Yapay zeka destekli yazım araçlarının sosyal platformlardaki kullanımı hızla yayılırken bu dönüşüm her platformda aynı yoğunlukta yaşanmıyor. Pangram’ın analizine göre LinkedIn, tamamen yapay zeka tarafından oluşturulan uzun içeriklerin en yüksek oranda görüldüğü platform konumunda bulunuyor.
Araştırma kapsamında LinkedIn, Medium, Substack, X ve Reddit’te yayımlanan 1 milyon 2 bin 627 içerik incelendi. Veriler, Pangram’ın Chrome uzantısını kullanan kişilerin karşılaştığı içeriklerin anonimleştirilmesiyle oluşturuldu.
Araç yalnızca 50 kelimeden uzun metinleri taradı. İçeriklerin sınıflandırılmasında Pangram 3.3 modeli kullanıldı. Şirket, bu modelin yanlış pozitif oranının yüzde 0,01 seviyesinde olduğunu belirtiyor.
Her dört uzun metinden biri tamamen yapay zeka üretimi
Araştırmanın sonuçları, yapay zeka kullanımının özellikle uzun içeriklerde yoğunlaştığını gösteriyor. 250 kelimeyi aşan metinlerin yaklaşık dörtte biri tamamen yapay zeka üretimi olarak işaretlendi.
İncelenen beş platformun dördünde uzun içeriklerin yapay zeka tarafından oluşturulma ihtimali, kısa paylaşımlara kıyasla daha yüksek çıktı. Metin uzadıkça fikir geliştirme, yapı kurma ve yazım sürecinin bir bölümünü üretken yapay zeka araçlarına devretme eğilimi de artıyor.
LinkedIn bu alanda açık ara öne çıkıyor. Platformdaki 250 kelimeden uzun paylaşımların yüzde 40,5’i tamamen yapay zeka tarafından yazılmış içerikler olarak sınıflandırıldı. Paylaşımların yüzde 4’ünde insan ve yapay zeka katkısının birlikte bulunduğu tespit edilirken yüzde 55’i insan üretimi olarak değerlendirildi.
Pangram’ın taradığı toplam içeriklerin yaklaşık üçte biri LinkedIn’den gelirken platform, yapay zeka üretimi olarak işaretlenen tüm içeriklerin yüzde 62’sini oluşturdu.
Bu sonuç, kullanıcıların gerçek kimlik, profesyonel itibar ve kişisel marka oluşturma süreçleriyle bağlantılı bir platformda da yapay zeka araçlarına yoğun biçimde başvurduğunu gösteriyor.
LinkedIn paylaşımları yorumlardan daha fazla yapay zeka içeriyor
Araştırma, ana paylaşımlar ile yorumlar arasında da belirgin bir fark bulunduğunu ortaya koydu. LinkedIn’de ana paylaşımların yapay zeka tarafından üretilme ihtimali, yorumlara kıyasla 1,35 kat daha yüksek çıktı.
Bununla birlikte LinkedIn yorumları, diğer platformlardaki ana paylaşımlarla karşılaştırıldığında yapay zeka kullanımı açısından yine yüksek bir oran gösterdi. Bu tablo, yapay zeka destekli yazımın platformdaki içerik üretiminin farklı katmanlarına yayıldığına işaret ediyor.
LinkedIn’in kendi yazım araçları da bu eğilimi destekliyor. Platformda yer alan “Enhance post” özelliği, kullanıcıların paylaşımlarını yapay zeka yardımıyla geliştirmesine, yeniden yapılandırmasına veya sıfırdan üretmesine imkan tanıyor.
LinkedIn aynı zamanda düşük emekle oluşturulan ve özgün bakış açısı sunmayan yapay zeka içeriklerinin görünürlüğünü azaltmaya hazırlanıyor. Platform, tekrarlayan, otomatik üretilmiş ve kişisel deneyim içermeyen paylaşımların kullanıcı deneyimini zayıflattığını kabul ediyor.
Şirket, bu tür içerikleri yüzde 94 doğrulukla tespit edebildiğini açıklıyor. Ancak kullanılan sistemin teknik yapısı ve yanlış pozitif oranı hakkında ayrıntılı bilgi paylaşılmıyor.
LinkedIn’in planı, özgün deneyim, uzmanlık veya kişisel değerlendirme içermeyen paylaşımlar ile yorumların dağıtımını sınırlamayı kapsıyor.
X makalelerinin yarıya yakını yapay zeka katkısı taşıyor
LinkedIn tamamen yapay zeka tarafından oluşturulan içeriklerde ilk sırada yer alırken X, yapay zeka destekli ve karma içeriklerin toplam oranıyla öne çıkıyor.
Pangram’a göre X’te yayımlanan uzun makalelerin yüzde 24’ü tamamen yapay zeka üretimi, yüzde 23’ü ise insan ve yapay zeka katkısının birlikte bulunduğu karma içerikler olarak sınıflandırıldı.
Bu oranlar, X’te analiz edilen uzun makalelerin yaklaşık yarısının yapay zeka üretimi veya desteği içerdiğini gösteriyor. İçeriklerin kalan yüzde 53’ü insan üretimi olarak değerlendirildi.
Medium’da da benzer bir eğilim görülüyor. Platformdaki 250 kelimeden uzun içeriklerin yüzde 31’i tamamen yapay zeka üretimi, yüzde 10’u karma ve yüzde 60’ı insan üretimi olarak sınıflandırıldı.
Medium’un özellikle analiz, görüş ve açıklayıcı içeriklerde kullanılan bir yayın platformu olması, bu oranı daha dikkat çekici hale getiriyor. Yapay zeka araçları, uzun makalelerde fikirlerin yapılandırılması, metnin genişletilmesi ve dilin düzenlenmesi amacıyla yaygın biçimde kullanılıyor.
Substack’te insan üretimi içerik oranı yüzde 78
Substack, incelenen platformlar arasında tamamen yapay zeka tarafından oluşturulan uzun metinlerin en düşük oranda görüldüğü mecra oldu.
Platformdaki uzun paylaşımların yüzde 10’u yapay zeka üretimi, yüzde 12’si karma ve yüzde 78’i insan üretimi olarak sınıflandırıldı.
Substack en yüksek insan katkısı oranına sahip platform olarak öne çıksa da uzun içeriklerin yüzde 22’sinde yapay zeka üretimi veya desteği tespit edildi. Bu oran, yazar odaklı ve abonelik temelli yayın modellerinde de yapay zeka kullanımının kayda değer bir seviyeye ulaştığını gösteriyor.
Substack’teki daha düşük oran, platformun yazar sesi, kişisel yorum ve okurla doğrudan ilişki üzerine kurulu yapısıyla bağlantılı olabilir. Abonelerin belirli bir yazarın deneyimine ve bakış açısına ödeme yaptığı bu modelde, tamamen otomatik içerik üretimi daha yüksek bir itibar riski taşıyor.
Reddit yanıtlarının yüzde 98’i insan üretimi
Reddit, Pangram’ın genel analizine dahil edilmesine karşın uzun içeriklerin karşılaştırıldığı grafikte yer almadı. Platform, taranan tüm içeriklerin yüzde 37’sini oluşturarak araştırmadaki en yüksek içerik hacmine sahip oldu.
Reddit’te yapay zeka üretimi ve destekli içeriklerin toplam oranı diğer büyük platformlara kıyasla düşük kaldı. Bu durumun temelinde, incelenen Reddit içeriklerinin yüzde 72’sinin yanıt ve yorumlardan oluşması bulunuyor.
Pangram, Reddit’teki yanıtların yüzde 98’inin insanlar tarafından yazıldığını belirledi. Platformun tartışma ve topluluk odaklı yapısı, kısa ve anlık kullanıcı yanıtlarında insan katkısının güçlü biçimde korunmasını sağlıyor.
Ana Reddit paylaşımlarında ise farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Bu içeriklerin yüzde 12’si tamamen yapay zeka üretimi olarak işaretlendi.
Bu oran, Reddit’te otomatik yanıtlar ve düşük kaliteli spam içerikleri engelleyen sistemlerin etkili olduğunu, ancak daha uzun ve planlı ana paylaşımların tespitinde benzer bir başarının sağlanamadığını düşündürüyor.
Ana paylaşımlar yorumlara göre daha düşük hacme sahip olsa da topluluk içindeki tartışmaları yönlendirme ve görünürlük kazanma açısından daha yüksek etki yaratabiliyor.
Uzun içerikler yapay zekanın ana kullanım alanına dönüşüyor
Pangram’ın araştırması, yapay zeka destekli yazımın özellikle geliştirilmiş anlatım gerektiren uzun formatlarda yoğunlaştığını ortaya koyuyor. İçeriğin uzunluğu arttıkça kullanıcıların araştırma, taslak oluşturma, metni genişletme ve düzenleme süreçlerini yapay zeka araçlarına bırakma eğilimi de yükseliyor.
LinkedIn’de bu eğilim, profesyonel deneyim ve uzmanlık izlenimi veren uzun paylaşımlarda görülüyor. Yapay zeka ile oluşturulan bu metinler biçimsel açıdan güçlü görünse de kişisel deneyim, özgün örnek, sektörel ayrıntı ve farklı bir bakış açısı taşımayabiliyor.
Medium ve X’te yapay zeka; görüş yazıları, analizler ve açıklayıcı içeriklerin hazırlanmasında kullanılıyor. Substack’te yapay zeka üretimi içeriklerin oranı daha düşük kalsa da yazım desteği, düzenleme ve metin geliştirme amaçlı kullanım yaygınlığını koruyor.
Pangram, yüzeyde doğru ve düzenli görünen ancak sınırlı değer sunan, tekrarlayan ve genel ifadelerden oluşan içerikleri “AI slop” kavramıyla tanımlıyor.
Bu içeriklerdeki temel sorun, yapay zeka kullanımının kendisinden çok üretimin yüksek hacimde, açıklanmadan ve düşük kaliteyle gerçekleştirilmesi olarak görülüyor. Kullanıcıların uzmanlık, deneyim ve kişisel görüş beklediği ortamlarda otomatik metinlerin çoğalması, platformlara duyulan güveni de etkileyebilir.
Yapay zeka desteği her zaman düşük kalite anlamına gelmiyor
Pangram’ın araştırması, yapay zeka desteği alan tüm içeriklerin yetersiz, yanıltıcı veya düşük kaliteli olduğu sonucunu ortaya koymuyor.
Yapay zeka araçları fikirlerin düzenlenmesi, metnin daha anlaşılır hale getirilmesi, yazım hatalarının giderilmesi veya anlatımın güçlendirilmesi amacıyla kullanılabiliyor. İnsan deneyimi, uzmanlık ve kişisel görüş metnin merkezinde kaldığında bu araçlar üretim sürecini destekleyebiliyor.
Risk, yapay zekanın metni imzalayan kişinin deneyimini, fikrini ve sesini tamamen üstlenmesiyle büyüyor. Bu durum LinkedIn gibi mesleki itibarın içerik üzerinden şekillendiği platformlarda daha yüksek önem taşıyor.
Uzun LinkedIn paylaşımları; uzmanlık sergileme, sektörel görünürlük kazanma, bağlantı kurma ve kişisel marka oluşturma amacıyla kullanılıyor. Bu içeriklerin önemli bir bölümünün tamamen yapay zeka tarafından üretilmesi, platformdaki paylaşımların güvenilirliğini ve ayırt edici değerini zayıflatabilir.
LinkedIn Global Editorial Executive Editor’ı Laura Lorenzetti de yapay zekanın dili geliştirmeye yardımcı olabileceğini, ancak düşük emekle oluşturulan otomatik içeriklerin artmasının insanlardan gelen değerli öğrenimleri seyrelttiğini ifade ediyor.
Pangram’ın analizi, yapay zeka üretimi içeriğin düşük kaliteli internet siteleriyle sınırlı kalan bir eğilim olmaktan çıktığını gösteriyor. Bu içerikler artık kullanıcıların bilgi edindiği, mesleki itibar kurduğu, görüş paylaştığı ve dikkatini yönlendirdiği sosyal platformların önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Platformların önündeki temel soru, yapay zeka üretimi içeriğe hangi ölçüde izin verileceğinin ötesine geçiyor. LinkedIn, Medium, X, Substack ve Reddit’in içerik hacmi, kullanıcı etkinliği ve gerçek insan deneyimine dayanan konuşmalar arasında nasıl bir denge kuracağı, sosyal platformların gelecekteki değerini belirleyecek.



