Brisa’da sürdürülebilirlik konusu bundan 20 sene önce ajandada yer almaya başladı. İş hayatımın ilk dönemlerine denk gelen bir zamanlamayla bu konunun gündeme gelmesi, farkındalığımı artırdı. Ardından, şirkette aldığım roller ve sorumlulukların bir parçası hep iş dünyasının toplumsal ve çevresel sorumluluklarına paralel oldu. Bu süreçte bir etki alanı oluşturabildiğimi gördüm.
Bir şirketin, kâr elde etmenin yanı sıra, topluma ve çevreye karşı da büyük sorumlulukları olduğuna inanıyorum. Motivasyonum da buradan geliyor. Kendime bu alanda da bir rol görüyorum ve tüm paydaşlarımız nezdinde etkili, benzersiz dönüşüm çalışmaları yürütüyorum.
Şirketimizde sürdürülebilirlik, regülasyonların ve faaliyet alanımızın dışında sorumluluklar alarak, günlük çalışmalarımıza ek olarak her birimizin bu sorumluluğu alarak çalışmalarını yürüttüğü bir alan.
“İklim Değişikliği”, “Su Güvenliği” ve “Tedarikçi İlişkileri” kategorilerinde dünya sıralamasında yer alıyoruz”
Sürdürülebilirlik hedeflerimizi ve aksiyonlarımızı düşük karbon ekonomisine geçiş, düşük temas ekonomisine geçiş ve sosyal-kültürel dönüşüm olmak üzere üç temel alanda oluşturduk ve bu başlıklar altında aksiyonlar alarak ilerliyoruz. Karbon Saydamlık Projesi (CDP)’ye en başından beri raporlama yapıyor, halen “İklim Değişikliği”, “Su Güvenliği” ve “Tedarikçi İlişkileri” kategorilerinde Dünya sıralamasında yer alıyoruz. Bu başarıya ulaşan global lastik sektöründeki ilk ve tek şirketiz. Uluslararası sürdürülebilirlik derecelendirmesi sağlayan Ecovadis’de “Altın” kategoride yer alıyoruz. Yeryüzü sıcaklığını 1,50C’de tutacak senaryoyla, 2021’de Kapsam 1-2-3 emisyon azaltımımızı Bilim Temelli Hedeflere (SBT) onaylattık. Dünya lastik sektöründe ve Türkiye iş dünyasında bunu başaran ilk şirket olarak öncüyüz. 2023 yılı Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) performansımız, Londra Borsası (LSEG) işletmesi Refinitiv değerlendirmesinde “En İyi Derece” (Excellent) seviyesinde.
2030 yılında karbon emisyonumuzu %56 azaltmayı ve 2050’de ise net sıfıra ulaşmayı hedefliyoruz. Karbonsuzlaşma yol haritamız ve iklim geçiş planımız hazır ve kararlılıkla uyguluyoruz.
Tüm değer zincirimizin de yanındayız. “Yeşil Bayi” programımızla bayilerimizin mağazalarında karbon emisyonlarını azaltmalarına destek veriyoruz. 2030 vizyonumuz, Türkiye’deki tüm bayi ağımızın “Yeşil” olması. Tedarikçilerimiz için de SUSPRO programımız var. 2028 yılına kadar satın aldığımız mal ve hizmetlerden kaynaklı emisyonların %79’unu oluşturan tedarikçilerimizin bizim gibi sürdürülebilirlik taahhütleri vermesini hedefliyoruz.
Tüm bu süreçlerde girişimciler ve teknoparklarla da ortak çalışmalar yürütüyoruz.
Sürdürülebilirlikle ilgili somut planlarımız ve kararlı aksiyonlarımız, 2025 yılına kadarki yatırımlarımızın finansmanı için de güven inşa etmemizi sağladı. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), 100 milyon ABD doları karşılığı tutarında sürdürülebilirlik bağlantılı bir kredi sağlarken, bu finansman sürecimizi “Environmental and Social Best Practice” kategorisinde dünyada en iyi üçüncü proje olarak ödüllendirdi.
Kısacası mobilitenin lideri olarak sürdürülebilirlikte de hem ulusal hem de global çapta lider bir rol üstleniyoruz.
Sürdürülebilirlikte hedef kısa vadeli kazançlar değil uzun soluklu bir yolculuk. Kararlılıkla ve dönemsel dalgalanmalardan etkilenmemesini sağlayarak ilerletmek gerekiyor.
En büyük zorlukların başında regülasyonlarda netlik olmaması ve bu belirsizlikler içinde uyumlanabilmek için kararları bugünden almak gerekiyor. Doğru tahmin setlerini oluşturmak, riskleri ve fırsatları her yönüyle değerlendirmek ve doğru kararlarla ilerlemek gerekiyor. Zaman kaybetme lüksümüz yok. Brisa’da her sene global riskleri değerlendirir, şirketimizin risk evreni ile eşleştirir ve sürdürülebilirlik özelinde bir set oluştururuz. Her risk ve fırsatın, etki seviyesini belirleriz. Aksiyonları, 12 adet Sürdürülebilirlik Görev Gücü’ndeki ekip arkadaşlarımızla ve ilgili bölümlerle yönetiriz.
“2005’ten bu yana karbon emisyonu verisine sahip bir şirketiz”
Bir diğeri, üretimde anlık ve değer zincirinde gerçek veriye ulaşmak. Enerji, su, atık, tedarik zinciri verilerinin dijitalleşmesi ve izlenebilir olması büyük önem taşıyor. Burada en büyük gücümüz dijitalleşme. 2005 yılından bu yana karbon emisyonu verisine sahip bir şirketiz. Verinin tutulması, veriye dayalı karar alınması hatta yapay zeka uygulamalarıyla sürdürülebilirlik verisinde öngörü oluşturma çalışmalarımız var. Bunlar hem global lastik sektöründe hem de Türk iş dünyasına öncü ve örnek uygulamalar seviyesinde.
Bir diğer zorluk, bu yolculukta bir kişiyi bile geride bırakmadan beraber ilerleyebilmek. Bu da büyük bir kültürel dönüşüm gerektiriyor. Bunun için üst yönetimimiz sahipliğinde eğitimlerle, bu konuya odaklı özel komiteler oluşturarak, şeffaf iletişimle ve ortak hedeflerle tüm çalışanlarımızda sürdürülebilirlik farkındalığını ve bilincini kalıcı hale getiriyoruz. Çalışanlarımızın ötesinde, tasarladığımız programlar aracılığıyla bayilerimiz ve tedarikçilerimizle beraber çalışıyoruz. Girişimci dostuyuz. Birlikte teknoloji, ürün geliştirdiğimiz, ardından ilk müşterisi olduğumuz girişimler var. Girişimcileri ve teknoparkları gençlerle bir araya getirdiğimiz projeler yürütüyoruz.
Kendimizi sadece bir lastik üreticisi olarak değil, lastiğin ötesinde hizmetler sunan bir mobilite lideri olarak konumlandırıyoruz. Bu sebeple en öncelikli ajandalarımızdan biri sürdürülebilir mobilite.
Bir yandan karbonsuzlaşma yol haritamızı kararlılıkla uyguluyor, bir yandan da yine bu alanı destekleyecek şekilde döngüsellik konusunda çalışıyoruz. Her geçen gün doğal kaynakların kullanımını azaltmamız, doğadan aldığımızı doğaya teslim etmemizi sağlayacak yöntemler bulmamız gerekiyor. Enerjide, suda, atık yönetiminde tam bir döngüsellik sağlamadan, net sıfır yolculuğunda başarı elde edemeyeceğimiz aşikar. Bu sebeple, döngüsellikle ilgili teknolojilere ve süreçlere şimdiden odaklanıyoruz.
Bir diğer odaklandığımız alan değer zincirimiz. Tüm operasyonlarımızda geçiş sürecini yönetirken, bir yandan da hem tedarikçilerimizle hem de bayilerimizle köklü dönüşümler gerçekleştiriyoruz.



