E-posta yazmaktan soruları yanıtlamaya ve verileri düzenlemeye kadar, üretken yapay zeka araçları günlük dijital rutinlerin ayrılmaz bir parçası haline geldi. İşleri daha hızlı ve kolay hale getirmesi cazip olsa da bu teknolojilerin göz ardı edilen bir maliyeti var: Her ChatGPT sorgusunda enerji harcanıyor ve bu da fark edilmesi zor bir karbon ayak izine neden oluyor.
Surfshark’ın yakın tarihli araştırmasına göre, ChatGPT’ye gönderilen her bir komut ortalama 2 watt-saat enerji tüketiyor. Bu da yaklaşık olarak 10 watt’lık bir LED ampulü 12 dakika çalıştırmaya ya da 5 watt’lık bir telefon şarj cihazıyla 24 dakika şarj yapmaya eş değer. Başka bir açıdan bakıldığında, tek bir sorgu göndermek, 1000 watt’lık bir mikrodalga fırını yedi saniye çalıştırmakla aynı enerjiye denk geliyor. Öğle yemeğini ısıtmak için ortalama üç dakika mikrodalga kullandığınızda harcanan enerjiyle 26 kez sohbet botuna soru sorabilirsiniz.
Etki büyüyor, sayı çoğalıyor
Bu enerji tüketimi, büyük ölçekte ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Örneğin, ABD’de yaşayan her birey sadece bir kez ChatGPT kullansa, toplamda yaklaşık 685 megawatt-saat enerji harcanmış olur. Bu da ortalama 63 hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacına eşit.
Üstelik mesele sadece enerji tüketimiyle sınırlı değil. Her bir sorgunun yaklaşık 4.32 gram karbondioksit saldığı tahmin ediliyor. Bu küçük gibi görünse de milyonlarca kullanıcı söz konusu olduğunda, çevresel etki göz ardı edilemez hale geliyor. Sadece bir gün içinde, ABD’deki herkes bir kez ChatGPT kullansa, bu kullanım 1.479 metrik ton CO₂ emisyonuna neden olurdu. Bu da 322 benzinli aracın bir yılda yaydığı gaz miktarına ya da 1.500 kişinin Londra–New York arası gidiş-dönüş uçuşuna eş değer.
Daha çok kullanıcı, daha çok tüketim
Küresel çapta üretken yapay zeka kullanımının hızla arttığı göz önünde bulundurulduğunda, sistemlerin daha verimli hale getirilmesi gerektiği açık. 2025 yılı itibarıyla dünya genelinde bu tür yapay zeka araçlarını kullanan kişi sayısının 378 milyona ulaşması bekleniyor. Bu sayıya yalnızca bir yılda 65 milyon yeni kullanıcı daha eklenecek.
Ancak her bir sorgunun ne kadar enerji tükettiği konusunda kesin bir görüş birliği yok. Bazı araştırmalar daha yeni ve verimli modellerin sadece 0.3 watt-saat tükettiğini öne sürerken, bazı eski ya da karmaşık sistemlerde bu rakam 3 watt-saate kadar çıkabiliyor. Bu farklılıklar, hem altyapıdaki ilerlemeleri hem de enerji kullanımının doğrudan değil, modellemelerle ölçülmesinden kaynaklanan zorlukları yansıtıyor.
Karşılaştırma açısından, bir Google aramasının yaklaşık 0.3 watt-saat enerji tükettiği biliniyor. Bu da ChatGPT’nin yedi kat daha fazla enerji harcadığı anlamına geliyor.
Elektrik kaynağı da belirleyici
Bir sorgunun çevresel etkisi, enerjinin üretildiği kaynaklara göre de değişiyor. Veri merkezleri hala birçok bölgede fosil yakıtlarla besleniyor. Bu nedenle tek bir yapay zeka sorgusu bile karbon salımına neden olabiliyor. Elektrik şebekesinin yoğunluğuna bağlı olarak, bir sorgunun yol açtığı emisyon 1 gramın altında da olabilir, 9 gramın üzerine de çıkabilir.
Araştırmacılar, bu etkileri daha anlaşılır hale getirmek için standart ev aletlerinden yararlandı. Örneğin, 10 watt’lık bir lamba, 5 watt’lık telefon şarj cihazı, 100 watt’lık bir televizyon ve 1000 watt’lık bir mikrodalga fırın kullanılarak, bir yapay zeka sorgusunun aynı miktarda enerjiyle neleri çalıştırabileceği hesaplandı. ABD nüfusu ile ulusal enerji tüketimi karşılaştırılarak, bu enerji başka alanlara yönlendirilse kaç haneyi besleyebileceği de ortaya kondu.
Yine de bu veriler, yapay zekanın kullanımından tamamen vazgeçilmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak bu sistemlerin hızla yayıldığı günümüzde, daha çevre dostu ve verimli hale getirilmesi büyük önem taşıyor. Çünkü her yapay zeka yanıtının arkasında henüz tam olarak hesaplanmamış bir çevresel fatura duruyor.



