Yeni teknolojiler ve sosyal medya platformlarının hâkimiyetindeki dünyada, kullanıcılar her zamankinden daha fazla telefonlarına bağlı. Ancak artık akıllara şu soru geliyor: Her gün içerik paylaşma alışkanlığı yavaşladı mı, yoksa hala artıyor mu? Belki de yanıt, telefonu ara sıra “tatil moduna” alabilmekte saklı.
Morning Consult’un yaptığı bir ankete göre, sosyal medya kullanan Amerikalı yetişkinlerin %28’i geçtiğimiz yıla kıyasla daha az paylaşım yapıyor. Daha sık paylaşanların oranı ise yalnızca %21. Geri kalan grup ya aynı tempoda devam ediyor ya da davranışlarında küçük değişiklikler gözleniyor.
Kimler daha az paylaşıyor?
Cinsiyet farkı belirgin: Erkeklerde durum neredeyse dengeli (%27 daha çok, %26 daha az paylaşım). Kadınlarda ise tablo değişiyor: %30’u daha az paylaşırken yalnızca %16’sı daha çok paylaşıyor.
Nesiller arasında farklılık var:
- Z kuşağı: %33 daha az, %30 daha çok paylaşıyor.
- Y kuşağı: %29 daha çok, %27 daha az.
- X kuşağı: %27 daha az, %19 daha çok.
- Baby boomer’lar: %28 daha az, sadece %8 daha çok.
Ekran süresi de azalıyor
Sosyal medyada daha az paylaşım yapmak, platformlarda geçirilen toplam süreyi de düşürüyor. Çalışma çağındaki yetişkinlerin en az üç saatini sosyal medyada harcayanların oranı, geçen yıla göre 6,5 puan azalarak %30’a geriledi. Özellikle 31-49 yaş arası grupta bu oran %27’ye kadar düştü.
Mayıs ayında yapılan ve 1.737 sosyal medya kullanıcısını kapsayan araştırma, giderek daha fazla insanın hayatının her anını internette paylaşma ihtiyacı hissetmediğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu durum, hem zihinsel sağlık için faydalı hem de özel hayatın korunmasını sağlıyor.
Artık paylaşmak değil, izlemek moda. Sosyal medya kullanıcıları giderek daha çok gözlemci oluyor; içerik üretmek yerine başkalarının paylaşımlarını takip etmeyi tercih ediyor.



