William Hesketh Lever‘ın 1888’de İngiltere’de kurduğu ilk sabun fabrikası, Unilever‘in tarihsel inovasyon ekosisteminin merkezine dönüştü. Lever Kardeşler’in 1911’de inşa ettiği ilk özel araştırma binasından bu yana Port Sunlight, temizlik dünyasını değiştiren çok sayıda öncü buluşa imza attı. İlk konsantre sıvı çamaşır deterjanından yoğun kıvamlı çamaşır suyuna, enzim içermeyen ilk deterjan kapsüllerinden plastik içermeyen karton ambalajlara kadar temizlik alanındaki birçok ilk bu üste tasarlandı.
Bugün OMO, Cif, Domestos, Surf, Sunlight, Comfort (Yumoş) ve Radiant olmak üzere yedi büyük ev bakım markasının temel araştırma ve geliştirme süreçleri aynı tarihsel merkezde yürüyor. Dünya genelinde yaklaşık 96 bin kişiye istihdam sağlayan ve ürünleri her gün 3,7 milyar insana ulaşan Unilever için Port Sunlight, küresel bilimsel altyapının yerel tüketici içgörüleriyle nasıl birleştiğinin en somut göstergesi.
Rakamlarla Unilever

Üç tesis ve dünyanın en yoğun kimya robotu nüfusu
Son yıllarda Port Sunlight üç stratejik yatırımla bambaşka bir ölçeğe taşındı. Bunların ilki olan Malzeme İnovasyon Fabrikası (MIF), malzeme kimyası alanında dünyadaki en yüksek robot yoğunluğuna sahip Ar-Ge merkezi. Unilever, Liverpool Üniversitesi ve İngiliz finansman kuruluşları arasındaki örnek bir kamu-özel sektör ortaklığıyla kurulan 81 milyon GBP değerindeki tesis, yaklaşık 11 bin metrekarelik alanda 250’den fazla araştırmacıya ev sahipliği yapıyor.

Tesisteki özel üretim robotlar, geleneksel laboratuvar yöntemlerine kıyasla verileri 10 kat daha hızlı işleyerek normalde onlarca yıl sürecek çalışmaları günlere indiriyor. Bu hız, bilim insanlarını tekrarlayan operasyonel işlerden kurtarıp veri modelleme, simülasyon ve tüketici deneyimine odaklı stratejik buluşlara yönlendiriyor. 2020’den bu yana 400’ün üzerinde patent başvurusu ve 24 terabaytın üzerinde veri bu tesisten çıktı, bilim insanı başına fikri mülkiyet üretkenliği iki üç kat arttı.
İkinci tesis olan Ürün İnovasyon Laboratuvarı (PIL), Unilever’in önümüzdeki on yıllarda üreteceği ürünlere öncülük ediyor. Laboratuvarla yakın çalışan Tüketici Merkezi, uzmanları ürün geliştirme yolculuğunun en başında tüketicilerle buluşturan dünya lideri bir tesis. Üçüncüsü olan İleri Üretim Merkezi (AMC) ise 24 milyon GBP yatırımla kurulan, devrimsel formülleri endüstriyel ölçekte test eden dünya standartlarında bir pilot tesis.
Port Sunlight’ın üç stratejik tesisi
- Malzeme İnovasyon Fabrikası (MIF) — 81 milyon GBP. Malzeme kimyasında dünyanın en yüksek robot yoğunluğu. 11 bin metrekare, 250’den fazla araştırmacı, 24 TB’ı aşan veri, 2020’den bu yana 400’ü aşkın patent başvurusu.
- Ürün İnovasyon Laboratuvarı (PIL) — Önümüzdeki on yılların ürünlerini tasarlayan laboratuvar. Tüketici Merkezi ile erken aşama ürün testleri.
- İleri Üretim Merkezi (AMC) — 24 milyon GBP. İnovasyonları ölçekli test eden dünya standartlarında pilot tesis.
Liverpool’da yazılan formül İstanbul’da Türk titizliğiyle buluşuyor
Port Sunlight’ın hız, dijitalleşme ve robotik optimizasyon odaklı teknolojileri, Unilever Türkiye’nin pazarı okuma becerisiyle birleşiyor. Şirketin başarısının arkasında küresel Ar-Ge gücünü yerel içgörülerle harmanlama yeteneği duruyor. Liverpool’da geliştirilen üstün teknolojiler, Türkiye’deki tüketicilerin beklentileriyle birleşerek milyonlarca haneye yüksek performanslı ve çevre dostu çözümler olarak ulaşıyor.
Bu köprünün en somut örneği, Türk halkının yüzde 90’ının kısa yıkama programı tercih etmesinden doğdu. Bu yerel içgörü, Port Sunlight’taki bilim ekibine OMO Express Fresh’in çıkış noktasını verdi. Orhonoğlu, küresel laboratuvarın çıktısını yerel pazarın diline çeviren bu yapıyı şu sözlerle anlatıyor. “Unilever Türkiye, sadece güçlü bir pazar ve üretim üssü değil, aynı zamanda Unilever dünyası içindeki en kritik global Ar-Ge merkezlerinden biridir. Küresel bilimsel altyapımızı kendi topraklarımızdaki üstün Ar-Ge yetkinliklerimizle birleştirerek, doğrudan Türkiye’deki tüketicilerimizin ihtiyaçlarına yönelik özel ürünler geliştiriyoruz.”
Türkiye artık yarım milyarlık bir coğrafyanın yönetim üssü
Unilever Türkiye, pazardaki ürünlerinin yaklaşık yüzde 90’dan fazlasını yerel olarak üretiyor ve ev bakımda tonaj bazında küresel ağın ilk 10’unda, altıncı sırada yer alıyor. Bu üretim gücü, şirketin yönetim mimarisini de yeniden çizdi. Türkiye, Orta Doğu liderliğinin yanına Pakistan ve Bangladeş’in eklenmesiyle yarım milyarı aşan nüfuslu PTAB bölgesinin tek yönetim ve mükemmeliyet üssü haline geldi.
Ali Fuat Orhonoğlu şu sözlerle dikkat çekiyor: “Bu yerel güç, Unilever’in küresel liderliğinin de dikkatinden kaçmadı. Aldığımız stratejik kararla Türkiye, yarım milyarı aşan nüfuslu PTAB bölgesinin tek yönetim ve mükemmeliyet üssü haline geldi. Artık İstanbul’dan sadece bir pazarı yönetmiyor, devasa bir coğrafyanın stratejilerine yön veriyoruz.”
Rakamlarla Unilever Türkiye
- 2 fabrika, 16 marka, 10 depo
- 2.000’den fazla çalışan, 400’ü aşkın tedarikçi
- Yüzde 90 yerel üretim
- 800 toplam SKU, ev bakımda 350 SKU
- Yönetim rollerinde yüzde 55 kadın, yönetim kurulunda yüzde 60 kadın
- 2025 ihracatı 173 milyon dolar, 2019-2025 arası toplam 1 milyar doları aşan ihracat
- 29 ülkeye ürün gönderiyor
- Ev bakım işi, tonaj büyüklüğünde dünyada 6. sırada
Türkiye’nin ağırlığı üretim hacmiyle sınırlı kalmıyor. Ülke, Unilever’in dünya genelindeki 12 bölgesel Ar-Ge merkezinden biri ve Sarıgazi ile Ümraniye’de iki tescilli Ar-Ge merkezine sahip. 22,3 milyon haneye hizmet veren Türkiye Ar-Ge’si, 17 ülkeden oluşan PTAB bölgesinin tamamı için yerel inovasyona liderlik ediyor

SASSY kriterleri temizlik ürününü arzu nesnesine dönüştürüyor
Unilever, işlevsel ürün tasarımının yanına bilime ve duyulara dayanan yeni bir katman ekledi. Psikoloji ve sağlık alanlarından toplanan içgörüler, gelişmiş yapay zeka modellemeleriyle analiz edilerek markalara entegre ediliyor. Bu yapı, SASSY adıyla tanımlanan marka kriterlerini ve “Kitlelerde Arzu Yaratan Markalar” (Desire at Scale) pazarlama stratejisini besliyor. Yaklaşım, ev bakım ürünlerini sıradan birer temizleyiciden tüketicide keyif, güven ve aidiyet duygusu yaratan ürünlere taşıyor.
SASSY marka kriterleri
- S cience (Bilimden güç alan) — Ürünün arkasında bilim ve teknoloji, güvenin temeli.
- A esthetics & S ensorials (Estetik ve duyusal deneyim) — Ambalaj, koku ve dokuyla arzu nesnesine dönüşen ürün.
- S aid & Shared by Others (Başkaları tarafından konuşulan) — Toplulukların, uzmanların ve içerik üreticilerinin sözü.
- Y oung Spirited (Genç ruhlu) — Yaştan bağımsız, kültürün içinde duran modern bir duruş.
- Orhonoğlu, markaların geçirdiği bu dönüşümü kategoriyi yeniden tanımlayan bir kırılma olarak değerlendiriyor.
“Geleneksel temizlik anlayışı artık kabuk değiştiriyor.” diyen Orhanoğlu bu cümlenin arkasındaki tüketici beklentisini de açıyor. Özellikle genç kuşağın ev bakım ürünlerinde yalnızca hijyen aramadığını, yaşam alanının atmosferini ve kendi ruh halini besleyecek üst düzey bir deneyim talep ettiğini belirten Orhonoğlu, “Ürünlerimizi sıradan bir ev işinde kullanılmaktan çıkarıp duyuları harekete geçiren, estetiği ve bilimi buluşturan birer arzu nesnesine dönüştürüyoruz. Böylece yalnızca ihtiyaçları karşılayan değil, bunun ötesinde arzu edilen markalar yaratmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
OMO Express Fresh ile Türkiye dünyanın bir numarası oldu
Yerel içgörünün küresel bilimle buluşması, en net karşılığını çamaşır bakımında buldu. Türk halkının yüzde 90’ının kısa program tercih etmesinden yola çıkan ekip, Port Sunlight’ta “Hızın Bilimi” yaklaşımıyla OMO Express Fresh’i geliştirdi. Patentli Fast Clean teknolojisi, makine çalışır çalışmaz aktifleşerek 15 dakikalık en kısa programda bile görünmeyen ter kokularını ve zorlu lekeleri gideriyor.
Orhonoğlu, şu değerlendirmede bulundu: “Tüketicilerin yüzde 78’i haftada en az bir kez kısa program kullanırken, yüzde 48’i yıkamalarının çoğunluğunu kısa programda gerçekleştiriyor. Beyazlar, Renkliler ve Siyahlar gibi çeşitlerle genişlettiğimiz bu aile, sıvı deterjan pazarındaki ciro liderliğimizi perçinleyen en yeni inovasyonumuz. Türkiye, dünyada 1 numaralı OMO Express Fresh ülkesi. Ürünü deneyen Türk tüketicilerinde yüzde 36 oranında tekrar geri alım hızını yakaladık.”

Cif Infinite Clean probiyotiklerle temizliği üç güne yayıyor
Yüzey temizliğinde de Ar-Ge yetkinliği ile Türk tüketicisinin içgörüsü aynı üründe buluştu. Lansmanı yakın zamanda yapılan Cif Infinite Clean, doğal probiyotikler içeren patentli formülüyle mutfak tezgahından hassas elektronik eşyaya, çocuk ve evcil hayvan eşyalarına kadar her yüzeyde tozun yeniden birikmesini üç güne kadar geciktiriyor. Yeniden doldurulabilir yedek şişe sistemi sayesinde plastik kullanımını yüzde 50’ye kadar azaltan ürün, lüks koku notalarıyla rutin bir temizliği duyusal bir deneyime taşıyor.
Aynı bilimsel çizgi banyo temizliğinde de karşılığını buldu. Ters çevrilerek en zor noktalara püskürtülebilen Domestos Köpük, kategoride standartları yeniden tanımladı. Orhonoğlu, Cif Infinite Clean’in kategoriyi yeni bir döneme taşıdığını vurgulayarak “Bu yenilikçi yaklaşımın tüketicilerin temizlik alışkanlıklarını yeniden şekillendireceğine inanıyoruz” dedi.
Sürdürülebilirlik Konya’da yapay zeka ve güneş enerjisiyle somutlaşıyor
Unilever, dünya genelinde Paris Anlaşması’nın belirlediği takvimi 11 yıl öne çekerek 2039’da değer zincirinde net sıfır emisyon hedefi koydu. Türkiye’de bu yolculuğun en somut adımları Konya Ev Bakım fabrikasında atılıyor. 2025’te Unilever ve MEXT iş birliğiyle hayata geçen Digital Tower projesi, toz deterjan üretiminde yapay zeka kullanarak yıllık doğalgaz tüketiminde yüzde 6 azalma sağlıyor ve doğaya salınan 760 ton karbondioksiti engelliyor.

Fabrikaya 4,5 milyon Euro yatırımla kurulan güneş enerjisi santrali, tesisin toplam enerji ihtiyacının yüzde 30’unu yeşil enerjiyle karşılıyor. Su tarafında ise Karaman’ın Burunoba köyünde 2026 itibarıyla başlatılan koruma programı, doğru su yönetimini sağlayacak tarım uygulamaları ve rüzgar bariyerleri kuruyor. Bacalardan salınan karbonu yakalayıp temizlik hammaddesine dönüştüren “Gökkuşağı Karbonu” gibi Port Sunlight kaynaklı teknolojiler, Türkiye’deki ürün portföyünün geleceğini de şekillendiriyor.
2026 ajandası performans, duyu, dijital ve sürdürülebilirliği aynı çatıda topluyor
Unilever Ev Bakım, 2026’da tüketici içgörülerini doğru okuyarak performans, duyusal deneyim, dijital teknoloji ve sürdürülebilirliği aynı stratejik çatı altında birleştirmeye odaklanıyor. In-house yapay zeka ajansı SketchPro ile içerik üretim süreçlerini hızlandıran şirket, farklı mecralara uyarlanabilen içgörü odaklı bir iletişim modeli kuruyor. Türkiye, bu vizyon içinde küresel bir yönetim ve yetenek ihracı değeri taşıyor.
Ali Fuat Orhonoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Hedefimiz, ev ve çamaşır bakımında dijitalleşmenin getirdiği hızla kültürü ve tüketici davranışlarını şekillendiren yenilikçi bir kategori lideri olarak bölgedeki güçlü büyümemizi sürdürmek. Bu yönetim gücünü taçlandıran bir diğer unsur ise küresel organizasyonda görev alan 188 Türk lider. Bu rakamın yüzde 65’ini kadın yöneticiler oluşturuyor.”
Port Sunlight’ın robotlarıyla başlayıp Türk evlerinin temizlik rutininde tamamlanan bu zincir, küresel bilimin yerel içgörüyle nasıl güç kazandığını gösteren bir örnek sunuyor. Türk tüketicisi bir Unilever markasını tercih ettiğinde hem evindeki en iyi temizliğe ulaşıyor hem de Türkiye’nin doğal kaynaklarını koruyan küresel bir hareketin parçası oluyor.



