E-ticaret ve teknoloji endüstrilerinin büyümesiyle, dijital dünyaya her zamankinden daha fazla bağımlı hale geliyoruz. Özel bilgilerimizin çoğu, finansal ayrıntılardan tıbbi kayıtlara kadar çevrimiçi olarak saklanıyor. Araştırmalar, çoğu kullanıcıların bilgilerinin şimdi her zamankinden daha az güvenli olduğuna inandığını gösteriyor. Şirketler müşterilerine ulaşmak ve satış yapmak için bu veri setlerine güveniyor ancak tüketiciler mahremiyetleri konusunda endişe duymaya başladı.
Veri koruma, iş başarısının o kadar hayati bir parçası haline geldi ki insanların satın alma gücünü bile değiştiriyor. ATB Ventures tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Kuzey Amerikalıların %63’ü mahremiyetlerini koruyan kuruluşlardan satın almayı tercih ediyor. Satın alma güçlerini tüketici verileriyle sorumlu davranan markalara harcamaya daha istekliler.
ATB Financial’ın inovasyon kolu olan ATB Ventures, Kuzey Amerika’daki 1.000’den fazla profesyonelden toplanan bilgilerle teknoloji dünyasındaki güvenin durumu hakkında yeni bir rapor yayınladı. Bu içgörülerle, markaların verileri nasıl kullanacaklarını ve tüketici güvenini nasıl sürdüreceklerini anlamaları için bir çerçeve olan The Trust Stack’i oluşturdular.
Bu bulgular hem girişimciler hem de iş dünyası liderleri için çok önemli çünkü herhangi bir sektörle ilgili zorlu bir soruya ışık tutuyor: Tüketicinin güvenini sarsmadan verileri nasıl etkin bir şekilde kullanabiliriz?
Bu soru, işin geleceğini ve müşteri deneyiminin geleceğini belirliyor. Müşteriler, yüksek etik standartlara ve uygulamalara sahip şirketlerle etkileşime girmeye önem veriyor ve bu tercih, veri gizliliği beklentilerinde kendini gösteriyor. İşte girişimcilerin ATB Ventures’ın bulgularından öğrenebilecekleri.
Veri Gizliliği Müşteri Deneyimine Bağlı
Veri gizliliği o kadar önemli hale geldi ki artık doğrudan müşteri deneyimine bağlı. Müşterilerinize en iyi ürünleri, hizmetleri ve deneyimleri sunmanın yanı sıra, kişisel bilgileriyle ilgili olarak onlara bir güvenlik duygusu da sağlamalısınız.
Araştırmaya göre, ankete katılanların %70’i verilerini kullanan kuruluşlar üzerinde daha fazla sorumluluk görmek istiyor. Kısacası, veri korumanın bir öncelik olduğunu bilmek istiyorlar.
Teknoloji yığınınızı seçerken, veri gizliliğinin en üstte olduğundan emin olun. İş stratejinizde müşterilerinizin verilerini nasıl saklayacağınızı ve koruyacağınızı düşünün. Veri toplamak için müşterilere ulaşırken, aşırı veri içermeyen, yalnızca gerekli bilgileri gerektiren yöntemleri seçin. Şeffaf bir şekilde talep ederseniz, müşterinin sizinle birlikte katılma ve veri sunma olasılığı daha yüksek olacaktır. Veri politikalarınız, bilgilerin nerede saklandığı ve başkalarıyla paylaşıp paylaşmayacağınız konusunda müşterilerinize açık olun.
Tüm bu faktörler, her iki gruba da hizmet eden bir sonuç olan kuruluş ve tüketici arasındaki güveni geliştirmek için birlikte çalışıyor. Müşterilerin çevrimiçi kişiselleştirme kolaylığı ve rahatlığından vazgeçmeleri gerekmiyor ve kuruluşlar ideal müşterilerine daha kolay ulaşabiliyor.
Gücü Müşterilerin Ellerine Bırakın
Tüketicilerin veri gizliliği konusundaki birincil endişesi, verilerinin nasıl ele alınacağı konusunda bir seçeneklerinin olup olmadığıdır. Bu noktada birçok tüketici, bilgilerinin en yüksek teklifi verene dağıtıldığını tespit ederek arka plan veri toplama deneyimi yaşadı. Araştırmaya göre, katılımcıların %35’i veri ihlallerinin kaçınılmaz bir gerçek olduğuna inanıyor.
Büyük Veri, tüketicileri dış kaynaklar tarafından gözlemlenme konusunda güçsüz bırakarak, her türlü veri paylaşımına olan güvenlerini azalttı. Ancak aynı zamanda, ankete katılanların %50’si veri gizliliği dünyasında gezinmek için zamanlarının olmadığını söyledi.
Bu, şirketlerin ve kuruluşların müşterilerini, öncelikle eğitim yoluyla güçlendirmesi gereken yer. Müşterilerin verilerinin nasıl kullanıldığını, nerede depolandığını ve nereye gittiğini anlamaları hayati önem taşıyor. Web sitenizin alt kısmında yer alan basit bir açıklayıcı ile müşterilerinizi benzersiz veri uygulamalarınız konusunda eğitebilirsiniz.
Şüphesiz veri gizliliği, hem kuruluşlar hem de tüketiciler arasında büyüyen bir endişe kaynağı. Şirketler, en iyi deneyimleri sağlamak için verilere ihtiyaç duyuyor ancak işi sürdürmek için tüketici güvenine ihtiyaç da duyuyorlar. Başarı, bir şirketin tüketici güvenini geliştirme, verileri güvende tutma ve tüketici için kapsamlı bir deneyim sağlama becerisine bağlı olacaktır.




