Yakın zamanlı yapılan bir araştırmadan elde edilen verilere göre, tüketicilerin neredeyse üçte biri yükselen fiyatların markalara olan güvenlerini etkilediğini söylüyor.
Enflasyon, pazarlamacıların stratejisi için bir kabus haline geldi. Onları daha karmaşık durumlarla yüzleşmeye, fiyatlandırma stratejilerini tekrar tekrar ayarlamaya neden oluyor. Çünkü bu zor süreçte tüketiciler giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve aynı zamanda daha stresli.
Enflasyon itibar açısından zaten bir mayın tarlasıydı. Örneğin, süpermarketler için yükselen fiyatlar, onların imajını ve tüketicilerin süpermarketler hakkındaki algısı için bir tehdit oluşturuyor. Şimdi ise yapılan bir araştırmaya göre enflasyonun marka güvenine büyük tehdit oluşturduğunu ortaya koydu.
Ello Group tarafından yapılan araştırmadan elde edilen verilere göre, tüketicilerin neredeyse üçte biri yükselen fiyatların markalara olan güvenlerini etkilediğini söylüyor.
Pragmatizm ve fiyatlar
Bu güven kaybının, markaların bir kurum olarak algılanmasındaki krizden çok pragmatizm meselesiyle ilgisi var. Başka bir deyişle, tüketiciler daha iyi faydalar gibi nedenlerle diğer markalara göç ediyor. Hatta aynı araştırmadan elde edilen verilere göre, her 5 kişiden 1’i alışılmış markalara sadık kalmayı bıraktı.
Ayrıca, her beş kişiden biri daha iyi koşullar aramak için son 12 ay içinde telefon, enerji sağlayıcısı veya süpermarket zincirini değiştirdi. İlginçtir ki, bunlar ya çok eleştirilen ya da o kadar düzenli tüketilen hizmet türleri…
Tüketiciler için “müşteri hizmetleri” çok belirleyici
Fiyat kilit konu, ancak tüketiciler ayrıca müşteri hizmetleri, sadakat programları ve sürdürülebilirlik için de iz bırakıyor. Araştırmaya göre, tüketicilerin %32’si bir markaya güvenip güvenmediklerini belirleyen temel unsurlardan birinin müşteri hizmeti olduğunu belirtiyor.



