Starbucks, CEO’su Brian Niccol’un liderliğinde başlattığı “Back to Starbucks” planı doğrultusunda köklerine dönerek müşteri deneyimini sadeleştirmeye odaklanıyor. Şirket, sıcak ve davetkar kafeler, basit menüler ve müşteri odaklı bir hizmet anlayışıyla işlerini büyütmeyi hedefliyor. Bu dönüşümün en dikkat çeken adımlarından biri ise, el yazısıyla yazılan mesajların ikonik Starbucks bardaklarına geri dönmesi oldu.
Yeni uygulama kapsamında baristalar, müşterilerin isimlerini ve kişisel mesajları tekrar bardaklara yazmaya başladı. Starbucks’ın yıllar önce popüler hale getirdiği bu gelenek, markayla duygusal bağ kurmayı, müşterilere unutulmaz anlar yaşatmayı ve markanın daha insani bir yüz kazanmasını amaçlıyor.
Bu dönüşümü duyurmak için Starbucks, Anomaly ajansıyla birlikte “Hello Again” kampanyasını başlattı. Kampanyanın parçası olan “Not My Name” adlı reklam filmi, The Ting Tings’in “That’s Not My Name” şarkısı eşliğinde her kahve bardağının gününüzü güzelleştirmek için tasarlandığını anlatıyor.
Tüketicilerden pozitif geri dönüş
El yazısıyla yazılan mesajların geri dönüşü, genel olarak tüketiciler tarafından olumlu karşılandı. Hatta TikTok’ta trend haline gelerek, müşterilerin aldıkları mesajları paylaşmalarıyla binlerce izlenme alan videolar ortaya çıktı.
@girlypopdiane had me almost driving back😭🧍🏽♀️ #fyp #funny #sbux #silly #backtostarbucks #foryou ♬ original sound – Cheyann😍
Baristalar sadece isim ve olumlu mesajlar yazmakla kalmayıp, bazıları bardaklara eğlenceli çizimler ve uzun notlar da ekliyor. Popüler kültürden alıntılar, esprili mesajlar ve hatta “Not Defteri” (The Notebook) gibi ünlü filmlerden sahneler bile bardaklarda yer almaya başladı.
Baristalar endişeli: İş yükü artıyor
Ancak her ne kadar tüketiciler tarafından ilgiyle karşılanmış olsa da bazı Starbucks çalışanları bu uygulamaya eleştiriler yöneltiyor. Baristalar, el yazısıyla mesaj yazmanın iş akışını yavaşlattığını, sipariş hazırlama süresini uzattığını ve yoğun saatlerde stresi artırdığını düşünüyor. Bunun, müşteri şikayetlerine yol açabilecek bir durum olduğu da dile getiriliyor.
Çalışanlar, bu uygulamanın devam etmesi durumunda ekibin genişletilmesi gerektiğini savunuyor. Böylece hem iş yükü hafifleyecek hem de şirketin hedeflediği kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi daha sağlıklı bir şekilde sunulabilecek.
@mylovefortayla I be leaving smiley faces when idk what to post😭😭. #starbucksdrinks #starbucksbarista #starbucksrecipe #starbuckscup ♬ original sound – renny
Öte yandan bazı baristalar, bardaklara yazılan mesajların yanlış anlaşılabileceğini belirtiyor. Bazı müşterilerin, kendilerine yazılan notları bir flört girişimi olarak yorumladığı ve bu durumun çalışanlar için rahatsız edici olabildiği ifade ediliyor. Bu yüzden baristalar, özellikle kalp çizmek gibi jestlerden kaçınmaya başladı.
Starbucks menüsünü de sadeleştiriyor
El yazısıyla mesajların geri dönüşü, Starbucks’ın son dönemde yaptığı değişikliklerden sadece biri. Şirket, menüsünü %30 oranında küçülterek az satan ürünleri kaldırıyor, kahve servisini dört dakikaya indirmeyi hedefliyor ve bitki bazlı sütler için ekstra ücret almaktan vazgeçiyor. Ayrıca, mobil siparişlerde ürün sayısını 12 ile sınırlandırıyor ve mağazalarda yeniden seramik bardaklar ve baharat istasyonları gibi eski unsurları geri getiriyor.
Tüm bu değişikliklerin temel sebebi, Starbucks’ın son dönemde yaşadığı satış düşüşüne karşı bir önlem almak. 2024’ün son çeyreğinde şirket, 9,4 milyar dolar gelir elde etmesine rağmen satışlarında %4’lük bir düşüş yaşadı.
CEO Brian Niccol, finansal sonuçları açıklarken, “Değişim sürecinde yalnızca bir çeyrek geride kalmış olmamıza rağmen, ‘Back to Starbucks’ girişimini hızla uygulamaya koyduk ve olumlu tepkiler aldık” dedi. Niccol, bu stratejinin markaya olan güveni yeniden tesis edeceğini ve şirketi sürdürülebilir bir büyümeye taşıyacağını vurguladı.
