İspanya’da yıllardır süren konut krizi, özellikle büyük şehirlerde gençler için içinden çıkılmaz bir hal aldı. Artan kiralar, düşük maaşlar ve sınırlı sosyal konut imkanları, genç neslin bağımsız yaşamasını imkânsız kılarken, barınma hakkı ülke genelinde en büyük toplumsal sorunlardan biri haline geldi.
Bu krize dikkat çekmek isteyen The Atomic Garden reklamcılık okulunun yüksek lisans öğrencileri, geçtiğimiz hafta sonu Madrid’de düzenlenen büyük barınma yürüyüşüne yaratıcı bir performansla katıldı.
“Bize ev vermiyorsanız, sokakları ev gibi döşeriz” diyerek yola çıkan grup, 5 Nisan Cumartesi günü Paseo del Prado, Calle Alcalá ve Gran Vía boyunca mini yaşam alanları kurarak sokakları sembolik birer eve dönüştürdü.
Abajurlar, koltuklar, kitaplıklar ve yastıklarla döşedikleri alanlarda oturarak barınma krizine dikkat çeken öğrenciler, “Ev yoksa biz de icat ederiz, asfaltın üstüne bile olsa” diyerek tepkilerini dile getirdi. “Düşündürmek, rahatsız etmek, ses çıkarmak istedik. Çünkü barınmak artık bir ayrıcalık. Böyle giderse geleceğimiz sokakta… ama kanepeli olacak” sözleriyle performanslarının arkasındaki içgörüyü açıkladılar.
Bu yaratıcı protesto, kısa süre önce Türkiye’de Türk Eğitim Vakfı’nın (TEV) ajansı Happy People Project ile birlikte hayata geçirdiği “Gücüm Bu Kadarına Yetiyor” kampanyasını da anımsattı. İstanbul’un merkezi noktalarında birkaç metrekarelik sembolik öğrenci yaşam alanları kurularak barınma krizine dikkat çeken TEV, üniversite öğrencilerinin artan barınma maliyetleriyle baş edemediğini vurgulamış, küçük katkılarla büyük farklar yaratılabileceğini hatırlatmıştı.
İster Madrid, ister İstanbul… Gençler, barınma hakkı için artık sokakta, ama ellerinde yastıklarıyla.
