Cigna Global’in, COVID-19’un sağlık ve iyi yaşam algıları üzerini incelemek için global ölçekte gerçekleştirdiği üçüncü ‘COVID-19 Küresel Etki Araştırması’nın sonuçları yayınlandı. Araştırmaya göre, mevcut pandemi koşulları ve kısıtlı yaşam şartları, tüm dünyada bireylerin finansal kaygı ve streslerini artırdı.
Türkiye’de Cigna Sağlık Hayat ve Emeklilik’in ortaklarından biri olan Cigna Global, tüm dünyadaki sağlık ve iyi yaşam algılarını ortaya çıkarmak üzere gerçekleştirdiği ‘360 İyi Yaşam Anketi’nin bir parçası olan üçüncü “Cigna COVID-19 Küresel Etki Araştırmasının” sonuçlarını yayınladı. Araştırma kapsamında, COVID-19 salgınının tüm dünyadaki insanların üzerindeki iyi yaşam etkisini daha iyi anlamak için, Çin, Singapur, İspanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nin de dahil olduğu 11 ülkeden 20.000’den fazla kişinin görüşü alındı.
İnsanların sadece %27’si rutin ödemelerine devam edebileceğinden emin
Araştırma özellikle, salgının finansal konularda uzun vadeli etkileri olacağına dair tüm dünyada bir kabul duygusu geliştiğini gösteriyor. Kuzey yarımküre kışa girerken, kısıtlamaların tekrarlanması ve enfeksiyonların artmasıyla birlikte, güven ve iyimserlik ortamının yeniden yavaşladığı, bunun da iş ve sosyal hayatta önemli etkileri olduğu gözlemleniyor.
Araştırmaya göre, pek çok hükümet ekonomilerini virüs ve kısıtlamalarla birlikte dengede tutmaya çalışırken, insanlar ise ev harcamalarını karşılama konusunda giderek daha fazla endişe duyuyorlar. Dünya genelinde insanların sadece %27’si rutin ödemelerine devam edebileceklerinden emin olduklarını söylüyor. Pandemiden en çok etkilenen ülke olan ABD’de, insanların ev masraflarını ödeyebileceklerine duydukları güven son çeyrekte %36’ya düşerken, Hong Kong’da, mali durumlarının daha da kötüye gideceğini düşünen insanların oranı %63’e, Singapur’da %52’ye, Birleşik Krallık’ta ise %43’e ulaştığı ve artışta olduğu görülüyor.
Arkadaşlarla ve aileyle geçirilen zaman, dayanıklılığı artırıyor
Araştırma, salgının iyi yaşam algısına ciddi etkileri olduğunu gösterse de insanlar koşullara aile ve arkadaşları sayesinde daha iyi uyum sağlıyorlar. Katılımcıların %53’ü aile ve arkadaşları dayanıklılığın ana kaynağı olarak gösteriyor. Bunu, %43 ile hükümetler, %36 ile sağlık hizmetleri ve %26 ile işverenler izliyor. Aileler birlikte geçirdikleri zamanın uzunluğu, kalitesi arttıkça, sevdiklerinin ve çocuklarının iyi yaşamı konusunda daha olumlu hissediyor.
Evden çalışma gelecekte de hayatımızda olabilir
Yerleşik hale gelen evden çalışma tercihlerinde, katılımcıların %56’sı gelecekte de zamanın en az yarısında evden çalışmaya devam etmek istediğini söylüyor. En büyük artış ise yaz aylarında görülüyor.
Salgın ve kısıtlamalar stresi yükseltiyor
Cigna Sağlık Hayat ve Emeklilik A.Ş. Genel Müdürü Pınar Kuriş araştırmayla ilgili şu açıklamalarda bulunuyor:
“Araştırma bize tüm dünyada COVID-19 salgınının, insanların sağlık, iyi yaşam ve mesleklerine yönelik değişen tutumlarını nasıl etkilediğini yakından gözlemleme şansı verdi. Salgın, yıl dönümünde bile hala insanların finansal geleceklerine dair algıları üzerinde çok etkili. Global olarak katılımcıların yaklaşık yarısı (%49), ekonomik ortamın finansal durumları ve planlamaları üzerinde olumsuz etkisi olacağını söylüyor. Bu, tüm dünyanın refahını riske sokan, geleceğe dair motivasyon ve umutları olumsuz yönde etkileyen bir sonuç.



