ABD’de sosyal medya platformlarının geleceğini etkileyebilecek kritik bir dava görülüyor. Davada Meta, YouTube, TikTok ve Snap; genç kullanıcıların bağımlılık geliştirmesine ve ruh sağlığının zarar görmesine yol açacak şekilde bilinçli tasarım kararları almakla suçlanıyor.
Los Angeles Yüksek Mahkemesi’nde ifade veren Adam Mosseri, sosyal medya kullanımının sorunlu olabileceğini kabul etti ancak bunun klinik anlamda bir bağımlılık olarak tanımlanamayacağını savundu. Mosseri, “Klinik bağımlılıkla sosyal medyanın problemli kullanımı arasında ayrım yapmak önemli” dedi ve kendisinin bir tıp uzmanı olmadığını özellikle vurguladı.
“Bağımlılık” ifadesi gündelik dilde geniş kullanılıyor
Mosseri’ye göre “bağımlılık” kavramı gündelik hayatta daha gevşek bir anlamda kullanılıyor. Kendisinin geçmişte bir Netflix dizisine “bağımlı” olduğunu söylediğini hatırlatan Mosseri, bunun klinik bir bağımlılık anlamına gelmediğini belirtti. Instagram’ın gereğinden fazla kullanılmasının mümkün olduğunu kabul eden Mosseri, bunun kişiden kişiye değişen, öznel bir değerlendirme olduğunu ifade etti.
Davayı açan ve K.G.M. baş harfleriyle anılan 20 yaşındaki davacı, özellikle “sonsuz kaydırma” gibi özelliklerin gençlerde bağımlılık benzeri davranışlara ve ruh sağlığı sorunlarına yol açacak şekilde tasarlandığını öne sürüyor. Sürecin yaklaşık altı hafta sürmesi bekleniyor. Snap ve TikTok ise dava başlamadan önce davacıyla mahkeme dışı anlaşmaya vardı.
Meta sözcüsü, jüri tarafından yanıtlanması gereken temel sorunun “Instagram’ın davacının ruh sağlığı sorunlarında belirleyici bir faktör olup olmadığı” olduğunu belirtti. Şirket, davacının sosyal medya kullanmaya başlamadan önce de önemli kişisel zorluklarla karşı karşıya olduğunu savunuyor.
Duruşmada davacının avukatı Mark Lanier, Meta’nın 2019 yılında kullanıcıların yüzünü estetik cerrahi etkisi yaratacak şekilde değiştiren filtreleri platforma ekleme konusundaki iç tartışmalarını da gündeme taşıdı. Lanier, Mosseri’nin başlangıçta bu filtrelere destek verdiğini öne sürerken Mosseri, bu yaklaşımın ekonomik motivasyonla alınmadığını ve şirketin söz konusu filtreleri nihayetinde kullanıma sunmadığını söyledi.



