesinde ekibimiz Hatay’da 19 kişiyi hayata döndürmeyi başardı.
Bebek maması, bebek bezi, battaniye, mont, hijyen malzemesi ve su gibi öncelikli ihtiyaçların yer aldığı yardım tırlarımız da art arda bölgeye intikal etti. Son derece kötü seyreden hava koşullarında depremzedelerin acil barınma ihtiyacının da hayati olduğunu öngörerek 2 konteyner ev, çadır ve ranzadan oluşan toplamda 5 yardım tırını depremden etkilenen bölgelere ulaştırdık. Ayrıca, depremzedelerin Sakarya’daki fabrikamızdaki misafirhanemize transferi için bölgeye araçlar gönderdik ve toplam 33 kişiye güvenli bir barınma ve yaşam alanı sağladık. Misafirlerimizin çocuklarının eğitimleri de kesintisiz devam etsin diye onları eğitim kurumlarına yerleştirdik.
Toyota Avrupa ve Toyota Finansal Hizmetler tarafından yapılan 750 bin dolarlık katkı ile birlikte, prefabrik ev ve yaşam alanları oluşturacak bir projeyi hayata geçirdik. Ayrıca, kendi çalışanlarımızın da katkılarıyla birlikte toplamda 1.150 milyon dolarlık bir yardım sağlayarak, toplam 1.9 milyon dolar değerindeki tutarı süratle depremzedelerin kalıcı barınma ihtiyacını karşılamak için kullanmaya başladık. Hatay ve Kahramanmaraş’ta inşa ettiğimiz 72 prefabrik ev, depremzedelere güvenli barınma imkanı sağladı. Barınmanın yanı sıra eğitim ihtiyacının da elzem olduğunu göz önünde bulundurarak gençler ve kadınlar için eğitim alanında çeşitli çalışmalar yaptık. 50 öğrenci kapasiteli ve 2 derslikli bir anaokulu inşa ettik, böylece çocukların eğitimine katkıda bulunduk. 50 kişi kapasiteli ve 3 derslikli bir Kadın Eğitim ve Etüt Merkezi kurarak, bölgedeki kadınların ve gençlerin eğitimine destek olduk. Bu merkez, bölgedeki kadın ve gençler için önemli bir moral ve motivasyon aracı oldu. Yeni öğretim döneminde Hatay’daki gençlerin akranlarından geri kalmaması için Samandağ Atatürk Anadolu Lisesi’ni onardık. Hasarlı çatı ve iç alanları onararak, 865 öğrenci kapasiteli okulu eğitim dönemine hazır hale getirdik. Bu çabalarımızla, deprem bölgesinde uzun vadeli bir toplumsal iyileşme sürecine katkıda bulunmayı hedefledik.
Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye olarak, bölgede yerel yönetimlerle iş birliği içinde çok hızlı ve kalıcı çözümler ürettik. Toyota’nın “Herkes için Mutluluk” ve “Geride Kimse Bırakılmayacak” misyonunundan hareketle bölgeye yapmış olduğumuz katkıların sürüdürülebilir olması için çalışmalarımız devam edecek. Teslim ettiğimiz 72 prefabrik konutun, açtığımız anaokulu, kadın eğitim ve etüt merkezi ve tadilatını yaptığımız Atatürk Anadolu Lisesinin yöneticileri ile yakın temasta olarak bölge insanının ülkenin geri kalanındaki insanlarla eşit şartlarda mücadelelerini sürdürebilmeleri için elimizden gelen her türlü katkıyı sağlayıp fırsat eşitliğini oluşturmaya çalışacağız.
Bölgenin ekonomisine direkt olarak katkıda bulunmak amacıyla bugüne kadar yapmış olduğumuz katkılarda mümkün olduğunca yerel işletmeler ile çalıştık bundan sonra da aynı şekilde hareket ederek hem ekonomik hem de sosyal olarak bölge insanının yaralarını sarmaya devam edeceğiz.
“Toplumun kültürel ve sosyal yapılarını güçlendirmek ve korumak, bizim için hayati önem taşıyor”

Murad Bayar – IC Holding CEO’su
6 Şubat 2023’te yaşanan deprem felaketi, tüm ülkemizi derinden etkiledi. Ortaya çıkan can kaybı ve yıkım, sadece fiziksel değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik bir yıkımı da beraberinde getirdi. Bu krizin getirdiği yükü hafifletebilmek ve toplulukların uzun vadeli iyileşmesine her türlü katkıyı sağlamak için, IC Holding olarak tüm iş kollarımızdaki imkanlarımızı, mümkün olan tüm insan kaynağımızla birlikte depremin ilk saatlerinden itibaren seferber ettik.
“Yaşam için beraberiz” diyerek özellikle arama-kurtarma çalışmaları ve barınma ihtiyacı için hızla hareket ettik. Bölgedeki vatandaşların güvenli bir şekilde barınmalarına ve özellikle çocuklar ile kadınlara destek olmaya öncelik vererek, afet bölgesindeki ilk yaşam alanlarından birini kurduk. Deprem bölgelerindeki insanlarımız için kapsamlı ve çok yönlü bir destek programı yürüttük.
Afetin hemen ardından, Holding, vakfımız ve tüm grup şirketlerimiz olarak topyekün bir mücadeleye giriştik. Şirketlerimizden Treysan; konteyner sağlama, İçtaş İnşaat; arama-kurtarma faaliyetlerinde görev alma, turizm grubumuz; Antalya bölgesindeki otellerin açılması ve sahra mutfakları kurularak sıcak yemek servisi, enerji grubumuz; enerji hatlarının canlandırılması ve çalışır hale getirilmesi konularında depremin ilk günlerinden itibaren önemli ve kritik roller üstlendiler.
Acil yardım faaliyetlerimizde ilk önceliğimiz arama kurtarma çalışmaları oldu. Tüm grup şirketlerimizdeki çalışma arkadaşlarımızdan 6.859 kişilik bir arama-kurtarma ekibi kurarak, 1.127 vatandaşımızı enkaz altından kurtardık. Bu süreçte, 336 iş makinesi ve 4.574 adet ekipman/el aleti kullandık. İskenderun’da 1.500 kişilik yaşam alanı oluşturarak, günlük 5.000 kişiye yemek servisi sağladık. Hatay ve İskenderun’da 7 noktada günlük 10.000 kişiye yiyecek servisi verdik. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaşabilmek için tüm gücümüzle çalıştık.
Afetzedelerin acil yardım ve temel ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik çalışmalarımızdan sonra, hiç zaman kaybetmeden uzun vadeli projelerimize odaklandık. Bu kapsamda, IC İbrahim Çeçen İskenderun Yaşam Alanı Projesi’ni hayata geçirdik. Yaşam Alanı projemiz sadece bir barınma alanı olmanın ötesinde, depremden etkilenen vatandaşların günlük hayatlarının içindeki her türlü unsura cevap veren, yuva olarak nitelendirilebilecek bir yapı olarak kuruldu. Bu proje, depremzedelere sadece geçici bir barınma imkanı sağlamakla kalmadı, aynı zamanda eğitim, psikososyal destek ve kadınların ekonomik güçlenmeleri gibi uzun vadeli ihtiyaçlara da cevap verdi. Bu merkezler, toplulukların günlük ihtiyaçlarına yanıt vermenin yanı sıra, onların sosyal ve psikolojik iyileşmelerine de katkı sağladı. İskenderun’da kurmuş olduğumuz yaşam alanımızda halen 1500’e yakın vatandaşımız barınıyor, ana okulunda ise 200’e yakın çocuğumuz eğitim görüyor.
IC Holding ve İbrahim Çeçen Vakfı olarak, deprem sonrası toplumun fiziksel ve psikososyal iyileşmesine katkıda bulunmaya, kadınların ve gençlerin ekonomik olarak güçlenmelerine, eğitim ve mesleki gelişim imkanlarının artırılmasına ve genel olarak bölgenin sürdürülebilir kalkınmasına yönelik projelerimize odaklandık. Bu projelerle, kadınların ve çocukların ekonomik ve sosyal olarak güçlenmelerine, ayrıca toplumun genel iyileşmesine katkıda bulunmayı hedefledik.
Diğer yandan kadınların ekonomik bağımsızlıklarını artırma ve çevreye duyarlı yaşam tarzları benimsemelerine olanak tanıyan EkoDoku projesine destek olduk. Proje ile kadınların hem bireysel hem de toplumsal düzeyde güçlenmelerini destekliyoruz ve bu çabalarımızı gelecekte daha da genişletmeyi planlıyoruz. EkoDoku’nun ağırlıklı olarak kadın emeğine dayalı sosyal kooperatif yapısı ve kolektif dayanışma odaklı çalışmaları hem Holdingimizin hem de Vakfımızın misyonuyla örtüşüyor. EkoDoku aracılığıyla geleneksel ipek işçiliğini gelecek nesillere aktarılmasına katkıda bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Özellikle yeni ustaların yetişmesi konusunda çalışmalar yapıyoruz. Böylece bir yandan bu zanaatın ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına katkıda bulunurken, diğer yandan bölge için bir iş kolunun sürmesini ve büyümesini destekliyoruz.
IC Holding ve İbrahim Çeçen Vakfı olarak, depremin etkilediği bölgelerdeki uzun vadeli rehabilitasyon çabalarına ciddi katkılarda bulunduk ve bulunmaya devam edeceğiz. Eğitim ve kültürel miras koruma projelerimizle, afetin psikolojik etkilerini hafifletmeye çalıştık. Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü ile iş birliği içinde, çocuklara ve yetişkinlere psikososyal destek sağladık. Sanatsal etkinlikler, çocuk tiyatroları ve müzik koroları gibi faaliyetlerle de toplumun ruhsal iyileşmesine katkıda bulunduk. Özellikle ETİ Çocuk Tiyatrosu, Musa Göçmen Çok Sesli Korosu ve Çukurova Üniversitesi Tiyatro Kulübü’nün etkinlikleri, bölge insanına moral ve umut aşıladı.
Eğitim ve mesleki gelişim konusunda da önemli adımlar attık. Gençlere ve kadınlara yönelik mesleki eğitimler düzenleyerek, onların ekonomik bağımsızlıklarını ve toplumdaki rollerini güçlendirdik. Güneş enerjisi paneli yapımı ve geleneksel sanatlar gibi çeşitli alanlarda verilen eğitimler, depremden etkilenen insanların yeni beceriler ve meslekler kazanmalarını sağladı.
Gelecek planlarımız arasında, bu projelerin sürdürülebilirliğini ve genişletilmesini önceliklendirmek yer alıyor. Amacımız, deprem bölgesindeki toplulukların kendilerine yetebilir hale gelmelerine ve bölgesel kalkınmaya destek olmak. Bu doğrultuda, kadınların ve gençlerin ekonomik olarak daha da güçlenmelerine yönelik yeni projeler geliştirmeyi planlıyoruz. Ayrıca, afet bilinci ve hazırlık eğitimlerini artırarak, böyle bir durumla tekrar karşılaşılması halinde toplulukların bilinçli olmalarını sağlamak istiyoruz.
Toplumun kültürel ve sosyal yapılarını güçlendirmek ve korumak, bizim için hayati önem taşıyor. Bu amaçla, yerel kültürel mirası koruma ve geliştirme projelerine odaklanacağız. Önümüzdeki dönemde, bu projeleri daha da genişletmeyi hedefliyoruz. Yerel topluluklarla iş birliği içinde, onların ihtiyaç ve beklentilerine uygun şekilde projelerimizi şekillendireceğiz. Ayrıca, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine uyumlu olarak, çevresel duyarlılık ve ekolojik sürdürülebilirlik konularında da adımlar atmayı planlıyoruz.
“1200 kişilik yeni istihdamla deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza öncelik tanıdık”
Mustafa Karamemiş – Doğanlar Mobilya Grubu CEO’su
Doğanlar Mobilya Grubu çatısı altındaki markalarımız, depremin ilk anından itibaren yatak, yastık, yorgan, nevresim takımı, battaniye, havlu başta olmak üzere mobilya, tekstil ve hijyenik ped desteklerini AFAD koordinasyonuyla depremzede vatandaşlarımıza ulaştırdı.
Deprem felaketinin ilk şokunu atlattıktan sonra, devamındaki haftalarda Doğtaş markamızla depremden etkilenen çocuklarımız için fotoğraf ve çerçeve etkinlik alanları oluşturarak motivasyonlarını yükseltmeye gayret ettik.
Deprem felaketinin ilk şokunu atlattıktan sonra markalarımızla neler yapabileceğimize kafa yorduk. Birçok şirket bizim gibi fiziki olarak yardımlarda bulunuyordu, manevi olarak da bir şeyler yapmak gerekiyordu. Depremin çocuklarımız üzerinde negatif etkisi yoğundu.
Bu anlamda Doğtaş markamızla depremden etkilenen çocuklarımız için fotoğraf ve çerçeve etkinlik alanları oluşturarak motivasyonlarını yükseltmeye gayret ettik. Kelebek Mobilya markamızın TEV (Türk Eğitim Vakfı) ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle depremden etkilenen kız çocukları için “Kızlarımıza Kelebek Bursu” projesini hayata geçirdik.
Doğanlar Mobilya Grubu olarak iştiraki olduğumuz Doğanlar Holding, 2023 yılında yaptığı 1200 kişilik yeni istihdamda deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza öncelik tanıdı. Bu kapsamda aramıza katılan arkadaşlarımızın önemli bir bölümü Doğanlar Mobilya Grubu’nda çalışıyor. Yanı sıra yine Doğanlar Holding tarafından kısa bir süre önce hayata geçirilen ADVAK (Ayşe Doğan ve Ali Doğan Kültür ve Eğitim Vakfı) ile 100 depremzede çocuğumuza kademe ayırt etmeksizin burs desteği verildi; bu evlatlarımızın eğitim hayatları boyunca bursları devam edecek.










