Sürdürülebilirlik, artık sadece bir kelime olmaktan çıktı; gezegenimizi kurtarmak için acil bir eylem çağrısına dönüştü. Bu kritik dönemde, birçok şirket ve lider, daha iyi bir gelecek inşa etme sorumluluğunu üstleniyor. Ancak bazıları öne çıkarak ilham veriyor ve değişimin öncüsü oluyor. “Sürdürülebilirlik Yıldızları” olarak adlandırdığımız bu vizyonerler, sadece kendi markalarını değil, tüm dünyayı dönüştürme hedefiyle çalışıyorlar. Tüyap Fuarcılık Grubu İcra Kurulu Başkanı Zeynep Ünal Öztop da bu öncü isimlerden biri. Zeynep Ünal Öztop hem kendi vizyonunu hem de Tüyap Fuarcılık Grubu’nun sürdürülebilir gelecek inşa etme taahhüdünü bizlerle paylaştı.
Benim sürdürülebilirlik hikayem aslında çocukluğumdan geliyor. Çevreye, doğaya olan bağlılığım ve gelecek nesillere bırakabileceğimiz miras olarak görme bakış açım hep belirleyici oldu. Çocukken doğayla iç içe büyümek, çevrenin güzelliklerini ve kırılganlığını bizzat deneyimlemek bana hep büyük bir sorumluluk duygusu aşıladı. Bu sorumluluk duygusu, yaşamım boyunca benimle kaldı ve gerek eğitimim gerekse iş hayatımda bana yön verdi.
Fuarcılık sektöründeki çalışmalarıma başladığımda da bu yaklaşımı iş hayatımın merkezine koymayı çok önemsedim. Çünkü bu sektör, insanlara ürünlerini, fikirlerini ve hizmetlerini tanıtma fırsatı sunarken aynı zamanda çevreye duyarlı bir dönüşümü destekleyebilir, topluma gerçekten fayda sağlayacak bir fark yaratabilir. Fuarlar sadece ticaretin değil, aynı zamanda kültürün, bilginin ve yeniliklerin buluşma noktasıdır. Dolayısıyla bu noktada sürdürülebilirliği iş yapış şeklimizin vazgeçilmez bir unsuru haline getirmek benim için çok doğal bir süreç oldu.
Beni bu yola sürükleyen temel motivasyon da bu oldu; hem bir miras yaratmak hem de topluma, çevreye ve sektöre karşı sorumluluğumuzu gerçek anlamda yerine getirebilmek.
“Sürdürülebilirlik yaklaşımımızı sadece çevresel sorumlulukla sınırlandırmadık; ekonomik ve sosyal alanlarına da yaydık”
Özellikle Tüyap’ta başlattığım dönüşümü yönetirken, ‘Mirasımız Gelecek’ diyerek hareket ettik ve gelecek nesillere bırakabileceğimiz daha yaşanabilir bir dünya için çevresel etkilerimizi azaltmaya odaklandık. Sürdürülebilirlik yaklaşımımızı sadece çevresel sorumlulukla sınırlandırmadık; ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik alanlarına da yaydık. Bu sürecin kısa vadeli hedeflerden öte uzun soluklu bir yolculuk olduğunu ve her adımımızın bir miras niteliği taşıdığını hep hatırlıyorum.
Bu bilinçle hareket ettiğimizde, aldığımız kararların ve attığımız adımların ne denli büyük bir etkiye sahip olabileceğini daha iyi anlıyoruz. Bu nedenle her projede, her iş birliğinde bu ilkeleri göz önünde bulundurmak bizim için büyük önem taşıyor.
Çevreye duyarlı olmak sadece doğaya olan sorumluluğumuzu yerine getirmekle sınırlı değil; aynı zamanda toplumun her kesimiyle bu bilinci paylaşmak ve yaymak da bu sürecin bir parçası. Bu yüzden sürdürülebilirlik adına attığımız her adımın, çevremize ve iş yaptığımız tüm paydaşlara örnek olmasını hedefliyoruz. Tüyap’ta yaptığımız dönüşüm çalışmaları, sadece şirket içi süreçlerle değil, aynı zamanda sektörde de bir değişim dalgası yaratmayı amaçlıyor. Bu yaklaşımı, sektörde lider konumumuzu sürdürmek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına atılmış stratejik bir adım olarak görüyorum.
Tüyap olarak sürdürülebilirlik, sadece bir hedef değil, iş yapış şeklimizin temel bir parçası. Bu yolda, özellikle çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik önceliklerimizi dengeli bir şekilde yürütmeye odaklanıyoruz. Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nin tüm elektrik ihtiyacını %100 yenilenebilir kaynaklardan karşılamamız ve I-REC sertifikası alarak Türkiye’nin ilk sıfır karbon emisyonlu fuar merkezi olma unvanımız, bu alandaki kararlılığımızın bir göstergesi.
Bu unvanla, çevreye duyarlı iş modelimizi daha da ileriye taşıyarak sektörde bir ilke imza attık. Sürdürülebilirlik yolunda attığımız adımlar, bize sadece çevre açısından değil, aynı zamanda operasyonel verimlilik ve maliyet kontrolü açısından da avantajlar sağlıyor.
Döngülü ekonomi alanında atık yönetimi bizim için çok kritik. Fuar sonrasında oluşan atıkları geri dönüşüm sürecine dahil ederek çevreye olan etkilerimizi azaltıyoruz. Özellikle fuarlarda kullanılan halıların hayvan barınaklarına bağışlanması gibi sosyal fayda odaklı çalışmalarımız, topluma katkı sağlamak adına önemli adımlar. Bu tarz uygulamalarla hem çevresel hem de sosyal sorumluluklarımızı yerine getirmiş oluyoruz. Ayrıca, enerji verimliliği sağlamak için LED aydınlatma sistemlerine geçiş yaptık ve stantlarda enerji verimli aydınlatmaları zorunlu hale getirdik. Bu sayede fuar alanımızda kullanılan enerji miktarını önemli ölçüde azaltarak, karbon ayak izimizi küçültmeye katkıda bulunduk.
“Düzenli olarak eğitimler veriyor ve iş ortaklarımızı sürdürülebilir uygulamalara teşvik ediyoruz”
Dijital dönüşüm alanında ise kağıt tüketimini minimize etmeye ve tek kullanımlık plastiklerin kullanımını sonlandırmaya çalışıyoruz. Tüm belgeleri dijital ortama taşıyarak, kağıt kullanımını en aza indirgemekle kalmıyor, aynı zamanda operasyonlarımızın hızlanmasını ve daha verimli hale gelmesini de sağlıyoruz. Bu adımlar sadece çevresel etkilerimizi azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda operasyonel verimliliğimizi de artırıyor. Teknolojinin gücünü kullanarak, sürdürülebilirliği iş süreçlerimize daha fazla entegre etmeyi amaçlıyoruz. Bu bağlamda, fuar katılımcılarımız için de dijital uygulamalar geliştirerek, çevreye duyarlı bir deneyim sunmayı hedefliyoruz.
Ayrıca, çalışanlarımızın ve iş ortaklarımızın sürdürülebilirlik konusundaki farkındalığını artırmak da önemli stratejilerimizden biri. Bu kapsamda, düzenli olarak eğitimler veriyor ve iş ortaklarımızı sürdürülebilir uygulamalara teşvik ediyoruz. Bu sayede sadece şirket içi değil, sektör genelinde de bir farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz. Sürdürülebilirlik, herkesin katkıda bulunabileceği bir süreç ve bu bilinci yaymak bizim için büyük önem taşıyor.
Sürdürülebilirlik çalışmalarımızda karşılaştığımız en büyük zorluklardan biri, sektörümüzde bu alanda belirli kural ve yönetmeliklerin henüz tam olarak oluşmamış olması. Bu durum, sürdürülebilirlik için belirlediğimiz hedefleri gerçekleştirirken kendi çözümlerimizi yaratmamızı ve bağımsız hareket etmemizi gerektirdi. Bununla birlikte, pandeminin etkileri de büyük bir zorluktu; sektör olarak durma noktasına geldik ve tüm planlarımızı yeniden düzenlemek zorunda kaldık. Pandemi, birçok sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de büyük belirsizliklere yol açtı ve sürdürülebilirlik çabalarımızı sürdürmek adına farklı yöntemler geliştirmemizi zorunlu kıldı.
Bu zorlukların üstesinden gelmek için dayanışma, şeffaf iletişim ve yenilikçi yaklaşımları benimsedik. Pandemi döneminde hibrit fuar modellerini devreye sokarak ticari faaliyetlerin kesintiye uğramadan sürdürülmesini sağladık. Yenilikçi dijital platformlarımız sayesinde paydaşlarımızın fuarlara katılma ve işlerini yürütme biçimlerini yeniden tanımladık. Dijitalleşme süreci, hem katılımcılarımızın ihtiyaçlarını karşılamak hem de çevreye olan etkilerimizi azaltmak adına büyük bir fırsat sundu.
Aynı zamanda çalışanlarımıza ve tedarikçilerimize sürdürülebilirlik konusunda farkındalık eğitimleri vererek ortak bir bilinç oluşturduk. Bu sayede sadece şirket içindeki değil, tüm iş ağımızdaki paydaşlarımızın da bu sürece dahil olmasını sağladık. Sektörde sürdürülebilirlik konusundaki eksiklikleri gidermek adına, ulusal ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye büyük önem veriyoruz. Bu sayede, sürdürülebilirlik alanında sektörel standartların oluşturulmasına katkıda bulunuyor ve bu konudaki iyi uygulamaları tüm paydaşlarımıza yaymayı hedefliyoruz.
Ayrıca, çalışanlarımızın ve iş ortaklarımızın bu konuda daha bilinçli ve etkin rol alabilmesi için iç iletişim kanallarımızı ve eğitimlerimizi artırarak farkındalık oluşturuyoruz. Zorluklar karşısında pes etmek yerine, bu zorlukları fırsata çevirmeyi ve her adımda öğrenmeye devam etmeyi kendimize ilke edindik.
“Gelecek için en büyük hedefimiz, 2050 yılına kadar karbon ayak izimizi sıfırlamak”
Gelecek için en büyük hedefimiz, UFI’nin Net Zero Carbon Events inisiyatifi çerçevesinde 2050 yılına kadar karbon ayak izimizi sıfırlamak. Bu hedefe ulaşmak için enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve atık yönetimi gibi alanlarda yaptığımız yatırımları sürekli artırıyoruz. Yenilikçi teknolojilere yatırım yaparak operasyonlarımızı daha çevre dostu hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda, enerji verimliliği projeleri geliştirerek hem maliyetleri düşürüyor hem de çevresel etkimizi azaltıyoruz.
Küresel öncelikler arasında karbon emisyonlarını azaltmak, döngüsel ekonomi ilkelerini benimsemek ve su tüketimini azaltmak gibi konular yer alıyor. Tüyap olarak biz de bu önceliklere uygun projeler geliştiriyoruz; fuar alanımızda ve ofislerimizde su tüketimini azaltmak için akıllı sistemler kullanıyoruz, karbon ayak izimizi sürekli ölçüyor ve azaltmak için projeler geliştiriyoruz. Bunun yanı sıra, enerji verimliliği sağlamak adına LED aydınlatma sistemleri ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanımını daha da yaygınlaştırmayı planlıyoruz.
Ayrıca sosyal sorumluluk kapsamında Darüşşafaka Cemiyeti ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile yıllara dayanan ortaklığımızı devam ettiriyoruz. Toplumsal fayda yaratmak adına sadece çevresel değil, sosyal sürdürülebilirliği de odağımıza aldık. Eğitim, fırsat eşitliği ve kültürel zenginliklerin paylaşımı gibi konularda öncü projeler geliştirerek toplumumuzun her kesimine dokunmaya çalışıyoruz. Geleceğe dair planlarımızı yaparken sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal sürdürülebilirliği de merkezimize aldığımızı söyleyebilirim.
Gelecekte de çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik başlıklarında öncü olma kararlılığımızla sektörde fark yaratmaya devam edeceğiz. Bu şekilde, ‘geleceğin fuarcılığını bugünden inşa etme’ vizyonumuzun arkasında durarak, yarınları bugünden daha yaşanabilir kılmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda, yenilikçi teknolojilere ve çevre dostu uygulamalara yapacağımız yatırımlarla sürdürülebilir fuarcılığın geleceğini şekillendirmek en büyük önceliğimiz olmaya devam edecek. Tüm bu çabalar, sadece Tüyap için değil, sektörümüz ve toplumumuz için de sürdürülebilir bir geleceği birlikte inşa etmeyi amaçlıyor.





