Sosyal medyada organik içerik, birçok markanın pazarlama stratejilerinde giderek daha önemli bir rol oynuyor. Markalar, organik içerik sayesinde düşük maliyetle büyük etkiler yaratabileceklerini fark ediyor. Son üç yılda markaların organik sosyal medya içeriklerine yaptığı yatırım %79 oranında arttı ve reklamverenlerin %50’si bu alandaki harcamalarını artırmayı planlıyor.
ABD’de VaynerX ve Ipsos tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırmaya göre, sosyal medyada organik içerik kullanımı maliyet açısından verimli olmanın yanı sıra markaların üst seviye hedeflerini desteklemede de etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.
Organik içerik markalar için stratejik bir avantaj sağlıyor
VaynerMedia’nın Küresel Strateji Direktörü Wanda Pogue, “Organik içerik, teknik olarak reklam olarak tanımlanmasa da, markalar nihayet bu yöntemin ürün ve hizmetlerini öne çıkarmada, hedef kitlelerine son derece hassas bir şekilde ulaşmada ve iş hedeflerine katkı sağlamada etkili olduğunu fark ediyor” diyor.
Günümüz koşullarında, markalar hem pazarlama bütçelerini düşürmek hem de hedef kitleleriyle en verimli şekilde bağlantı kurmak istiyor. Sosyal medyada organik içerik, bu noktada markalar için oldukça cazip bir seçenek haline geliyor. Araştırmaya katılan markaların %70’i, bu yöntemi benimsemenin %50’ye varan maliyet tasarrufu sağlayabileceğini belirtiyor.
Pogue, “Markalar organik içerik kullandığında medya satın alımı için bütçe harcamıyor ve tüm yatırım doğrudan yaratıcı sürece aktarılıyor. Bu son derece stratejik bir yaklaşım ve markalar düşük maliyetle büyük kazançlar elde edebiliyor” diye ekliyor.
Organik içerik “Funnel”ın üst ve orta katmanlarında güçlü etki yaratıyor
Araştırma, organik içeriğin özellikle pazarlama hunisinin (funnel) üst ve orta katmanlarında güçlü bir etkiye sahip olduğunu ortaya koyuyor. Markaların %87’si organik içeriğin en üst seviyedeki hedeflerine ulaşmada etkili olduğunu belirtirken, %84’ü ise orta aşamadaki hedefleri için de güçlü bir destek sağladığını ifade ediyor. Alt katmanda ise %48 oranında bir etki gözlemleniyor.
Ayrıca organik içerik, markaların daha büyük ölçekli yatırımlar konusunda karar vermelerine yardımcı oluyor. Araştırmaya göre, markaların %72’si sosyal medya içeriklerinin büyük yatırımlardan önce belirli hipotezleri test etmelerine yardımcı olduğunu söylüyor. %65’lik bir kesim ise bu yöntemin yeni ürün inovasyonlarına kapı açtığını belirtiyor.
Markaların %84’ü, başarılı olan organik içeriklerin daha sonra farklı platformlara ölçeklenerek daha büyük kitlelere ulaşabileceğini kabul ediyor. Ancak şu an için yalnızca %47’si reklam kampanyalarında “sosyal medya öncelikli” (social-first) bir yaklaşımı benimsiyor.
Pogue, “Organik içeriklerin en büyük avantajı, algoritmanın hedef kitleyi otomatik olarak belirleyip markaları en doğru kişilerle buluşturmasıdır” diyerek bu yöntemin gücünü vurguluyor.



