Yapay zeka araçları kurumlarda yaygınlaştıkça şirket içindeki görev tanımları esnemeye başladı. Bir kampanya fikrini yazıya dökmek, bir reklam metnini üretmek veya bir veri setini işlemek için gereken teknik eşik düştükçe bu işleri kimin yaptığı sorusu yeniden açılıyor. OpenAI’ın kendi kullanım verilerine dayanan incelemesi, bu geçişkenliğin en yoğun yaşandığı iki mesleği işaret ediyor ve ikisi de birbirinin alanına giriyor.
OpenAI’ın verilerine göre mühendisler kendi işlerinin dışına çıktığında en sık pazarlama görevleri üstleniyor ve bu faaliyet, meslekler arası geçişin yüzde 20’sini oluşturuyor. Colin Fleming, aracın bir organizasyondaki neredeyse herkesin kampanya kurgulama veya reklam üretme gibi işlere dahil olmasını kolaylaştırdığını belirtiyor.
Buradaki kritik nokta, pazarlamanın teknik bilgi gerektiren bir alan olarak konumlanmamış olması. Kod yazmak için belirli bir eğitim gerekirken bir metin, bir görsel fikri veya bir kampanya iskeleti üretmek artık organizasyonun herhangi bir noktasından çıkabiliyor.
Pazarlamacılar ChatGPT’ye en çok mühendislik için başvuruyor
Akış tek yönlü ilerlemiyor. Araştırma, kendi uzmanlık alanının dışında yapay zeka kullanan pazarlama profesyonellerinin bu kullanımın yüzde 17’sini mühendislik işlerine ayırdığını ortaya koyuyor. Bu oran, pazarlamacılar için meslekler arası faaliyetin en yüksek başlığı durumunda.
Rakam, pazarlama departmanlarının teknik bağımlılığını azaltan bir pratiği işaret ediyor. Basit bir otomasyon kurmak, bir veri setini temizlemek veya bir açılış sayfasını düzenlemek için mühendislik ekibinin sırasını beklemek yerine iş doğrudan aracın üzerinden yürütülüyor.
Yaratıcı fikir üretimi kullanımın yüzde 1,4’ünde kalıyor
Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, pazarlamacıların ChatGPT’yi ne için kullanmadığıyla ilgili. Metin üretimi, veri işleme, programlama, tasarım ve içerik oluşturma geniş bir kullanım yelpazesi oluştururken yaratıcı fikir üretimi toplam kullanımın yalnızca yüzde 1,4’ünü kapsıyor.
Bu tablo, aracın sektördeki ağırlığını destek ve uygulama katmanında topladığını gösteriyor. Fikrin doğduğu an hala büyük ölçüde insanın elinde kalıyor, yapay zeka ise o fikrin etrafındaki iş yükünü devralıyor.
Fleming demokratikleşmeyi uzmanlığa yönelik bir tehdit olarak sunmuyor
Fleming, yeni profillerin pazarlamaya girmesini sektör profesyonelleri açısından bir risk olarak tanımlamaktan kaçınıyor. Yöneticiye göre teknoloji belirli görevlerin yürütülmesini kolaylaştırıyor, sağlam bir pazarlama stratejisini ayrıştıran unsurlar ise yerinde duruyor. Fleming değişmeyen üçlüyü “yargı, zevk ve kalite” olarak tarif ediyor.
Bu vurgu, demokratikleşme tartışmasına önemli bir nüans katıyor. Bir aracın herhangi bir çalışana kampanya materyali ürettirebilmesi, o çalışana stratejik deneyim kazandırmıyor. Fleming konuyu LinkedIn’de yayımladığı ve herkesin pazarlama yapabildiği bir dünyada ne olacağını sorduğu yazıda da ele aldı.
OpenAI reklam işini büyütürken rekabet Claude ile sürüyor
Bu kullanım verileri, OpenAI’ın reklamcılık alanındaki genişlemesiyle aynı döneme denk geliyor. Şirket reklam işini büyüttü ve ChatGPT Ads’i Almanya, Fransa, İtalya ile diğer büyük Avrupa pazarlarında devreye aldı. Fleming’in görev tanımı da OpenAI Ads’in ve şirketin kurumsal ilişkilerinin geliştirilmesini kapsıyor.
Rekabet cephesinde ise Claude’un geliştiricisi Anthropic reklamverenler nezdinde güçlü bir konum edinmiş durumda. Pazarlama yöneticileri Claude’u kampanya geliştirme, ölçümleme ve analiz çalışmaları ile programatik reklam anlaşmalarının yürütülmesinde kullanıyor.
Ortaya çıkan tablo, yapay zekanın pazarlama profesyonellerinin araç setini dönüştürmesiyle sınırlı kalmıyor. Belirli işleri kimin yapabileceği sorusu da yeniden yazılıyor. OpenAI’ın verileri, mühendislerin pazarlamaya, pazarlamacıların programlamaya yaklaştığı ve yetkinliklerin giderek daha fazla el değiştirdiği bir düzene işaret ediyor.



