New York, pandeminin ardından şehrin güçlü yanlarını vurgulamak için “I ❤️ NY” sloganının ve logosunun yeniledi.
Bunun için Milton Glaser‘in 1977’de tasarladığı “I ❤️ NY” (New York’u Seviyorum) kampanyası ve logosu referans alınarak bireysel -ben-‘den kolektif -biz-‘e evrildi.
“We ❤️ NYC” kampanyası şehrin beş ilçesinde yaşayan 8.5 milyonu ve New York’u seven tüm insanları, şehri yeniden canlandırmak ve onu benzersiz kılan özelliklerini öne çıkarmak için seferber etmeyi amaçlıyor.
New York Valisi Kathy Hochul‘a göre, yeni kampanya “Her kökenden New Yorkluyu bir araya gelmeye, dahil olmaya ve olumlu bir değişiklik yapmaya teşvik ederek bu enerjiyi yakalıyor ve şehrin ruhunu koruyor”.

“We ❤️ NYC” kampanyası kapsamında gece hayatı, sokak yemekleri veya tiyatro gösterileri gibi unsurları ön plana çıkaran bir film de yayınlandı.
Şehri temsil eden emojilerle bir koleksiyon oluşturuldu
Kampanya kapsamında hazırlanan çalışmalar, New York’un özünü ve şehrin bir parçası olmanın ne anlama geldiğini özetlemeye çalışıyor.
New York, yüzlerce dilin konuşulduğu bir şehir bu nedenle kampanya, emojileri kampanyanın temellini oluşturuyor. Metro hattından sosisli sandviç tezgahlarına, Özgürlük Anıtı’ndan Mets’e kadar her şeyin yer aldığı şehri temsil eden emojilerle bir koleksiyon oluşturuldu.
Öte yandan, bağımsız ajans ağı By The Network’ten sanatçılar, New York’un onlar için temsil ettiğini anlattığı bir dizi poster hazırladı. Ayrıca kampanya, şehirdeki sanatçıları kendi posterlerini yaratmaya da davet ediyor ve bu posterler kampanyaya özel ve sosyal medya platformlarında sergilenecek.
Kampanya, pandemiden sonra şehrin yeniden dirilişini desteklemek için kamu kurumları, kar amacı gütmeyen kuruluşlar ve şirketlerle ortaklıklar kuruyor.
Ayrıca kampanyaya Accenture, Amazon, Edelmn, Google, Mastercard, Meta, Nasdaq, Pfizer başta olmak üzere yaklaşık 60 şirket ve kişi katkıda bulunuyor.