Unilever, sürdürülebilir seçimleri etkilemede influencer içeriğinin rolünü incelemek için eko-bilinçli influencerlar ve davranış bilimcilerden oluşan bir grupla ortaklık kurdu.
Dünyanın davranış bilimini uygulamaya adamış ilk devlet kurumu olan Behavioral Insights Team ile iş birliği yaparak 6 binden fazla Birleşik Krallık, ABD ve Kanada tüketicisinin 10 yaratıcının çeşitli içerik biçimlerine nasıl tepki verdiğini takip ettikleri bir sosyal platform oluşturdu.
Araştırma sonuçları, sosyal medyanın tüketiciler için en etkili sürdürülebilirlik bilgi kaynaklarından biri olduğunu ortaya koydu: İnsanların yüzde 75’inin sürdürülebilirlikle ilgili sosyal medya içeriğini izledikten sonra gezegeni kurtarmaya yardımcı olacak davranışlarda bulunma olasılığı daha yüksek…
Sosyal medya sürdürülebilirlik konusunda ana bilgi kaynağı
Ana sonuçlar arasında, sosyal medya sürdürülebilirlik konusunda ana bilgi kaynağı olduğu öne çıkıyor. Ankete katılanların %78’i sosyal medyanın televizyon belgeselleri (%48), haberler (%37) ve hatta hükümet kampanyalarına (%20) göre ana bilgi kaynağı olduğunu söylüyor. Bunun yanı sıra katılımcıların %83’ü evde daha çevreci olma konusunda tavsiye almak için TikTok ve Instagram’ı yararlı buluyor; bu rakam, 18-34 yaş arası kullanıcılar için %86’ya çıkıyor.
Araştırma, pragmatik ve iyimser olmak üzere her iki içerik türünün de insanları sürdürülebilir davranışlar benimsemeye itmede etkili olduğunu gösteriyor.
Araştırmaya katılanların %75’i, özellikle plastiğin saklanması ve yeniden kullanılması, yeniden doldurulabilir ürünlerin satın alınması ve yemek artıklarının dondurulması veya yeniden kullanılması konularını vurgulayarak bunu onaylıyor.
İnsanların hem verilere hem de pratik tavsiyelere değer verdiğine dikkat çekiyorlar. Yani, “pragmatik” içeriği görüntüleyenlerin %69’u plastik veya gıda israfını azaltmak için yeni bir şey denediğini, “iyimser” içeriği görüntüleyenlerin ise %61’i harekete geçtiğini bildiriyor.
Sponsorlu sürdürülebilir içerikler destekleniyor
Markalı içerik, markasız içerik kadar “ilgi çekici, otantik ve bilgilendirici” olarak görülüyor ve katılımcılar, sponsorlu sürdürülebilir içerik oluşturan sosyal medya yaratıcılarını destekliyor. 10 kişiden sekizi (yüzde 77) içerik oluşturucuların izleyicilerini çevre dostu davranmaya teşvik etmesini yüzde 72’si ise sürdürülebilirliğe odaklanan ürün veya hizmetler satmalarını destekliyor.
Unilever’in Dijital ve Ticaretten Sorumlu Başkanı Conny Braams yaptığı açıklamada şunları belirtiyor: “Basit, acil ve güvenilir bilgi eksikliği nedeniyle insanlar sürdürülebilir seçimler yapmakta zorlanıyor. Hedefimiz, markalarımız tarafından üretilen sürdürülebilirlik içeriğini iyileştirmek ve birlikte çalıştığımız yaratıcıları desteklemek için ortaklarımızla iş birliği yapmaya devam etmek. Sürdürülebilir seçimleri basit ve tercih edilen hale getiren içeriğe karşı tüm beğenilerin ve eylemsizliğin ne olduğunu birlikte öğreniyoruz.”
Behavioral Insights Team CEO’su Profesör David Halpern şunları ekliyor: “Bu çalışma, türünün dünyada bir ilki ve farklı sosyal medya içeriği stillerinin etkisini test etmek için en büyük çevrimiçi kontrollü çalışma. Sosyal medyanın davranış değiştirme potansiyeli açık ve sonuçlar, bu alanda daha fazla keşif için verimli bir zemin sağlayan büyük bir fırsat olduğunu gösteriyor.”



