Geçtiğimiz nisan ayında TikTok’ta bir video adeta yangın gibi yayıldı: Londra Stansted Havalimanı’nda küçük bir kız çocuğu, annesinin kendisine Toblerone çikolatası getirmemesi üzerine öfke krizine girmişti.
Dünyanın dört bir yanındaki duty-free mağazalarında rahatlıkla bulunabilen bu İsviçre çikolatasını annesinden bekleyen küçük kızın “haklı” tepkisi sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi ve kısa sürede viral oldu.
@xshopzxWhat would you do in this situation 🥲 * Disclaimer*: This video features paid actors, and permission was obtained before sharing. While the events depicted are not real, they reflect the genuine challenges of parenting. Let’s face it parenting is tough! But we got this💪🏽♬ original sound – Shopz
Ancak bu sahne sandığınız kadar gerçek değildi. Aslında her şey, Toblerone’un arkasındaki ajans LePub tarafından kurgulanan yaratıcı bir pazarlama kampanyasının parçasıydı.
Tamamen organik şekilde yalnızca dört gün içinde neredeyse 50 milyon görüntülenmeye ulaşan video, başroldeki küçük oyuncunun performansıyla TikTok kullanıcıları tarafından “Tantrum Girl” (Öfke Krizi Kızı) olarak anılmasına sebep oldu. Oyuncunun performansı o kadar inandırıcıydı ki, olay anında havalimanında bulunanlar bile gerçek olduğuna inanarak sosyal medyada paylaştı.
Kampanyanın amacı, Toblerone’un seyahatlerle ve dönüş yolculuklarında sevdiklere alınan küçük ama anlamlı hediyelerle özdeşleşen bir marka imajını pekiştirmekti.
Toblerone, bu viral videonun etkisini artırmak için Instagram, TikTok ve Facebook’ta farklı influencer’larla işbirliği yaparak, onların da bu sahneyi kendi stillerinde canlandırmalarını sağladı. Bu sayede, seyahatten dönerken yanınızda Toblerone getirme jesti etrafında geniş bir sosyal medya sohbeti başlatılmış oldu.
Toblerone kısa süre önce yine LePub imzalı bir başka kampanyayla, toplumsal normlara meydan okumaya davet eden bir reklam filmi daha yayımlamıştı. Görünen o ki marka “alışılmışın dışına çıkan” çizgisini yaratıcı fikirlerle sürdürmeye kararlı.



