Markalar, çevrimiçi reklamcılıkta genellikle “ciddi” veya olumsuz içerikli haberlerin yanında görünmekten kaçınıyor. Bunun nedeni, bu tür haberlerin reklam algısını olumsuz etkileyebileceği endişesi. Ancak, Teads ve Lumen Research tarafından ABD’de gerçekleştirilen “Geleneksel Haberlerin Gücü” başlıklı araştırma, bu korkunun temelsiz olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırma, reklamların siyasi, ekonomik, çevresel ve dış ilişkiler gibi ciddi haberlerle, daha hafif içerikli spor, eğlence, moda ve turizm haberleriyle yan yana geldiğinde nasıl algılandığını göz izleme teknolojisiyle inceledi. Elde edilen sonuçlar, dikkat çekici bir tablo sunuyor:
- Ciddi haberler, reklamlara daha fazla dikkat sağlıyor: Önemli haberlerin yanında yer alan reklamlara kullanıcıların ilgisi, hafif konularla ilişkilendirilen reklamlara kıyasla %20 daha fazla. Ayrıca, izlenme süresi de %23 daha yüksek.
- Olumsuz haberler reklam algısını zedelemiyor: İzleyiciler, korku veya üzüntü uyandıran haberlerle yan yana gelen reklamlara yönelik olumsuz bir algı geliştirmiyor.
Lumen Research CEO’su Mike Follet, bu durumu şöyle açıklıyor:
“Kötü haberlerin yanına reklam yerleştirmenin markalara zarar vereceği yönünde bir efsane var. Ancak araştırmamız, bu tür haberlerle ilişkilendirilen reklamların, kullanıcı açısından daha fazla dikkat çektiğini ve algı açısından olumsuz bir etki yaratmadığını gösteriyor.”
Yanlış algılar ve kaçırılan fırsatlar
Reklamcıların, ciddi haberlerin yanında yer almaktan kaçınmasının yalnızca kaliteli gazeteciliğe zarar vermekle kalmadığını belirten Follet, bu yaklaşımın iş açısından büyük bir fırsatı da gözden kaçırdığına dikkat çekiyor.
“Sahte haberlerin ve krizlerin hakim olduğu bir çağda, doğru haberlere destek vermek sadece etik değil, aynı zamanda ticari olarak da mantıklı bir tercih,” diye ekliyor.
Teads’in bu araştırması, markaların medya stratejilerini gözden geçirmesi gerektiğini ve olumsuz haber algısıyla ilgili korkuların artık tarihe karışabileceğini ortaya koyuyor.
