Ofislerde görünmeyen bir yönetici sınıfı doğuyor: Yapay zeka yöneticiliği

BCG'nin 14 pazarda 11 bin 749 çalışanla gerçekleştirdiği araştırmaya göre çalışanların yüzde 47'si artık işin kendisini yapmaktan daha fazla zamanı yapay zekayı yönetmeye ve yönlendirmeye ayırıyor. Business Insider'ın gündeme taşıdığı bu dönüşüm, çalışanların unvanları ve maaşları aynı kalırken görev tanımlarının sessizce yöneticiliğe doğru genişlediğini gösteriyor.

Bir yazılımcı kod yazmak, bir tasarımcı tasarlamak, bir metin yazarı yazmak, bir pazarlamacı strateji geliştirmek için işe girmiş olabilir. Yapay zekanın çalışma hayatındaki hızlı yükselişi ise giderek daha fazla profesyonelin gününü başka bir faaliyete kaydırıyor. Yapay zekaya görev vermek, gerekli bağlamı aktarmak, ürettiği işi kontrol etmek, hatalarını düzeltmek, yeni talimatlar vermek ve sonunda ortaya çıkan işin sorumluluğunu üstlenmek.

Bu görevlerin önemli bir bölümü geleneksel organizasyonlarda bir yöneticinin ekibine karşı üstlendiği işlere benziyor. Tek fark, yeni ekip üyelerinin yazılım ajanlarından oluşması.

Boston Consulting Group’un dördüncü küresel AI at Work araştırması bu değişimin ne kadar ilerlediğini gösteriyor. 11 bin 749 çalışanı kapsayan araştırmada katılımcıların yüzde 47’si, yapay zekayı yönetmek ve yönlendirmek için işin kendisini yapmaktan daha fazla zaman harcadığını söylüyor. Çalışanların yüzde 67’sine göre yapay zeka daha basit görevlerin önemli bölümünü zaten üstlenmiş durumda. İnsanların çalışma zamanı ise giderek karar verme, değerlendirme, düzeltme ve denetleme gibi alanlara kayıyor.

İş tanımları organizasyon şemalarından daha hızlı değişiyor

Yapay zeka kullanımının ilk döneminde teknoloji çoğunlukla çalışanın elindeki yeni bir araç olarak anlatılıyordu. Metni hızlandıran bir yardımcı, araştırma yapan bir asistan veya kod yazmayı kolaylaştıran bir uygulama…

Ajan sistemlerinin yaygınlaşması bu ilişkiyi farklı bir noktaya taşıyor. Çalışan artık yalnızca aracı kullanan kişi konumunda kalmıyor. Görevi parçalara ayırıyor, işi dağıtıyor, çıktı standartlarını belirliyor, performansı değerlendiriyor ve gerektiğinde sürece müdahale ediyor.

Business Insider’ın 22 Eylül’de yayımladığı haberde bu yeni çalışan tipi “bot boss” olarak tarif ediliyor. Haberde yer verilen profesyonellerin deneyimleri de dönüşümün yalnızca teknoloji sektöründe yaşanmadığını gösteriyor. Yazılım ve yapay zeka mühendisi Sinda Khenine artık modeller arasında seçim yapıyor, ajanlara bağlam sağlıyor, sınırlarını belirliyor ve ürettikleri işleri bir araya getiriyor. Teknik yazar ve backend geliştiricisi Mari Nnanna çalışma zamanının yaklaşık yüzde 20 ila 30’unu ajanları yönetmeye ayırdığını söylüyor. Ürün pazarlama danışmanı Patricia Diaz-Hymes için bu oran yaklaşık yüzde 30.

Burada ortaya çıkan yeni beceri yalnızca iyi prompt yazabilmekten çok daha geniş. Bir çalışanın hangi görevin yapay zekaya devredilebileceğini bilmesi, doğru bağlamı oluşturması, kaliteli bir çıktının nasıl göründüğünü tarif edebilmesi, hatayı fark edebilmesi ve sonuçtan sorumluluk alması gerekiyor.

Bir başka ifadeyle profesyonel uzmanlığın içine yeni bir yönetim katmanı ekleniyor.

Herkesin görünmez bir ekibi oluşuyor

Bu dönüşüm bazı şirketlerde teorik bir gelecek senaryosunun ötesine geçmiş durumda. Business Insider’a konuşan Wipro’nun CTO’su Sandhya Arun, yapay zekayla sağlanan üretkenlik artışının yaklaşık 20 bin çalışanın üretimine denk geldiğini söylüyor ve gelecekte aynı mühendisin birden fazla ajanı yönettiği modeller öngörüyor. Yaklaşık 30 kişinin çalıştığı yapay zeka girişimi Daytona’da ise şirketin 16 mühendisinin her biri ortalama beş yapay zeka ajanı yönetiyor. Şirket CEO’su Ivan Burazin’e göre çalışma biçimi o kadar değişmiş durumda ki mühendislerin doğrudan kod yazdığı zaman ciddi biçimde azalmış.

Bu model yaygınlaşırsa ekip büyüklüğünün tanımı da değişebilir. Bugün bir çalışanın yönetici sayılması çoğunlukla organizasyon şemasında kendisine bağlı insanlarla ölçülüyor. Peki bir yazılımcı aynı anda beş kodlama ajanına, bir pazarlamacı araştırma, içerik ve analiz ajanlarından oluşan bir sisteme, bir tasarımcı birkaç yaratıcı üretim ajanına iş dağıtıyorsa organizasyondaki rolü nasıl tanımlanacak?

Şirketlerin insan kaynakları sistemleri insan yöneten çalışanı tanıyor. Yapay zeka yöneten çalışan için aynı ölçüde yerleşmiş bir kariyer kategorisi henüz bulunmuyor.

Sorumluluk büyüyor, terfi aynı hızda gelmiyor

“Gizli terfi” fikrini önemli hale getiren nokta burada ortaya çıkıyor. Çalışanın sorumluluk alanı genişliyor, yönetsel faaliyetleri artıyor ve çıktının sorumluluğu üzerinde kalıyor. Bu dönüşümün unvan ve ücret sistemlerine yansıması ise oldukça sınırlı.

İş gücü analitiği şirketi Visier’in ABD’deki tam zamanlı çalışanlarla yaptığı araştırmada katılımcıların yüzde 54’ü son iki yılda yapay zeka nedeniyle rollerinin veya kariyerlerinin önemli ölçüde değiştiğini söylüyor. Business Insider’ın aktardığı araştırma bulgularına göre rolü değişen çalışanların yalnızca yüzde 17’si terfi almış durumda.

Bu tablo mevcut kariyer sistemlerindeki başka bir farkı da görünür hale getiriyor. Northwestern Üniversitesi Kellogg School of Management araştırmacılarının 43 şirketteki çalışan kayıtlarını inceleyen çalışması, organizasyonlarda bireysel katkıcılar ile yöneticilerin kariyer ve ücret yollarının belirgin biçimde ayrıştığını gösteriyor. Araştırmaya göre bireysel katkıcıların ücretleri organizasyonun alt seviyelerinde aynı seviyedeki yöneticilerden yaklaşık yüzde 32 daha düşük başlıyor. Fark üst seviyelerde yüzde 63’e kadar çıkabiliyor.

Yapay zeka burada yeni ve henüz tanımlanmamış bir çalışan profili yaratıyor. Organizasyon şemasında bireysel katkıcı görünen kişi, günlük işinin önemli bölümünde görev dağıtıyor, performans değerlendiriyor, geri bildirim veriyor ve ortaya çıkan sonuçtan sorumlu tutuluyor.

İnsan ekibi yönetmenin ekonomik ve kariyer karşılığı yıllardır tanımlanmış durumda. Dijital bir iş gücünü yönetmenin karşılığı ise şirketten şirkete, hatta ekipten ekibe değişiyor.

Yeni görev geldi, eğitim geride kaldı

Dönüşümün bir başka boyutu beceri açığı. BCG araştırmasına göre çalışanların yüzde 72’si yapay zekanın kendi rollerinden beklenen becerileri ciddi biçimde değiştirdiğini düşünüyor. Buna karşılık yalnızca yüzde 36’sı yeterli eğitim aldığını söylüyor.

Bu fark, şirketlerin çalışanlara bir yapay zeka aracı sunmasının iş dönüşümünü tamamlamadığını gösteriyor. Ajanları yönetmek için teknik kullanım bilgisinin yanında muhakeme, kalite değerlendirmesi, görev tasarımı, bağlam aktarımı ve hata tespiti gibi beceriler gerekiyor.

BCG’nin People & Organization biriminin liderlerinden David Martin’e göre, daha önce yönetici olmayan çalışanların yapay zekaya ne yapacağını anlatması, yaptığı işi değerlendirmesi ve sonuçtan sorumluluk alması gerekiyor. Martin bunu çalışanların geçmişte geliştirmek zorunda kalmadığı yeni bir “kas” olarak tanımlıyor.

Üstelik verimlilik arttıkça çalışanın zihinsel yükü her zaman azalmıyor. BCG’nin araştırmasında düzenli yapay zeka kullanıcılarının yüzde 67’si teknolojinin iş memnuniyetlerini artırdığını söylerken yüzde 41’i bilişsel yüklerinin yükseldiğini belirtiyor. BCG bu ikili durumu “joy paradox” olarak adlandırıyor. Yapay zeka bazı işleri kolaylaştırırken çalışanın önüne daha fazla karar, kontrol ve değerlendirme görevi çıkarabiliyor. Özellikle yapay zeka ajanları çoğaldığında yeni bir soru ortaya çıkıyor. Bir insan aynı anda kaç dijital çalışanın çıktısını sağlıklı biçimde kontrol edebilir?

Verimlilik kazancı yeni bir iş yükü yaratıyor

Yapay zekanın en güçlü vaatlerinden biri zaman kazandırması. BCG araştırmasına göre yapay zekayı düzenli kullanan ön saflardaki çalışanların yüzde 42’si teknoloji sayesinde haftada sekiz saat veya daha fazla zaman kazandığını belirtiyor. Bu, yaklaşık bir çalışma gününe karşılık geliyor.

Ancak şirketlerin bu zamanı nasıl değerlendireceği halen açık bir konu. Basit görevler otomasyona geçtiğinde boşalan zaman her zaman boş kalmıyor. Araştırmanın diğer bulguları çalışanların daha karmaşık işlere, kontrol görevlerine ve karar süreçlerine yöneldiğini gösteriyor. Yapay zekanın yarattığı zaman tasarrufu, bazı işlerde yeni bir koordinasyon ve denetim katmanıyla dolduruluyor.

Bu nedenle üretkenliği yalnızca “aynı işi daha kısa sürede yapmak” üzerinden ölçmek giderek yetersiz kalabilir. Bir çalışanın beş ajan sayesinde eskisinden üç kat fazla çıktı üretmesi, aynı zamanda beş farklı çalışma akışını kontrol etmesi anlamına gelebilir. Bu yeni denklemde darboğaz üretim kapasitesinden insan muhakemesine kayabilir.

Pazarlamacının yeni işi “iyi”yi tarif etmek olabilir

Pazarlama dünyası bu dönüşümün en hızlı görülebileceği alanlardan biri. BCG’nin 2026 CMO araştırmasında pazarlama liderlerinin yüzde 96’sı yapay zekanın fonksiyonlarında uçtan uca dönüşüm yarattığını söylerken, araştırmaya göre şirketlerin yalnızca yaklaşık üçte biri bu dönüşüm için gerekli operasyonel çalışmayı gerçekten tamamlamış durumda. CMO’ların yüzde 42’si üretken yapay zekayı halen insanların yaptığı belirli görevleri desteklemek için kullanıyor.

Ajanlar yaygınlaştıkça pazarlamacının değerinin bir bölümü içerik üretmekten içerik sistemini yönetmeye kayabilir. Bir marka için araştırma yapan ajan, tüketici içgörüsü çıkaran başka bir ajan, kampanya fikirleri geliştiren yaratıcı ajanlar, medya optimizasyonu yapan sistemler ve raporlama ajanları aynı çalışma akışına dahil olduğunda insanın görevi giderek kalite standardını, marka bağlamını ve doğru kararın neye benzediğini sisteme öğretmek haline geliyor.

Business Insider’a konuşan ürün pazarlama danışmanı Patricia Diaz-Hymes da pazarlamacıların gelecekteki daha büyük rollerinden birinin “iyi iş”in neye benzediğini tanımlamak ve kendi profesyonel muhakemelerini ajan sistemlerine aktarmak olacağını düşünüyor.

Yönetici olmanın tanımı değişebilir

Şirketlerin önündeki soru yalnızca kaç çalışanın yapay zeka kullanacağıyla sınırlı kalmayacak. İnsan kaynakları sistemlerinin de giderek daha zor sorularla karşılaşması beklenebilir. Bir çalışan kaç ajandan sorumlu? Bu ajanların ürettiği ekonomik değer nasıl hesaplanacak? Ajanları daha iyi yöneten çalışan daha yüksek performans puanı alacak mı? Bu beceri terfi kriterlerine girecek mi? Bir kişinin kontrol ettiği dijital iş gücü büyüdükçe sorumluluğunun karşılığı ücretine yansıyacak mı?

Bazı şirketler şimdiden farklı modeller deniyor. EY US, ağustos ayında geleceğin becerilerini geliştiren, teknolojiyi etkili kullanan ve dönüşüme katkı sağlayan çalışanlarını ödüllendirmek için 100 milyon dolarlık yeni bir teşvik programı açıkladı. Programda iş muhakemesi, uyum sağlama ve teknoloji kullanımı gibi beceriler ödüllendirme kriterleri arasında yer alıyor.

Yine de birçok kurumda kariyer mimarisi hala insan merkezli eski organizasyon şemalarına dayanıyor. Yöneticinin altında insanlar, uzman çalışanın altında ise kimse olmadığı varsayılıyor. Yapay zeka ajanları bu ayrımı bulanıklaştırıyor.

Yeni çalışma düzeninde milyonlarca insanın kartvizitinde “yönetici” yazmayabilir. Fakat her sabah dijital ekiplerine görev veriyor, performanslarını kontrol ediyor, hatalarını düzeltiyor ve yaptıkları işin sorumluluğunu taşıyorlar.

Belki de yapay zekanın çalışma hayatında yarattığı en sessiz dönüşümlerden biri burada yaşanıyor. Şirketler yeni yönetici pozisyonları açmadan, organizasyonların içine devasa bir yönetici katmanı ekliyor.

Exit mobile version