Üç farklı filme eşit derecede farklı ama muhteşem pazarlama tanıtımları eşlik ediyor. Bu filmleri her sinema ve reklam tutkunu için kaçırılmaz kılan sıra tek şey dışı fikirler.
Çoğu zaman film tanıtımları, sıradan fragmanlardan ve afişlerden ibaret olabilir. Ancak bazı filmler, pazarlama stratejileriyle sıradanın dışına çıkarak izleyicileri etkileyici ve beklenmedik bir şekilde kendine çeker. İşte sinema dünyasında öne çıkan üç film ve onların alışılmadık pazarlama stratejileri:
The Blair Witch Project (1999)
1999’da yayınlanan bu korku filmi, Maryland’in küçük bir kasabasında kaybolan üç çocuğun hikayesini anlatıyor. Filmle aynı dönemde başlatılan tanıtım kampanyası, izleyicileri kandırmayı hedefleyen bir sahte belgesel içeriyordu.

Burkittsville, Maryland’deki bir ormanda kaybolan öğrencilerin hikayesi, gerçek bir olay gibi sunularak izleyicileri etkilemeyi amaçlıyordu. Web sitesi, kaybolan çocukların biyografileri ve ormanın haritasını içeren detaylı materyallerle oluşturuldu. Bu kampanya, olayların gerçek olduğuna inanan izleyicileri büyüleyerek büyük bir başarı elde etti.
Bu hikaye nasıl bitti? Akıl almaz rakamlarla mutlak bir başarı yakalayan film, korku türüne hiçbir zaman tutkun olmayanları bile sinemaya kazandırdı. Üstelik üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala üç öğrencinin gerçekten ortadan kaybolduğuna ve hikayenin gerçek olduğuna inananlar var.
Deadpool (2016)
Film pazarlamaya adanmış bir Wikipedia sayfasını hiç duydunuz mu? Deadpool filminin kendine has bir özelliği olduğunu keşfetmeden önce biz de bilmiyorduk.
Düşük bütçeli bir prodüksiyon olan Deadpool, pazarlama stratejileriyle dikkat çekici bir başarı elde etti. Başrol oyuncusu Ryan Reynolds, sosyal medya ve webi etkili bir şekilde kullanarak filmi tanıttı. Reynolds, çeşitli özel günlerde ve olaylarda karakteri Deadpool olarak ortaya çıktığı tanıtım videolarıyla izleyicileri eğlendirdi.
Ayrıca, testis kanseri gibi ciddi konuları parodileştiren bir kamu hizmeti duyurusuyla dikkat çekici bir şekilde duyarlılık oluşturdu. Film, düşük bütçeli olmasına rağmen Reynolds’un etkileşimli sosyal medya stratejileriyle büyük bir başarı elde etti.

Film, tüm dünyada gişede büyük bir başarı elde etti ve tüm beklentileri aştı; alışılmadık pazarlamanın temel konseptini bir kez daha yineledi: Viral kampanyalar oluşturmak için büyük bir bütçeye ihtiyacınız yok.
The Dark Knight (2008)
Christopher Nolan’ın Batman serisinin ikinci bölümü olan “The Dark Knight”, etkileşimli bir pazarlama kampanyasıyla öne çıktı. Film öncesi dönemde, Gotham City dünyasını taklit eden küçük eşyalar içeren bir oyun başladı.

Harvey Dent’in seçim kampanyasını destekleyen bir web sitesi, Joker tarafından hacklenmiş gibi görünerek hayranları etkileşime geçmeye yönlendirdi.

Joker kartları gibi küçük ipuçları, izleyicileri filmle bütünleştirmek için kullanıldı. Gotham Times adlı hayali bir gazete, filmin dünyasını gerçekçi kılmak için bilgiler, ipuçları ve gizli mesajlar içeriyordu. Film, etkileşimli pazarlama stratejisi sayesinde büyük bir hayran kitlesi oluşturdu.

Bu üç film, alışılmadık pazarlama stratejilerini kullanarak sıra dışı bir etki yaratmayı başardı ve izleyicileri filmlerine çekmeyi başardı. Bu örnekler, büyük bütçelere gerek olmadan yaratıcı ve etkili pazarlama stratejilerinin ne kadar etkili olabileceğini gösteriyor.



